Suriye’de yurtlarında sürülen ya da katledilen yüz binlerce insanı hiç düşündünüz mü?

Avustralya’da çok su içiyorlar diye binlerce devenin katledildiğini hiç düşündünüz mü?

Deve katliamının hemen sonrasında Avusturalya’da aylarca süren ve bir türlü söndürülemeyen milyonlarca hektar ormanlık alanın yandığını, milyonlarca canlının diri diri yok olduğunu hiç düşündünüz mü?

Dünyayı kirleterek hem insanlar hem hayvanlar hem de bitkiler için yaşanılmaz hale getirenlerin yine biz insanoğlu olduğunu hiç düşündünüz mü?

Müslümanların inançlarında şartları müsait olanların yapmaları gereken bir görev olan kurban kesimine, yine maalesef bazı Müslümanların, ‘’Ne gerek var, yapılan bu iş hayvan katliamıdır.’’ diyen Müslümanların olduğunu hiç düşündünüz mü?

Şartları müsait olanların ömürlerinde bir kere yerine getirmekle mükellef oldukları hac görevi için yine maalesef bazı Müslümanların, ’’Oraya gidip Araplara paramızı vermenin hiç gereği yok, buraya harcanacak parayla önce yurdumuzdaki fakirleri doyuralım.’’ deme gafletinde bulunanların olduğunu hiç düşündünüz mü?

Arabistan’dan yanında getirdiği kafesinin içerisine jaguar hayvanını da alıp özel uçağına atlayıp Londra sokaklarında ‘’fink’’ atarak dolaşan ve İngiliz istihbaratı tarafından korunan, bir haftada milyonlarca dolar harcayan 25 yaşındaki Arap Şeyhlerini hiç düşündünüz mü?

Ermenilerin haksız yere ve zorla Azerbaycan’ın dağlık Karabağ bölgesini; İsrail’in ise haksız yere ve zorla Suriye’nin (su orada olduğu için) Golan Tepelerini nasıl işgal ettiğini hiç düşündünüz mü?

Yüce Allah’ın bir topluluğun başına bir bela, musibet vereceği zaman inanan, inanmayan ayırımı yapmadığını hiç düşündünüz mü?

Yüce Allah’ın dünyada zulümüm baki olamayacağını ve buna müsaade etmeyeceğini bildirdiğini hiç düşündünüz mü?

Bir zamanlar Bulgaristan’da Türk soydaşlarımıza karşı uygulanan zulüm için ‘’İşkence, zulüm, kan; işte Bulgaristan’’ sloganlarının atıldığını hiç düşündünüz mü?

Son zamanlarda insanların süslü püslü modern camiler yapma yarışı içerisine girdiğini ancak (Allah’ın evi olarak kabul edilen) bu camilerinin içinin cemaatsizlikten dolayı boş, garip kaldığını hiç düşündünüz mü?