Yıllardan beri Türkiye gelişmekte olan ülkeler sınıfındadır. Bin dokuz yüz  altmışlı  senelerden günümüze  kadar         gelişmekte olan ülke  kavramını defalarca  duymuşumdur..  Bu kadar uzun süre geçmesine  rağmen hala gelişmekte olan ülkeyiz, öyle mi?

Doksan beş  yıllık bir devlet nasıl oluyor da gelişmesini  tamamlayamamıştır?  Gelişmemiş isek ki  öyleyiz; sorumlu kim ya da kimler?

Bir başka  soruyu da sormam lazım..

Devlet  adını verdiğimiz kurum kime ve ya kimlere  hizmet  ediyor?..  Bana hizmet etmediği kesin.. Bundan  dolayı  diyorum ki  “”Bu devlet kimlere hizmet  ediyorsa ,sahibi hizmet ettikleridir.”” Şunu belirtmek istiyorum.. ””Bu  devlet benim devletim değildir. ”desem  mevcut yasalara göre suç mu işlemiş  olurum?  Veya birileri beni  “”VATAN HAİNLİĞİ “” ile  suçlarlar mı?  Beni  hiç  alakadar etmiyor, bu tür  söylemler…Rahmetli  anamın  hayatında  bu  devletin  hiç  bir yeri  olmadı. Rahmetli  oluncaya kadar yoksulluk  ve sefalet  içinde  yaşadı.. Dedem  de  öyleydi..  Şayet  bu devlet  benim olsaydı adını andığım anamın, dedemin ,ninemin  hayatında  bu  devletin etkisini görmüş  olurdum..  Maalesef  göremedim…

Bazıları  diyebilir ki devlet ile  düzeni karıştırma. Yanlış  düzendir. Devlet  değildir[u1] .. Bana göre her ikisi  de  yanlıştır. Her ikisi  de  hatalıdır. Her ikisi  de bize  ait  değildir. Kimlere  ait  iseler ve ya kimlere hizmet  ediyorlarsa ,onlar sahiplensin, hem devleti  hem de  düzeni..

Yıllarca en  yüksek sesle dillendirdik…””yaşasın  devlet, yıkılsın düzen..”Ben  bu gün diyorum ki her ikisi  de yıkılsın. Yıkılsınlar  ki  insanca bana hizmet eden  bir düzen ve  devlet kurulsun…

Biliyorum  ,bazı arkadaş şunu  soracaklar…Sen  nasıl oluyor  da   devlet yıkılsın ,diyorsun?  Düzen yıkılsın desen  daha  doğru  olmaz mı?  Cevap ..Bu  devletin tüm kurumları özellikle 1940 lı yıllardan  başlayarak işlevsiz hale  getirilmiştir. Tüm kurum ve kuruluşlarıyla  devlet hantallaşmış, yozlaştırılmıştır.  Bu   devletin nesine sahip  çıkacağım..?   Millete  hizmet  etmeyen, halkın ihtiyaçlarını  karşılamayan, hepimizi  insanca yaşatamayan devlet  ayakta kalsa ne olur, yıkılsa  ne olur?  Devletin  düzeltilecek  hiç  bir yanı  yoktur. Cumhuriyet ve Demokrasi temel nitelikleri  olan yeni  bir  devlet inşa   edilmelidir…Düzeni  değiştirerek, Devleti   ayakta tutamayız. Hem  düzeni hem de  devletin kendisini yenilemeliyiz…Çağa  uygun  bir düzen ve çağa  uygun  bir devlet kurulmalıdır. Eskiyi ne kadar tamir  ederseniz  ediniz, istediğiniz olumlu  neticeyi alamazsınız. Eskiyi  onaracağımıza  yeniyi  almalıyız..

O zaman  nasıl  bir  devlet kurulmalı?

Tam  sosyal bir devlet inşa  edilmelidir.  Hak  ve hürriyetlere  değer veren; ,insana  hizmeti  gaye edinen bir  devlet  istiyorum..

Bu  devlet adil ve adaletli olmalıdır..  Bu  devlet  imtiyazlı  kişilerin değil; halın tümünün  devleti olmalıdır..

Bu  devlet , herkesi  kucaklayan,  herkese  eşit haklar tanıyan, hiç kimseyi    ötekileştirmeyen ,etnik kimliklere  göre kurallar koymayan; inanç  değerlerinin tümüne  eşit mesafede olan,  adaleti baskı  aracı  olarak  kullanmayan ,hak  ve hukuk kurallarına  bağlı kalan bir  devletim  olsun, istiyorum..

Bu  devlet , varlığı  da  yokluğu  da   adil paylaşmayı kesin kurallara  bağlayan kurum olsun, diyorum…

Bu devlet ;Türk Milleti’nin   her alanda yükselmesini, kalkınmasını  düşünen bireylerin  eğitim yoluyla yetiştirilmesini  sağlamalıdır, diyorum..

Bu  devlet; hak ve  adalet anlayışını her kurumuna temel ilkesi  yerleştirsin  ,istiyorum..  Hiç kimseye haksızlık  yapılmasına  izin vermeyen kurum ya da kuruluşlara sahip olsun, istiyorum..

Bu gün memleketimizin çekmekte  olduğu  büyük  sıkıntıların en önemli  nedeni yaşadığımız haksızlıklar, adaletsizliklerdir… Adalete  güven en alt  seviyelere inmiştir. Bir ülkede  adalet yoksa  o ülke  kesinlikle  yok olur.. Adaletin  olmadığı  ülkede  devlet olur mu? Devlet  ayakta kalır mı?

Devlet   öyle  bir kurum haline  getirilmeli ki milletimize   zarar veren kinler, düşmanlıklar ,kavgalar, sürtüşmeler ,çekişmeler meydana  gelmesin.. Böyle  bir devleti kim  istemez ki…

Her  zaman  benimdir  diyebileceğim, her şart altında  sahiplenebileceğim bir  devletim olsun ,istiyorum.. Bu benim  hakkım…

Bu ülkede  insanca yaşamak isteyen herkesin hakkı  kendisine değer veren  bir devletinin olması değil midir?. Çünkü  her şeyin  temeli insandır..  İnsanın  inanç  sahibi  olması, ülkü  sahibi olması, mal mülk  sahibi  olması, sağlıklı yaşaması, İyi  bir eğitim alması, kendisine, ülkesine, insanlığa hizmet etme donanımına  sahip olması  ancak  kendisine  ait  bir  devletinin  olmasıyla mümkündür..

Bana insanca hizmet etmek  gayesiyle kurulmuş  bir  devlet  gerekli. Bu  devlet adalet temeli üzerine inşa  edilirse ancak bana ait olur..  Adaletten uzak bir devletim olsun istemiyorum. İnsanca yaşamamı  sağlayamayan bir devletim olsun istemiyorum..

Türk Milleti’nin huzurunu ,güven içinde  yaşamasını  sağlayamayan  bir  devletim olsun, istemiyorum..

Her alanda ,herkese  eşit  uygulama yapan bir  devletim  olsun  istiyorum..,

Haksızlık, hukuksuzluk,  adaletsizlik,  gibi gayri insani  davranışları sergileyen ,  insanları  korkutan bir  devlet istemiyorum..

Bana güven veren; huzur veren, her türlü  ihtiyacımı karşılamak için imkan sağlayan bir  devletim olsun, istiyorum.. Böyle devlete  elbette sahip çıkarım. Bu  devletin ayakta kalması ve sonsuza kadar  sürmesi  için  her zorluğa katlanır, her türlü  fedakârlığı  yaparım..

Beni  anlamayan,  anlamak istemeyen devlete  sahip çıkmam. Millet  devletinden  korkmamalıdır.. Korkulan  kurum   devlet  değildir..