inankalyoncu061 @ hotmail.com

Bekir Zaman, 
Namı diğer Bekir Usta!…
İyi bir usta, iyi bir sanatçıydı…
Babadan öğrendiği mesleğini büyük bir maharetle icra ederdi.
Mahallemizin sevilen simalarındandı…
Sosyal Demokrattı… 
Sağlam karakterli, sağlam duruşlu bir abimizdi…

Son görüşmemiz, Ankara Üniversitesi Dış Kapı Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi’nde yatarken olmuştu.

Bekir Usta’yı, ziyarete gitmiştik.

Bizi görünce duygulanıp gözleri dolmuştu.

Uzun uzun sohbet ettikten sonra ayrılmıştık.  
Bir hafta sonra hayat onu koparıp aldı bizlerden…
Arkada üç yetim ve bir boynu bükük eş bırakarak göç etti Bekir Usta!…
Hakan, Ünal ve Emrah…
Hepsi aile terbiyesi almış birbirinden değerli gençler…
Annelerinin özverili gayretleri ile hayata tutunmaya çalıştılar.

Kumanondoz Yaylası’nda ineklerin peşinde koşan, Savalas’ın çamurlu yollarında yürüyen Tonya delikanlısı Hakan, Polis Meslek Yüksek Okulu’na girdi.

Okulu başarı ile tamamlayan Hakan, Polis Memuru olarak göreve başladı.
Evlendi, mutlu yuvasını iki çocuğu ile süsledi…
15 Temmuz FETÖ soruşturmasında açığa alındı…
İnanamadık!… 
Bizim Hakan’dan FETÖ’cü olmaz dedik…
Ama birilerini de inandıramadık…
Hakan pes etmedi…
Hukuk mücadelesine devam etti.
Görevden atılınca, askerlik görevini yapmadı diye askere çağrıldı.

Sen, “teröristsin!” diye emniyet teşkilatından atılan Hakan, vatanı görevini yapmak için ordunun emrine çağrıldı.
Gitti, vatanı için seve seve askerliğini yaptı.
Asker dönüşü iki çocuğuna ve eşine bakabilmek için kahvehanelerde ve pide salonlarında garsonluk yaptı.
Koronavirüs salgını çıkınca işsiz kaldı…

İşin kolayına kaçıp devlete sığınıp yük olmak istemedi.

Babası gibi onurlu ve gururluydu…

Kendi ekmeğini kendi kazanmak istedi.
Aldığı tarım aracı ile bağ bahçe işi yapmaya başladı.
Ekmek parası için kullandığı tarım aracı Hakan’ın bacaklarını kesti…
Hastaneye kaldırılan Hakan hemen ameliyata alındı.

Sağ bacağını dizden aşağı kaybetti.

Sol bacağında oluşan doku kaybı nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı.

Yaşamla ölüm arasında ince bir çizgide gidip geliyor…

Şimdi bu olanlara kaderci anlayışla yaklaşıp “takdiri ilahi” deriz…
Genç yaşta aramızdan ayrılan Bekir Usta’nın bize bıraktığı emanetine sahip çıkamadık…
Korktuk…

Hep bir ağızdan bağıramadık, Bekir Usta’nın oğlu FETO’cü olmaz, sosyal demokrat bir babanın evinden “terörist” çıkmaz diye…
FETÖ’cu diye Hakan’ı görevden alanlar, ona ve bizlere bu acıyı yaşatanlar şimdi mutlu mu acaba?
Hakan’a yapılan zulme sessiz kalanların bugün konuşmaya hakkı yok…
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlar, gün gelir Hakan’ın yaşadığı acıları siz de yaşarsınız.
Geçmiş olsun Hakan kardeşim…
İnanıyorum ki iyi olacaksın! …