Söz güzel....Sonuç da güzel mi? Maalesef hayır...Dünya haksızlıklarla dolu bir yaşam peşinde...Her yerde aynı şey...Her düşüncede aynı şey..Her inançta da aynı şey...

Dünya üzerinde insan toplulukları Milletler halinde yaşamışlardır...Millet olan bir çok topluluk yok olmuştur..Bu gün de dünya üzerinde bir çok devletler bulunmaktadır...Bu devletlerin içinde bir çok farklı milletler yaşamaktadır..

Toplulukların meydana getirdiği ve adına DEVLET dediğimiz kurum içinde adalet herkese eşit uygulanıyorsa o milletin uzun yıllar yaşaması mümkündür..Milletleri yönetenlerin kullandıkları argümanlar arasında gücün önemi adalete dayanırsa sa  da toplum ya da millet uzun yıllar var olmayı sürdürür..

Ülkemizde hak kuvvetlinin mi,Halkının mı sorusuna cevap vereceklerin büyük çoğunluğu “”HAK KUVVETLİNİNDİR”” diyeceklerdir..Aslında doğruyu söylemiş olacaklardır..Düşünün bir kerre ,adalete güvenin % 3 ler düzeyinde seyrettiği bir ülkede ,haklının hakka sahip olabileceğini söylemek gülünç değil mi?

Demokratik kurallardan yola çıkarak,makam,mevki ve koltuklarda oturanların hangisi ülkemizde yaptığı hatadan dolayı makamı terk etmiştir? Hiç kimse ......Bu zihniyete sahip olanların haklıya hakkını teslim edenini gördünüz mü?

Bizim millet olarak daima hakkı tutmamız,adaletten yana olmamız ve hakkın , hukukun,üstünde yer almasını istememiz ,kısaca “”hak ,haklının dır..”” inancına sahip olmamız hem inancımız hem de kültürümüz gereğidir..Günlük yaşamımızda hak ,haklının mıdır? Sorusuna “”Evet,haklının dır..”” ifadesini kullanma şansına maalesef sahip değiliz..

Dünya düzeninde de değişen bir şey yoktur...Güçlü ülkeler; ekonomik ve askeri yönden zayıf olan ülkeleri ellerine fırsat geçtikçe ezmektedir..Dünyadaki yer altı ve yer üstü kaynaklar güçlü devletler tarafından kontrol   edilmesi için her yol denenmektedir..

Orta Doğu Bölgesinde yaşanan Savaşların.iç çatış maların ve terör olaylarının temelinde yatan petrol kaynakları değil midir?

Yapılan bir araştırma sonucunda ikinci dünya savaşından sonra ,dünyanın değişik bölgelerinde öldürülen insan sayısı 60 Milyon ,ölenlerin % 90 'nı sivil  insanlardır..İç çatışmalarda ,terör olaylarında ölenlerin en az iki katı kadar insanda sakat kaldı ve engelli duruma düşürüldü..

Bir başka araştırmaya göre de dünya da 800 Milyon insan açlık sınırının altında yaşam mücadelesini sürdürüyor.. Haksızlık hat safhada...Çıkarlar söz konusu olduğunda insan oğlu her yolu  mubah görüyor..Çevremizde ve ülkemizde meydana gelen terör olaylarının arkasında da aynı çıkar gurupları   var..Dünyanın neresinde olursa olsun,bir gurup terör ile  anılıyorsa ,bu terör guruplarının arkasındaki güçler yine hakkın yanında yer almayan güçlerdir..

Hak ;kuvvetlinin değil,haklının olmasını tesis etmek için     Büyük zihniyet değişimine ihtiyacımız var..Dünya da “”HAK düzenini “” sağlamak bu günkü şartlarda mümkün gözükmüyor..Ancak ülkemizde adalet düzenini,hak ve hukuk sistemini inşa edebiliriz...Yeter ki insani değerler noktasında samimi olalım..Yeter ki insan olalım..Böyle adil bir sisteme yakında zamanda sahip olacak mıyız? Derseniz “”HAYIR”” diye karşılık vermek zorundayım..

Sonuç olarak diyorum ki her türlü zorbalığa,zorluğa,güçlüğe rağmen “”HAK ; KUVVETLİNİN DEĞİL,HAKLININ OLMALIDIR.”” inancını  topluma kabul ettirmek için ömrümüzün sonuna kadar mücadeleye devam etmeliyiz..