“Özü öze bağlayalım,/ Sular gibi çağlayalım,/ Bir yürüyüş eyleyelim,/ Tevekkeltü taalallah.

Pir Sultan'ım geldi cuşa,/ Münkirlerin aklı şaşa,/ Takdir olan gelir başa,/Tevekkeltü taalallah.”

 

Tek başına aldı eline “ADALET” yazılı pankartı düştü yola Kılıçdaroğlu. O yola, yürüyüşe çıktı da arkadaşları durdu mu? “Asla yalnız değilsin” dediler, ailesi, partilileri, haksızlığa uğramış tüm insanlar parti gözetmeksizin arkasında saf tuttu. Özlerini özlere bağladılar, coşkun sular gibi çağladılar..Yollara sığmaz hale geldiler.. O kadar çoğaldılar, o kadar düzenliydiler ve örgüt disiplinine uymuşlardı ki, Türkiye çevirdi yüzünü, Dünya döndürdü gözünü..

“ADALET” sözcüğünden başka hiçbir sloganın atılmadığı, pankartın taşınmadığı, çok disiplinli bir yürüyüş ve ardından sayısal olarak da tarihe geçen bir miting yapıldı. Giderek binleri, onbinleri bulan yürüyüş konvoyu ve ardından yapılan miting her adımını altın harflerle yazarak, Türk ve Dünya tarihindeki çok özgün yerini aldı.

*****

15 Haziran’da ülkede yapılan haksızlıklara karşı “ADALET” sloganıyla tek başına yollara düşen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şanlı direniş yürüyüşünü 25. Gününde Maltepe alanında noktaladı. Kemal Kılıçdaroğlu aynı gerekçelerle elde silah dağa çıksaydı Türkiye ve dünya kamuoyundan bu kadar ilgi çekmezdi doğrusu..

Bu yürüyüş ve milyonları kucağında toplıyan miting, ülkemizdeki “tek kişilik iktidara” karşı yapılan en büyük, en görkemli, en anlamlı, en ses getiren bir “başkaldırı” oldu kuşkusuz. Kılıçdaroğlu’nun büyük bir özveriyle başlattığı ve katılımcıların da aynı özveriyle birlikte sürdürdükleri yürüyüş ve miting ülkemizin; hak, hukuk, adalet, demokrasi, özgürlük, eşitlik, laiklik, liyakat, Ohal’in kaldırılması, görevden ihraçedilenlerin iadesi, hukuka aykırılıkların giderilmesi, ölüm orucuna yatan iki öğretmenin sorununun çözülmesi, uluslararası barışçıl bir politika uygulanması, uygar, çağdaş bir ülke yaratılması özlemi taşıyan tüm insanlarının umutlarının yeniden yeşermesini sağladı.

*****

Kılıçdaroğlu miting alanında konuşma yaparken de tek slogan atıldı: ‘Hak, hukuk adalet’ ..Bir saate yakın konuşma yapan Kılıçdaroğlu 10 maddeyi içeren isteklerini madde madde okudu ve halkın onayına sundu.Oybirliği ile kabul edildi.10 Maddelik manifestoda şu istekler bulunuyordu.

1- “15 Temmuz darbe girişimini bir kez daha açık ve kesin bir dille lanetliyoruz. 249 şehidimizin aziz hatırası ve 2301 gazimiz için Fetullah Gülen Terör Örgütü’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı ve gerçek darbecilerden hesap sorulmalıdır.

2- Bir sivil darbeye dönüşen OHAL uygulamaları yasama, yargı ve yürütme gücünü tek kişide toplamıştır. OHAL derhal kaldırılmalı ve hukuk düzeni evrensel ilkelere uygun olarak yeniden tesis edilmelidir.

3- Demokrasinin, can ve mal güvenliğinin vazgeçilmez kuralı olan yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanmalıdır. Adil yargılanma hakkı eksiksiz bir şekilde uygulanmalıdır. ‘Kolektif suç’ gibi insan haklarına aykırı uygulamalardan vazgeçilmelidir.

4- OHAL mağdurları adeta ‘sivil ölüme’ terk edilmiştir. Mağdurların yargıya erişim ve sosyal güvenlik haklarını kısıtlayan tüm uygulamalara hukuk devletinin gereği olarak son verilmelidir.

5- 15 Temmuz darbe girişimiyle veya onun arkasındaki örgütle hiçbir ilişkisi bulunmayan, ama sırf hükümete muhalif görüldüğü için bütün haklarından yoksun kılınan akademisyenler ve diğer kamu görevlileri görevlerine iade edilmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin içtihatları dikkate alınarak, tutuklu milletvekilleri derhal serbest bırakılmalıdır.

6- 150’nin üzerinde gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, medya üzerindeki tüm baskılara son verilmelidir. Düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

7- OHAL koşullarında, serbest tartışmanın yapılamadığı bir ortamda ve üstelik ‘devletin bütün imkânları seferber edilerek’ gerçekleştirilen Anayasa değişikliği gayrimeşrudur. Bu bir ‘mühürsüz seçimdir’. Türkiye gayrimeşru bir anayasa ile yönetilemez, yönetilmemelidir

8- Din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi olan, insan haklarına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti güçlendirilmeli, liyakat esası kamuda göreve başlama ve yükselmede esas alınmalıdır. Eğitimde laiklik ilkesinin aşındırılmasına son verilmeli ve toplumsal adaletsizliği yeniden üreten eğitim politikaları değiştirilmelidir.

9- Toplumsal barışımızı bozan tüm antidemokratik uygulamalara eşit yurttaşlık temelinde son verilmelidir. Toplumsal adaletsizliğin en vahim görünümlerden biri olan kadınlara karşı ayrımcılığın önüne geçilmeli, kadınların özgürlük alanları korunmalı, kadın hakları toplumsal hayatın her alanında uygulanmalıdır.

10- Adalet uluslararası ilişkilere de hâkim olmalıdır. Türkiye coğrafyasındaki tüm halklara, tüm kimliklere kardeşçe, adilane, barışçıl ve uluslararası hukuka saygılı bir dış politikaya dönüş yapmalıdır.”

*****

Benden kesilen vergilerle yayın yapan TRT kurumu bu dünya çapındaki olayı yine görmezden geldi. Diğer yandaş kanallar da aynı basiretsizlik içindeydi. Gün gelecek içlerinde yaşattıkları korku dağlarının altında ezilecekler elbette. Bunu hep birlikte göreceğiz.

Miting alanında 2 milyonu aşkın insan vardı kuşkusuz, dışardakilerle birlikte 3 milyona yaklaşıktı. Şimdi çeşitli laf ebelikleriyle rakamlarla oynayıp, işin özünü unutturmağa çalışacaklar. Bu oyuna gelmemeliyiz. O alanda Atatürk vardı, ismet İnönü vardı, Bülent Ecevit vardı. Cumhuriyet tarihi ve ilkeleri vardı. Asla unutmamalıyız.Bu tarihsel belgiyi maddeler halinde, onun için bir kez daha buraya işliyoruz unutmayalım diye. U-nut-ma-ya-lım..