Çocuk Zekâsı

Zeynep solaktı, ancak ilkokula başladığında öğretmeni bu duruma karşı çıkmış ve Zeynep’in annesini okula çağırarak, birlikte kesin ve ödün vermez bir tutum takınırlarsa Zeynep’in sağ elle yazı yazmayı öğrenebileceğine inandığını söylemiş. Anne kabul etmiş ve kızıyla konuşmuş. Zeynep, karşı çıkmamış ama bir şart ileri sürmüş: Zeynep, sağ elle yazı yazmayı öğrenmeye çalışacak ama bu esnada evdeki herkes de onun tersine sol elle yazı yazmayı ve sol elle yemek yemeyi, kısacası sol elini kullanmayı öğreneceklermiş. Onlar denemeyi sürdürdüğü sürece Zeynep de sürdürecekmiş.

Bedava

Küçük çocuk mutfağa girdiğinde annesi akşam yemeğini hazırlıyordu. Annesine bir kâğıt uzattı. Kadın ellerini kuruladıktan sonra kâğıdı aldı ve okumaya başladı. Kâğıtta bir liste vardı: Bahçeyi temizlediğim için 5 lira. Odamı düzenli tuttuğum için 1 lira. Bakkala gittiğim için 50 lira. Sen alışverişteyken bebek olan kardeşimle oynadığım için 25 lira. Çöp kovasını çıkarttığım için 1 lira. İyi karne getirdiğim için 5 lira. Çimleri kestiğim için 2 lira.

Kadın, oğlu sabırsızlıkla beklerken, kâğıdın diğer yüzünü çevirdi ve şunları yazdı:“Seni dokuz ay karnımda taşıdım: Bedava. Geceler boyu seninle uyudum, iyileşmen için uğraştım ve sana dua ettim: Bedava. Yıllarca harcadığım zaman, gözyaşları ve çaba: Bedava. Geceleri gelecek için duyduğum korku ve endişeler: Bedava. Sana verdiğim tavsiye ve bilgiler: Bedava. Oyuncakların, yemeğin, elbiselerin: Bedava. Sümüklü burnunu temizlemek: Bedava Oğlum, bütün bunları topladığında sevgimin toplam ücretinin bedava olduğunu göreceksin.”

Çocuk, bu listeyi okuduğunda, gözlerinde kocaman yaşlar birikmişti. Başını kaldırıp annesine baktı ve şöyle dedi:“Anneciğim, seni çok seviyorum.” Sonra da kendi yazdığı listenin altına büyük harflerle şunu ekledi:“Tamamı ödenmiştir.”

Şoförün Zekâsı

Einstein, konferanslarına hep şoförüyle birlikte giderdi. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün Einstein'ın oldukça yorgun göründüğünü fark eden şoförü Einstein'a dedi ki:"Üstadım, bu İzafiyet Teorisi'ni sizinle birlikte en az elli defa takip ettim. Artık bütün söyleyecekleriniz ezberimde; isterseniz sizin yerinize ben geçeyim, siz bu arada arka koltuklarda benim giysilerimi giyerek biraz kestirebilirsiniz."

Şoförünün söylediklerini önce önemsemeyen Einstein, şoförü arabayı sürerken bütün teoriyi virgülüne kadar ezbere anlatınca bu fikre aklı yatmaya başladı. Çünkü o konferanstan birkaç saat sonra bir konferansı daha vardı. Konferans salonuna girmeden önce Einstein şapka ve pardösüsünü şoförüne verdi ve onun şoför kıyafetlerini giyerek, salonun en arkasındaki bir yere oturdu, uyumaya başladı. Şoförü, çok güzel bir şekilde İzafiyet Teorisi'nin inceliklerini anlattı.

Her şey yolundaydı. Sonra sorulara geçildi. Daha önce Einstein sorulara nasıl cevap verdiyse aynı cevapları verdi; ancak en önde cam gibi gözlüklerle oturan ve birkaç aydır Einstein'ın, eyaletine geleceği günü iple çeken bir genç doçent, hazırladığı zor bir soruyu sordu:"Efendim, sizin geliştirdiğiniz bu teorinin, Newton fiziğinden ayrılan üç özelliğini söyler misiniz?" Bu beklemediği soruya şaşıran şoför, bir süre sessiz kaldı ve ardından hafif gülümseyerek cevap verdi:"Dostum, o kadar kolay bir soru sordunuz ki, inanın bu soruyu şu arkada oturan şoförüm bile rahatlıkla cevaplayabilir" dedi. Arka sıralardan iki saatlik bir dinlenmeden sonra sahneye gelen Einstein soruya harika bir karşılık verince soruyu soran doçent kızgın bir şekilde salonu terk etti.