Türkçeye Fıransızcadan girmiş “palyatif” denilen, Türkçesi “geçici, geciktirici” olan bir sözcük var. / Arapçadan “siyaset”, Fıransızcadan gelen “politika” da en soylu anlamıyla “insanla ilgili en üstün sanat” diye tanımlanır. / Sorunlar, “kısa, orta ve uzun vadeli” olarak çözümlenir.

 Türkiye’de eğitim, öğretim, ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel, askeri pek çok sorunun yanında tarım-ziraat sorunu da vardır. Tarım, “bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanmasıdır.”

 Politika, kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere, insanla-toplumla ilgili tüm sorunlara çözüm üretmek zorundadır. Başarı ancak öyle gelir. Kimilerince Sayın Bakan “yaptığı işler ve aldığı kararlardan” ötürü, “yanlışları görülmeden”, hala “cesur, başarılı” sayılarak “kurtarıcı” gibi gösteriliyor. Kimileri de bir telefonla Bakanın yaptıklarından kendilerine pay çıkarıyor:

 -Fındığın uzmanı FİSKOBİRLİK’tir. Siyasal çıkarlarda inatlaşarak Fiskobirlik’i devre dışı bırakan, fındık üreticisine ve fındığa da en büyük kötülüğü yapmıştır. Fiskobirlik şu an atıl…

 -Fındığın pazarlanması, bir değer olarak tanıtılması, fiyatının kontrol altında tutulması için gerekli “mekanizmalar” geliştirilip devreye sokulmadı ve yıllarca bu iş takip edilmedi.

 -Fındığın sağlığı ve kalitesiyle ilgili hiçbir bilimsel yatırım yapılmadı. Fındık “geleneksel-babadan, atadan kalma üretim tarzının içinde yapayalnız bırakıldı. Tüm yatırımlar, hesaplar, “günlük, geçici önlemlerle üretici nasıl kandırılarak oyu alınır” üzerine yapıldı. Araştırılarak, geliştirilerek yeni bilgi ve yöntemler devreye sokulmadı, her işte olduğu gibi “fındık” Allah’a bırakıldı. “Dönüme destekleme” parası verilerek sorunlar çözüldü zannedildi, üretici uyutuldu.

 -Çıkarları düşünülerek fındık, dünya devi, tekeli FERRERO’ya teslim edildi. Üç yıl öncesine kadar “fındık para ederken” Ferrero’nun Oltan Gıda’yı satın almasından sonra para etmedi. Dikkatler “pazarlama” ve “fındık borsası” bahane edilerek fiyatlar düşürüldü. Rekabet kapitalizmin altın kuralıdır. “Bu paradan başka para vermem” diyen Ferrero bu kuralı ortadan kaldırdı. Devlet ve hükümet de ona (Türkiye’ye sokarak) katkı verdi. Şirket rakibi olmadığı için istediği fiyattan fındığı aldı. Sayın Bakan bunları bilmez görünerek, “üretici fındığı 12 (on iki) liradan sattı da biz mi engel olduk” diyebildi. Serbest Piyasa masalıyla tek-el Ferrero’nun rakipsiz kalmasını görmedi; üreticinin fındığı 15-20 TL’ye satmasına engel oldu.

 -Fındık rekolteye ve “randımana” göre alınır. Alım koşulları, kuralları ve merkezleri fındık mevsimi başlamadan açıklanır. Tırabzon’a salt Arsin’de bir TMO şubesi açıldı. Vurgun yapar gibi, alacağını alan şirket, zaten okul öncesi gitmek zorunda kalanlardan ihtiyacının büyük bir kısmını kapatmıştı. Üretici ayağa kalktıktan, yürüyüşler, protestolar başladıktan sonra “ TMO şubeleri” devreye sokuldu. Üç çürük beşe, altıya çıkarıldı, randıman kırkın altına indirildi, işi bilmezler elinde kararlar durmadan değiştirildi ve fındık fiyatı kötünün iyisine doğru yol aldı. Başlangıçta yapılmayan bu iş, şimdi başarı ve kurtarıcılık oldu. Üretici denize atıldı, boğulurken kurtarıldı. 7-7.5 TL’ye fındığını FERRERO’ya vermek zorunda kalanlar ne oldu? Devlet devreye girmeseydi FERRERO fındığı daha da öldürerek alacaktı. Bir ay boyunca devlet-hükümet, bakan neredeydi, yapılan vurgunu neden önlemediler?

 -Bakan ile TMO, fındığı 10.5 TL’ye alarak, devletin desteklemeden verdiği parayı da (1.5 TL) ekleyerek fındığın 12 TL ettiğinin hesabını yapıyor. İlahi Bakan geçen yıl 14.5 TL olan fındık, 90 TL yevmiyeyle toplatılmıştı ve dolar da 2.94 TL idi. Bu milleti unlu görüp değirmenci sanmayınız. Diğer zamlanmayı saymıyorum, salt yevmiye bir öğün yemekle 110 TL’ye geldi, dolar 3.55 oldu. Salt kendi hesabını yapma Sayın Bakan biraz da üreticinin hesabını yap…

 -Tek-el firma ne istiyorsa o oluyor. Bakan da onun ağzından hesap yapıyor. Fındığı bilmeyen, tanımayan ya da bilmezlikten gelen kimi yalaka gazete, köşe yazarı, tv kanalı “AKP’ye rağmen Sayın Bakan çok cesur kararlar alıp uygulamaya koydu” diyor. Hangi alınan karar cesurdur? Bir ayda altı karar değiştirmek mi başarı, yoksa işi bilmemek mi?

 -Küllenmenin yanı sıra bu yıl sam yelinde yanan fındık dalı ve ocaklarından gelecek yıl ürün beklemek olanaksızdır. Bunları dillendirmeyenler, 675 bin tonluk rekolteyi yurtiçi ve yurtdışında pazarlamayı, sanayiye sokmayanları hiç yazmıyorlar ve sadece işi bilmeyenleri “cesur, başarılı ve kurtarıcı” diye vasıflandırıyorlar.

 -Üç yıl önce fındık nasıl 22.6 TL’ye çıkmıştı? 40 randıman da benim fındığımdır, 60 randıman da… Fındık randıman kendine göre para eder. Buğdayın randımanı ile fındığın randımanı bir değildir. Ama siz fındığı buğdayla değerlendiriyorsunuz. Onun için mi buğday 28 milyon tondan 22 milyon tona indi? Onun için mi nohut, mercimek dışardan alınıyor?

 Günaydın fındık. Hangi ellerde olduğunun ve ne tarafa gittiğinin farkında mısın? Üreticin bile sana sahip çıkmazken Ferrero neden seni istediği fiyattan almasın?

 -Herkes-üretici de dahil-“geçici-palyatif” önlemlerle gününü kurtarmaya çalışıyor. / İktidar sorunları çözmek için “kısa, orta, uzun vadeli çözümler” üretmiyor. / Üretici bile bas bas bağırıp malına sahip çıkmıyor. / Ve biz, birbirimizi kandırmaya devam ediyoruz: “Ne olacak bu fındığın halleri” diye dövünüyoruz.

 Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalın…