inankalyoncu061 @ hotmail.com

Bit artık 2020 yılı…

Biliyorum günlerin, ayların, yılların bir suçu yok…

Ama ne kadar olumsuzluk varsa da hepsini 2020 yılında yaşadık.

Birçok sevdiğimizden de 2020 yılında ayrıldık.

Korona laneti yüzünden kaybettiğimiz onlarca sevdiklerimiz…

Bir de ansızın ve zamansız kaybettiklerimiz…

Ne çok sevdiğimizi uğurladık 2020 yılında.  

Yağmurlu bir gece vakti ulaşmıştı Selin Koç’un ölüm haberi Tonya’ya…

Evlilik hazırlığı için gittiği Çanakkale’den dönerken, elim bir trafik kazasında kaybettik Selin’i…

Ardından genç yaşta kaybettiğimiz bir çocuk annesi, gencecik Merve Koç’un acısı hala kor gibi durur yüreklerde.

Ve birçok dostu, birçok arkadaşı uğurladık göz yaşları ile bu güzelim coğrafyada. 

Evet muhtar, bu aylar ayrılık zamanlarıdır…

Göç zamanlarıdır…

Yayla göçleri döndü…

Gurbetçiler de geldikleri yerlere geri döndü.

Senin ne acelen vardı da “şekerim” şimdi durup dururken göç ettin.

Hastalık sinsice sararken vücudunu, kansere bile meydan okuyup dimdik durdun ayakta.

Birkaç gün önce evine, ziyaretine geldiğimde tavana çakılı gözlerini usul usul bana doğru döndürerek iyi olacağım demiştin.

Olmadın be muhtar olmadın…

İyi olmadın işte…

Sende diğer sevdiklerimiz gibi erken bırakıp gittin bizi…

Doğruydun…

Dürüsttün…

Yardımsever, iyi bir kanaat önderiydin…

Az konuşurdun ama öz konuşurdun…

Nokta kadar bir çıkar için virgül kadar eğilmedin hiç kimsenin önünde…

Kuyrukçu olup, koşmadın hiçbir gücün peşinde…

Olmadın kula kul, öpmedin el ayak.

Çevreciydin…

Sessizdin ama doğanın talan edilmesine de sessiz kalmadın hiçbir zaman.

Mahallenin, Tonya’nın çıkarlarını sonuna kadar savundun her platformda.

Kimseyi kırmadan nasıl sert olunabileceğini…

Kimseye boyun eğmeden nasıl pamuk gibi yumuşak kalınabileceğini sende gördüm.

Şimdi ne yapar senden geriye kalanlar.

Mesela evde oturduğun sofrada yerin boş kalınca…

Kahvede oturduğun masa boş kalınca…

Hele hele bütün Tonyalının uğradığı “camcı dükanındaki” yerin boş kalınca ne yapar diye düşündün mü hiç! …

Ya yüreklerdeki boşluğun? …

Senin bir daha gelmeyeceğini bile bile seni özleyen yüreklere ne demeli....

Sahi muhtar, şimdi nasıl dolduracağız boşluğunu!…

Nasıl susturacağız yüreğimizdeki özlemini!...

Muammer Liman Sağlam’ı çok arayacağız çooook!

Böylesi insanlar az geliyor.

Hatta hiç gelmiyor artık!

Başın sağ olsun Ortamahalle.

Başın sağ olsun Tonya!

Güle güle git…

Cumhuriyet Muhtarı!...