Otuz günde tavuk yetişmez. 10 dakikada, 20 dakikada tavuk pişmez, şayet pişerse o tavuk, tavuk değildir. Üç liraya tavuk döneri yiyor insanlarımız. Üç liraya döner yenmez. Yiyebilmeniz için içine sakatat katmanız lazım. İşte gıda terörü bu.

Gıda denetimleri yeterli değil. Denetime gidenlerin yetkileri de yok. Bir iş yerine iki defa üst üste gidip ceza kestiğinizde üçüncü gidişinizde dayak yeme ihtimaliniz yüksek.

Tavuğu yolmak için asite batırıp çıkarıyorlar. Kuru yolum yapmak lazım. Kaç kişi kuru yolum yapıyor.

Çocuk, daha ana rahmindeyken kimyasallarla zehirleniyor.

Parfümde 500 çeşit kimyasal var ve vücuttaki DNA’yı bozuyor, kısırlık yapıyor, ömrü kısaltıyor.

Havada, suda, toprakta, her yerde kimyasal var.

Hastanelerin çocuk bölümleri adı sanı duyulmamış hasta çocuklarla dolu.

Yüksek şekerden çocuklar, bağırsakları tıkanık doğuyor, gözleri kör doğuyor, bağışıklık sistemi çökmüş doğuyor, solunum sistemi gelişmemiş doğuyor.

Şu anda çimento fabrikalarında Avrupa’da birinciyiz. Yine et ithalinde Avrupa’da birinciyiz. Avrupa salak mı, çimento fabrikalarını giderek azaltıyor. Niçin? Kansere sebep oluyor da onun için.

Çimento fabrikaları ve nükleer santraller hem doğayı kirletiyor hem kanser yapıyor.

Dünyada silah lobisi ile ilaç lobisi sürekli rekabet halindeler.

Evlerimizde kullandığımız elektronik aletler, infrared ısıtıcılar, elektro manyetik aletler, plastik boya, plastikten yapılan pencereler vs. sağlığımızı tehdit ediyor.

Baz istasyonları insan sağlığına zararlıdır.

Kolesterol ilaçları kullanıldığı sürece yaşam süresi uzamaz.

Dünyada insan ömrü uzadı denilse de aksine insan ömrü kısaldı, erken yaşta ölümler çoğaldı.

Havamız kirlendi, suyumuz kirlendi, çevremiz kirlendi. Kendimizi korumamız lazım.

Çocuk mamalarında GDO var.

Bu ülkede insanımızın yardımseverlik duyguları istismar edilerek, 19 bin ünite kan Amerika’ya gönderildi.

Gıdaların raf ömrü uzasın diye onlara belli ölçüde radyasyon veriliyor ve verilen radyasyon miktarının insan sağlığına zararlı olacak düzeyde olduğu söyleniyor ama bu miktarı ayarlamak mümkün değildir.

Hazır gıda almayın, hatta çekilmiş kıyma bile almayın!

Eskiden kadınlar hiç kilo almıyordu, ne zaman rafine şeker çıktı, kadınlar kilo almaya başladı.

Ekşi mayanın yerine kimyasal mayayı koyarsan vücut onu tanımadığı için allak bullak oluyor. Vücudun düzeni bozulunca da her türlü hastalık başlıyor.

İnsanları gıdalarla, ilaçlarla zombileştiriyorlar, bu konu ile ilgili Amerika’da yapılan bilimsel çalışmalar var.

Bakterilerin çoğu iyidir, çok azı kötüdür; virüslerin çoğu kötüdür, çok azı iyidir. Bakteriler olmazsa yaşayamayız çünkü sağlık döngümüzü onlar sağlarlar.

Bağırsak hücreleri vücudun ihtiyacı olan gıdaları emer, ihtiyacı olmayanları atar. Ama bu hücreler parçalandığı zaman ki, bunları antibiyotikler, kanser ilaçları, şeker, hazır gıdalar ile trans yağlar parçalar ve bu hücreler geçirgen olurlar. Geçirgen olmak ne demek? Gelen her şeyin içeri girmesi, kana karışması demek. Yani besinleri faydalı da olsa tam parçalanmadan kan dolaşımına katılması demek. O zamanda vücudumuzun faydalı hücrelerine saldırılıyor ve vücut zarar görüyor.

İşte bütün hastalıkların altında bağırsak hücrelerinin parçalanması yatıyor.