tonyahaber @ hotmail.com

2018 yılı da geride kaldı öteki yıllar gibi.

Kimine göre iyi, kimine göre kötü…

2019 yılına girdik.

Herkesin başka bir beklentisi var 2019’dan.

İnsanlar birbirine iyi dileklerini sunuyor.

2018’de gerçekleşmeyen umutlarımızı 2019’a aktarıyoruz.

Yeni yılda beklentilerimiz gerçekleşecek mi?

Umarım öyle olur…

2017’den 2018’e devrolurken de aynı duyguları yaşamıştık.

Umutlarımız vardı, beklentilerimiz vardı…

Ne oldu?

Umutların gerçekleşmesi bir yana, beklenmeyen olaylar gelişti.

Tonya için “kara bir yıl” oldu dense yeridir.

Gündelik yaşamdaki sevinçleri, üzüntüleri bir yana bırakalım.

Tonya’yı etkileyen olayların başında süt fabrikasının üretimi durdurması geliyor.

Tek başına 2018 yılını karartan bir durum üretimin durdurulması…

Üretim durmadı; durduruldu! Fabrika kapanmadı; kapatıldı! Kooperatif iflas etmedi; ettirildi!...

Süt alımına yeniden başlanması bir başarı değildir. Başarı kapatmamaktı...

Nereden nereye geldik!

50 yıldan beri üretilen sütün değerlendirilmesi için çaba harcayan kooperatif ne hale getirildi…

Kooperatifçilik anlayışından sapılırsa, “ben yaptım, oldu” mantığıyla hareket edilirse, kuruluş, siyasi tavırlara kurban edilirse kaçınılmaz son bu olur.

Her fırsatta söylüyoruz: Kooperatif siyaseten battı; bataktan siyaseten çıkacak…

Siyasetten batışın göstergesi ne?

2009 genel kurulu öncesinde kooperatifin 3 milyon liraya yakın borcu vardı.

AKP’nin yerel yöneticileri, 2009’da yerel seçimlerde bizi destekleyin, kooperatifi de teslim alacağız. Kooperatifi uçuracağız dediler.

Yerel seçimlerin ardından genel kurul yapıldı. Dönemin AKP’li Belediye Başkanı, AKP İlçe Başkanı, AKP’nin şimdiki ilçe başkanı, AKP’nin Belediye Meclisi Üyesi, AKP’nin İl Genel Meclisi Üyesinin kardeşi yönetim kuruluna seçildiler.

Yani, kooperatif AKP’ye teslim edildi.

Dokuz yılın sonunda gelinen nokta bunların eseri. Başarılı ise alkışlayalım; ne var ki çöküntü ortada.

Yönetimde bulunanlar birbirine düştü.

Herkes, kendini kurtarma peşinde, kendileri hakkında suç duyurusunda bile bulundular!...

Görünen o ki dokuz yıl yönetim kurulu başkanlığını yürüten Kemal Tonya’ya sorumluluğu yıkmaya çalışıyorlar. Sanki, onların sorumluluğu yokmuş gibi!...

Bir yandan da bu durumu dile getiren, eleştirenlere, “Kooperatife siyaseti sokmayın!” diye akıl veriyorlar.

Kooperatif boğazına kadar siyaset çamuruna batmış, siz batırdınız. Eleştirenler mi siyaset yapıyor? El insaf!...

Kooperatifin iflasa sürüklenmesinin 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimleri etkileyeceği ortada. Herkes bunun farkında. Siyaseten zarar görmemek için AKP’li yöneticiler çıkış yolu arıyor.

Önce, süt fabrikasını kiralamayı gündeme getirdiler, tutmadı. Yapamadılar…

Yeni bir şirket kurarak kooperatife ortak etme planı da tutmayacak gibi görünüyor.

Bu ekip, günü kurtarma peşinde. Ne olursa olsun, Mart’a kadar fabrika açılsın, seçimden sonra “Allah Kerim!” mantığı...

Kooperatifi, yeni şirketin birkaç ortağına peşkeş mi çekeceksiniz? Kooperatif anasözleşmesini nasıl aşacaksınız? Kooperatif tüzüğünde, şirketlerle ortaklık kurma diye bir hüküm yok. “Yaptık, oldu!” mantığı ile anasözleşmeye madde koyarsanız, hukuktan geri dönmez mi?

Üçte iki imza sayısı elde etmek o kadar kolay mı?

Anasözleşmede, “Genel kurul toplantısından otuz beş gün önce çalışma raporunu, bilançoyu, gelir-gider cetvelini ve bütçe teklifini hazırlayıp denetçilere vermek ve genel kurul toplantısından on beş gün önce ortakların incelenmesine sunmak” diye bir madde var.

Öyleyse 6 Ocak 2019’da genel kurul nasıl toplanır?

31 Aralık 2018 tarihli bilançoyu, gelir-gider cetvelini 1 Ocak 2019’da hazırlasanız bile 35 gün hesabıyla genel kurulun Şubat ayının ilk haftasına sarkması yasal zorunluluktur.

Peki, ne bu acele?...

Anasözleşmeyi, mevzuatı, yasayı tanımamak kooperatifi bu hale getirdi. Aynı anlayışın peşinden koşmak yasaya, hukuka aykırılık değil de nedir?

Kendi siyasi geleceğini düşünenlerin Tonya’nın geleceğine verecekleri bir şey yok!...

Kooperatif konusunda samimiyseniz, kooperatifi batıran partililerinizi istifa ettirin, istifa etmiyorlarsa ihraç edin. O zaman belki bir parça inandırıcı olursunuz.

2019 mu?...

Perşembenin gelişi Çarşambadan belli değil mi?...