tonyahaber @ hotmail.com

Veda yazısı yazmak zor.

Aslında veda etmiyoruz. Bir ayrılık değil bu. Farklı bir kanalda yürümek…

Ekonomik nedenler, böyle bir kararı zorunlu kıldı.

Ülke ekonomisindeki daralma, bize de böyle yansıdı.

Okuyucularımızın hoş karşılayacağını umuyoruz…

Her ay elinize aldığınız Tonyahaber Gazetesi, artık olmayacak. Ama internet üzerinden yayınımız sürecek. Okuyucularımızla www.tonyahaber.net adresinde buluşmayı sürdüreceğiz.

Belki daha sıklıkla buluşacağız internet üzerinden.

Yirmi bir yıldan beri, abone olan, Tonyahaber’i tanıtan, her ay gazetenin dağıtımını sabırsızlıkla bekleyen okuyucularımıza, köşe yazıları, şiirleri, karikatürleri ile gazeteyi zenginleştiren yazar ve sanatçılarımıza gönülden teşekkürler...

Hepinizi saygıyla selamlıyoruz!...

***

Ekonomiye değindik, sürdürelim…

2001 ekonomik krizi, AKP’nin %34 oyla iktidar olmasını sağladı.

Kemal Derviş modeli ekonomi düzeni kurulmuştu. Tıpkısının aynısı devam etti.

İktidar, ilk yıllar iki adım ileri, bir adım geri taktiği ile yönetimini sürdürdü.

Dünyada sıcak paranın serseri mayın gibi dolaştığı yıllardı.

Borç isteyene itiraz yoktu.

Özelleştirme modası ile kamunun malları haraç mezat satılıyordu.

115 milyar dolar borç, 450 milyar dolara kadar yükseldi.

Har vurup harman savurduk.

Sınavlarda soruları çaldırdık.

Cemaati devletin içinde yuvalandırdık.

“Üç Y” ile mücadele edilecekti; yolsuzluk, rüşvet, yandaşı kayırma başını alıp gitti.

Sonra, Siyam ikizlerinden biri ötekine darbe yaptı.

Derken, Kovid-19 belası dünyayı sardığı gibi ülkeyi de felce uğrattı.

Rayından çıkan ekonomi kontrol edilemez duruma geldi.

Hiçbir ilaç, dövizin ateşini düşüremedi.

Merkez Bankası’na başkan dayanmadı.

Ekonominin direksiyonunu elinde tutan Bakan, bir gece sağlığını gerekçe göstererek Instagram üzerinden evin yolunu tuttu.

Geldik bugüne…

Siyaseti yorumlayanlar, iktidarın küçük ortağı MHP’nin, büyük ortak AKP’yi teslim aldığını iddia ediyor.

İktidar cephesinde bir “metal yorgunluğu” yaşanıyor.

AKP’nin kurucuları, gemiyi ya terk ediyor ya da eleştirme cesaretini gösteriyor.

Bülent Arınç, ağzını açınca soluğu istifa etmekte aldı.

Partinin kurucularından Kemal Albayrak, “Tartışamıyorlar çünkü korku var. Korku düşünce yaratmaz, düşüncenin olmadığı bir yerde kölelik vardır. AK Parti kölelik ve itaat kültürüne dayalı bir sistemle yönetiliyor.” diyor.

Eski Diyarbakır Milletvekili Mehmet İhsan Arslan, “15 Temmuz sonrası panikledik ve olayın vahameti karşısında onların yargıyı kullanırken kullandığı bütün taktikleri, araçları, biz kullanmaya başladık.” diyor.

Arslan’ın sözleri yenilir yutulur cinsten değil.

Bir de şu sözüne bakalım Arslan’ın:

“Kürtlerin oylarına ihtiyacımız olduğu dönemde biz onların taleplerini masada tutmaya devam ettik. Sonradan bunun bizi tehlikeli sahillere götüreceğini fark ettiğimizde de bu kez başka çevrelerin desteğiyle siyaset yapmaya ve iktidarımızı sürdürmeye karar verdik. Şu anda MHP'yle olan ittifakımız da böyle bir sürecin son aşamasıdır.”

Evet!...

İktidar yıpranmışsa yeni bir iktidar ülke yönetimini eline alır, bugünün iktidarı da muhalefet görevini üstlenir.

Demokratik sistemin işleyişi budur.

Bitirmeyi bilmek gerekir.

Bakalım, demokratik işleyişe fırsat verilecek mi?

Bitirmeyi bilecek miyiz!…