her şeye geç kalıyoruz

ezbere bildiğimiz her şeye

biz daha varmadan

trenler kalkmış oluyor

istasyonlardan

limanlardan gemiler

 

sapanımızı bile hazırlamadan

uçuşuyor kuşlar ürkerek

bahçemizdeki ağaçlardan

 

geç kalıyoruz her şeye

ziller biz gelmeden çalıyor

geç kalıyoruz derslere

tam biz oyuna girecekken

oyun bitiyor

 

yuvarlandığımız hayat uçurumunda

tutunduğumuz son dal

kayıyor avuçlarımızdan

ihanet hançerlerini

sırtımıza saplanınca

fark ediyoruz şaşarak

 

mezarlara konan

kırmızı karanfiller oluyor

dönüş özlemimizin

ana kucağı

yoruluyoruz sürülüyoruz

işimiz olmuyor

kazandığımızda ekmeğimizi

yiyecek dişimiz olmuyor

saydam hayaller kuruyoruz

gizlenecek düşümüz olmuyor

 

sevmelere geç kalıyoruz

doğru zamanda

doğru insanları

kuyruğunu yakalayamadığımız

bir uçurtma gibi aşk

 

şimdi ikimiz de

aynı kâinatta

aynı havayı solurken

sen yakınımdaki uzakta

ben uzağındaki yakında

ama hep yan yana

 

herhalde böyle bir ülke var!?...