Yazılacak, yayınlanacak konular, dağ gibi yığıldı… Çeşitli mazeretler nedeniyle, çok geç kaldım… İnce eleyip sık dokuduğum için mi, siyasal, sosyal ve kültürel ortamın uygunsuzluğu mu? İnternet ortamında, okuyucuyla rahat iletişim kurmanın verdiği rehavet mi bilmiyorum… Yayınlanmış dört kitabımdan sonra, taşrada kalmış, kısmen unutulmuş bir şair ve yazar olarak, tam 24 yıldır yeni kitap yayınlamadım…“Çok yazan değil, güzel yazan yaşar.” sözü, etkisini yitirdi.

3-4 kitaplık malzeme, arşivimde ayıklanmayı, yayına hazırlanmayı bekliyor… Edebiyat, bilim, sanat, tiyatro, sendika, felsefe, siyaset, eleştiri, araştırma, inceleme, toplumsal yaşam, deneme, roman, biyografi, otobiyografi, folklor, doğa, çevre… Eski ve yeni yazılarımdan seçmeler, güncellemeler…

Web sitelerim, iletişim sayfalarım, sayısız yazılarla yüklü… Hepsinin yeniden gözden geçirilmesi, güncel yaşama uyarlanması gerekiyor… Bu arada, şiir üretimi aksadı… Eski ve yeni şiirlerimden seçilmiş, süzülmüş YENİ BİR ŞİİR KİTABI, yayınlanma yolunda bekliyor… En geç altı ay içinde, ete kemiğe bürünmesi, gün ışığına çıkması gerekiyor. Yeni şiir kitabı için artık mazeretim kalmadı… Okuyucular, dostlar, yazarlar sürekli toplantılara, imza günlerine çağırıyor. Merak edenler soruyor: “Yeni kitap hazırlığınız var mı? ”Şiir, roman, öykü var mı? Soyadınız neden “İncegil” oldu? Face’deki gibi soyadınız yine “İncegil” mi olacak? Şimdiye kadar, bu sorulara hep kaçamak yanıtlar verdim…Gelinen noktada artık net konuşmalıyım…Mazeretlere sığınmamalıyım…Kendimle ilgili, bağlayıcı sözler söylemeliyim…Önümdeki işleri, bir sıraya, bir düzene koymalıyım…Büyük insanlığa karşı sorumluluk ve yükümlülüğümü unutmamalıyım…Yayın yaşamına, yazarlık görevime, yeterince zaman ayırmalıyım…Ona göre kendimi planlamalıyım, hazırlamalıyım…

Okuyucu önünde verilen söz, senet gibidir. Büyük sağlık sorunları ya da ölüm olmadıkça asla savsaklanamaz… Verilen sözün gereği neyse mutlaka yapılmalıdır… Söz verilen kitaplar hazırlanmalı ve yayınlanmalıdır… Kitapların adları, zamanı gelince, açıklanacaktır… Bir aksilik olmazsa, yeni kitaplarımda İNCEGİL soyadını kullanacağım… Nedeni şu: Face ortamında ve sosyal yaşamda bazı kötü niyetli kişiler; adımı, mesleki kişiliğimi kullanarak, kimliğimi kirletecek birtakım akçeli işler yapmıştır. O nedenle farklı, ayırt edici bir soyadı kullanmak zorunda kaldım… Dostlarımın ve tüm kamuoyunun bilgisine sunarım.

Yazı türleri arasında, birazcık olsun bir denge kurmalıyım… Şiir kitabımdan en fazla altı ay sonra, yeni bir kitap: Çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış yazılarımdan oluşan SEÇME YAZILAR… Sonra, Trabzon’da edebiyat, sanat, tiyatro, siyaset, çevre… gibi alanlarda İZ BIRAKAN insanların yaşam öykülerini anlatan ARŞİVİMDEKİ BİYOGRAFİLER… Bundan yaklaşık bir yıl sonra, EMEK HAREKETİ VE TRABZON… Hacmi ne olursa olsun tüm bu kitaplar, kamuoyunun ihtiyacı, beğenisi ve beklentisi doğrultusunda biçim ve içerik kazanmalı. Belirtilen süreler içinde sıralama değişse de onlar mutlaka yayınlanmalı… Son olarak, en geç iki yıl içinde, KARADENİZ’İN doğal ve toplumsal yaşamını, sanatsal estetik içinde yansıtacak bir ROMAN yazmayı düşünüyorum… Bu kitapla ilgili ön çalışmalarım, epey zamandır sürüyor… Umarım, sizler önünde açıkladığım ve size verdiğim sözleri, süresi içerisinde yerine getiririm… Çeşitli ekonomik ve sosyal mazeretler nedeniyle sözümü yerine getiremezsem,  o zaman da yazarlıktan çekilirim. Olur biter… Piyasada yazar ve şairden çok ne var zaten? Bir kişi eksilmiş olur. Saygılarımla…