Zonguldak’ın kelebek ömürlü şairi Muzaffer Tayyip Uslu üzerine yazdığım “Yaşamak Güzeldi” adlı kitabımın şimdilik son durağı Kdz. Ereğli idi. Devrek’ten CHP İlçe başkanımız Yaşar Bükrü, eski başkanımız-Belediye Başkanı ve milletvekili adayımız Şeref Aydınlı, Bşk.Yrd. Sinan Seyrekbasan 19. Kasım.2017 Pazar günü Bükrü’nün Citroen markalı arabasıyla düştük Ereğli yollarına. Onlar olmasa bu güzel ve anlamlı yolculuk olamazdı sanırım. Her haliyle benim için keyifli bir yolculuktu. Evet, epey “lafladık” yol boyu. Ne çok kulak çınlamıştır kimbilir!..

*****

Kitap tanıtımı ve söyleşi için Kdz. Ereğli Ekin Yazın Dostları’nın ve Gülce Sanat-Kültür Topluluğu’nun çağrılısıydık. Ereğli’ye girdiğimizde direksiyondaki Şeref başkanın becerisi ile o daracık sokaklardan geçerek Sanat Kurumu Derneği’nin üst arka sokağına ulaştık. Ondan sonrası kolaydı benim için. Malum soluk darlığımız nedeniyle arka taraftan inmek daha sakıncasızdı benim için. Birden bizi kapıda gören arkadaşlar da şaşırdılar haliyle. Çünkü Gülceler’den Gül Hanım sıkı sıkıya tembih etmişti, “Sizi yoldan alacağız” diye. Tek tek kucaklaştık arkadaşlarla. Bir süre sonra salon da doldu iyice. Ekin Yazın Dostları ve Gülceler iyi hazırlanmıştı bu anlamlı güne. Salon düzenlenmesi, ikramlar, her şey dört dörtlüktü doğrusu. Gülce Sanat Kültür Topluluğu, Ekin Yazın Dostları içinde sayılır ama, kendi adlarıyla bir internet sayfaları olan, özgün sanatsal çalışmalar da üreten, yürüten kendine özgü bir topluluk ayrıca.

Bu tür etkinliklerin en önemsediğim ve keyif aldığım yanlarından biri de uzun süre görüşemediğiniz geçmişten tanıştığınız bir çok arkadaşla da karşılaşıvermeniz oluyor. 30 Eylül’de Zonguldak’ta, 14 Ekim’de Çaycuma’da olduğu gibi. 19 Kasım günü Ereğli’de de öyle oldu. Ekin Yazın Dostları’nın bir grubuyla iki yıl öncesinden tanışıyorduk. 23 Mayıs 2015 günü Armutçuk TTK Misafirhanesi’nde düzenledikleri ve Çetin Yılmaz’ın yönettiği panele, Osman Günay, Salim Çalık, Mehmet Yılmaz Karaibrahimoğlu ve ben birlikte katılmıştık. Kimi Ekin Yazın Dostları ve Gülceler’le de sosyal medyaya yansıyan fotoğraflar ve etkinliklerden göz aşinalığımız vardı.

*****

Ereğli’ye kitap tanıtımı ve imza amaçlı ilk kez 2005 yılı Nisan ayında şair-ressam Osman Günay, Yeraltı Fotoğrafçısı Alaaddin Kara, ağaç yontucu Sabahattin Keser, ağaç yakmacı Şahin Usta ve yazar olarak ben, birlikte gelmiş ve Belediye Kültür Merkezinde bir hafta süreli bir sergi açmıştık. Arkadaşlar bana da bir söyleşi ve imza günü ayırmışlardı. Amacımız, ZOKEV (Zonguldak Kültür Eğitim Vakfı)in sanatçılarını ve etkinliklerini merkezden taşraya doğru taşımaktı. Ben bu etkinliğe sadece iki gün katılabilmiştim.

*****

Program başlarken salonda; CHP İlçe Başkanı Sertan Ocakçı, Eğitimsen Başkanı Selahattin Kaya, ADD Başkanı Fatih Ertem, ÇYDD Başkanı Hakime Tuncer, Sanat Kurumu Derneği Başkanı Cihangir Amca, Ekin Yazın Dostları Yöneticisi Serap Ekici Yeniçeri, önceki dönem ADD GYK üyesi ve Batı Karadeniz Bölge Sorumlusu M.Semih Özkök ve çeşitli meslek gruplarından seçkin bir izleyici topluluğu yerlerini almıştı.

Ayrıca; Roman yazarı Ferhan Topçu, KHK ile ekmeksiz-susuz işinden edilen şair Salim Çalık, şair ve hikayeci Metin Çengel, araştırmacı-yazar Gürdal Özçakır, Sanat Kurumu eski başkanı-şair-müzisyen Atılay Durmaz Demiroğlu, Perihan Demir Bozdağ, ilk kez yüzyüze geldiğimiz gazeteci-yazar Eyüp Bektaş, henüz yayımlamadığı roman ve hikayeleriyle Gül Güleryüz, eski tüfeklerden Çetin Yılmaz ve toplumsal mücadele neferi Recep Adıgüzel ilk

aklıma gelenler. Unutma değil ama adlarını anımsayamadıklarım var ise -ki vardır-, bu metnin altına adlarını yazmalarını özellikle rica ederim. Tanıyan arkadaşlar da yazabilir. Ereğlili sanat adamları elbet bu kadar değil. Ünlü ressam Osman Zeki Oral’dan, Sina Çıladır’dan başladığımızda bu liste daha da çok uzayabilir.

*****

Ereğli havası o gün biraz gri bulutlu idi ama, Sanat Kurumu’nun çok renkli şirin salonu, seçkin dostların “insan sıcaklığı” ile ısınmıştı çoktan. Programda önce, Ekin Yazın Dostları yöneticisi Serap Ekici Yeniçeri, kitap imza ve tanıtım etkinliği ile grubun İstanbul bağlantılı bir oluşum olduğunun altını çizen bir konuşma yaptı. Sonra Gülceler’den Gül, Ayşe ve Çiğdem Hanımlar, kitaptan şiirler, metinler okudular. Ama hakkını vererek, anlam yükleyerek, Muzaffer’i anlatmak, tanıtmak istercesine. Onları dinlerken içimden, “Yahu bu kızlar öyle şiir ve metinler seçmiş ki, ben ne anlatacağım şimdi!” diye düşünmekten de alamadım kendimi. Masada birlikte oturduğumuz Kemal Altun öğretmenimiz de benim yaşamöyküm hakkında bilgiler verdi dinleyicilere. Sonra “Buyur hocam” diyerek sözü bana verdi.

Ben yine doğaçlama konuşmayı yeğledim. Kimi yazarların, yaşamını ve şiirlerini göz önüne alarak, “veremli, yoksul, garip şair” diye nitelediği Muzaffer Tayyip’in aslında, hakkında ilk kitabı yazan Necati Cumalı’nın “Muzaffer düşünen bir şairdi” sözünü ve şairin “genç Kemalist nesle mensubuz” cümlesini anımsatarak, kendini tanımladığını, günümüz deyişiyle “toplumcu gerçekçi” bir duruş içinde olduğunu örnekliyerek anlatmaya çalıştım. Ayrıca, Milli Kütüphane ve M.Çelikel Lisesi’nde yaptığımız araştırmalar sırasında, geçmişte bilinen, ama uzun yıllardır unutulmuş olan ve yüzü hiç bilinmeyen şairin orijinal bir fotoğrafını ortaya çıkardığımızı ve kitapta yayımladığımızı, anlattım.

*****

Tek kelimeyle güzel bir etkinlikti. Sosyal medyaya yansıyan fotoğraflar ve yorumlardan da bu durum anlaşılıyordu. Ereğlili arkadaşlar dışarıda oturup bir çay sohbeti düşünmüşlerdi ama, bizim başkan yola revan olmamız gerektiğini belirtince, “Ver elini Devrek!” diyerek yeniden düştük yolun tırabına. Ama hızlarını alamayan bazı Ereğlili arkadaşlarımızın bir sahil kafede oturup kitaptan Muzaffer’in şiirlerini okuduklarını da sonradan öğrenecektim.

Ereğli’den güzel anılarla ayrıldık. Başta bu etkinliği düzenleyen Ekin Yazın Dostları’na, özel olarak Gülceler’e, Ereğli Sanat Kurumu Derneği’ne, emeği geçen herkese, ayrıca salonu dolduran aydınlık yüzlü sanatsever dostlara içtenlikle teşekkürler ediyorum. Elbette Devrek CHP İlçe Başkanı Yaşar Bükrü’ye, eski başkanımız Şeref Aydınlı’ya, Bşk.Yrd. Sinan Seyrekbasan’a beni yalnız bırakmadıkları için sonsuz teşekkürlerimle, minnet ve şükranlarımı sunuyorum.