Eğitim; bireylerin; toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir.  Başka bir ifadeyle, iletişim sürecinde, insanın değişen ihtiyaçlarının gerektirdiği bilgi ve becerileri, yaşama uygulayabilme yeteneğinin kazanılmasıdır. 
Sanat, insanların, doğa karşısındaki duygu ve düşüncelerini çizgi, renk, biçim, ses, söz ve ritim gibi öğelerle güzel ve etkili bir biçimde, kişisel bir üslûpla ifade etme çabasından doğan yaratıcı bir etkinliktir. Başka bir deyişle, doğayı ve toplumu özgürce yorumlayan insan aklının, varlıklar üzerindeki pırıltısıdır. Sanatla düş gücünü geliştiren toplumlar, daha çok güzellik ve mutluluk üretirler. Ürettiklerini özgürce paylaşırlar.
Çağımızda eğitim; bilim ve güzel sanatların işbirliğine dayandırılmalıdır. Sanatın da, bilimin de amacı; insana hizmet etmek ve yeniyi keşfetmektir. Sanata ve duyguların eğitimine önem veren eğitim sistemlerinde, duygular eğitilirken, zihinsel yeteneklerin, düşünce ve zekânın da geliştiği gözlenmektedir. Sanat, duygu ve düşünce arasındaki bağlantıyı vurgularken, öğrenme ve gelişim sürecinin de etkin bir yardımcısıdır. 
Bilim ve sanat işbirliği içinde olmak zorundadır. Her ikisinde de amaç, yaşama hizmet ve yeniyi keşfetmektir. Sadece dilleri ayrı, amaçları aynıdır. Sanat; insanın duygu, düşüncelerini eğitirken, zekâyı da geliştirir. Nitekim sanat eğitimi, bireyin düşünce, duygu ve izlenimlerini, yeteneklerini ve yaratıcılık gücünü estetik bir düzeyde anlatabilme çabasıdır.İnsanın; her alanda yaratıcı, tasarlayıcı, düşünce üreten yanını pekiştiren bir anlayıştır. 
Güçlü ve etkili eğitim aracı olan güzel sanatlar; yani resim, müzik, edebiyat sanatları(şiir, öykü, roman tiyatro); sinema, bale, mimarlık, heykeltıraşlık gibi sanat türleri, insanların ortak davranış geliştirmelerine, estetik duyarlık kazanmalarına, yaşama sevincini yakalamalarına, ezberci anlayıştan, hurafelerden uzaklaşmalarına, nitelikli insan, verimli yurttaş olmalarına büyük katkı sağlar. İnsanların ortak beğeni kazanmalarına, kötüye, çirkine tavır almalarına yardımcı olur. Böyle bir ortamda, güzellik duygusu ve estetik bilinci, insanların günlük yaşamına renk katar. O nedenle, okullarımızda yöneticiler, eğitimciler; güzel sanatlara ve onların çeşitli uygulamalarına geniş yer vermelidirler. Özetle sanat eğitimi, yaratıcılığın ön planda tutulduğu, eleştirel düşünmenin geliştirildiği, her öğrencinin kişisel gelişimi ve eğilimleri paralelinde yönlendirilmeye çalışıldığı, güvenilir bir eğitim uygulamasıdır.
Eğitimin her kademesinde yürütülecek çalışmalar, öğrencilerin yaratıcı düşünce güçlerini ortaya çıkaracak, onları kalıplara sokmayacak, özgürce kendilerini ifade edebilecekleri şekilde olmalıdır. Temel amacı, çocukları, gençleri, doğa ve toplumdaki gerçekleri, gizli güzellikleri görmeye, araştırmaya, bulmaya, yeniden yaratmaya alıştırmak olan sanat eğitimi; her kademede yaygınlaştırılmalıdır.
Burada sanat eğitiminden amaçlanan, sanatçı yetiştirmeye yönelik eğitim değil, bireyin sanat yoluyla eğitimidir. Yani insanın güzellik duygusunu geliştiren estetik eğitimidir. Başka bir deyişle sanat eğitimi, insanın yaratıcı güçlerini ortaya çıkarmayı hedefleyen ve bireyin kişilik kazanmasını amaçlayan toplumsal bir etkinliktir.