Dört cevval adam

yürüyor dar sokaklarında

karanlık bir kentin
     *** 

dört cevval adam

öyle siyah paltoları

uzun ve beyaz atkıları yok

sıradan şeylerdi giydikleri

sadece avını kollayan

bir kartal gibi

sert ve keskindi gözleri
     *** 

dört cevval adam

aynı terden oluşmuştu

yakalarının kiri

ve birbirinin aynıydı

gözlerinde intikam kini
     *** 

bir çakmak gibi

ateşler yandı

köşesinden sokağın

yıkıldı yere biri

dört cevval adamın

kırık bir bacak

uzandı sokağa

kirli pantolonun içinde

rüzgar yemiş harman gibi

savruldu dört bir yana

dört cevval adamın üçü
     *** 

sonra topladı üç adamı

yeni bir kasırga

kumları yığarak sahile

baktılar gözlerine birbirinin

hiç konuşmadılar ama

ellerini kollarını sallayarak

çıktılar sehpaya

işte öylece gittiler idama