Bu güne kadar tatbik edilmiş olan kalkınma modelleri maalesef çoğu kere milli menfaatlerimize ters düşmüştür..

1980 li yıllardan başlamak üzere özelleştirme hastalığı başlatılmıştır...Özelleştirme adı altında millete yalan söylenmiştir...Hatırlayınız ne diyorlardı o günlerde?””Devlete ait bir çok zarar eden kurum var..Adeta arpalık olarak kullanılıyor..Bu kurumların büyük bir bölümü zarar ediyor..Bunları mutlaka özelleştirmeliyiz ve verimli hale getirmeliyiz..””Bu sözlere benzer bir sürü yalan söylendi..Halkı kandırdılar..Özelleştirme fırtınası başlatıldı..Zarar eden kurumların yerine büyük kar eden ve binlerce insanın ekmek kapısı olan kurumlar özelleştirildi..Bu özelleştirme değildi aslında...Cumhuriyet dönemi bütün birikimlerimizin haraç ,mezat yabancılara ve yandaşlara peşkeş çekilmesiydi...

özellikle son yıllarda satılmayan kurum kalmadı..Öyle noktaya geldik ki satacak hiç bir şey kalmadı..Sıra topraklarımızın satışına geldi..

Yirmi birinci yüz yılda Türk Devleti küçük işlerle uğraştı..Yapılan uygulamaların tamamı tüketimi yönelik uygulamalar oldu..En önemli kaynağımız tarım ürünlerini dahi dışarıdan satın alma durumuna geldik..Düşünebilyor musunuz? Büyük Marketlerde rafları süsleyen gıda maddeleri ve diğer eşyaların büyük bir bölümü yurt dışından ithal ediliyor..

Ayranı,yoğurdu,peyniri,makarnası,bulguru,pirinci yağı şekeri ve her türlü içeçek maddelerini de ithal ediyoruz...Bir zamanlar tarım ürünlerinde kendi kendimize yeterli ülkelerinden birisiydik..Ya şimdi?

Türk Devleti bez üretimiyle uğraşmamalı diyorlardı..Böyle diyerek asırlık Sümerbankımızı sattılar..Yer altı madenlerimiz konusunda uzman olan ETİBANKIMIZ tarih oldu..Şeker Fabrikalarımız,Demir Çelik Fabrikalarımız,madenlerimiz ,yollarımız,köprülerimiz ,limanlarımız ve hepsinden önemlisi büyük ve stradejik kuruluşlarımız özelleştirme yalanlarıyla satıldılar.

Yine hatırlayınız...Ne diyordu bir zamnalar Maliye Bakanımız..””Babalar gibi satacağım..Ne para ediyorsa satacağım..”” O bakan öldü,gitti..Aynı zamanda da ekonomik hayatımızda yok oldu..Bu kadar mal varlığımızda satıldı da ne oldu? Yol yaptık;Hava alanları yaptık..Köprü yaptık..Tamamda şimdi sormak istiyorum..

Bunlardan hangisi üretime yönelik yatırımlardır?

İnsanlar yollarda yürüyerek mi karınlarını doyuracaklar?

Asfalt mı yiyecek milyonlarca yoksulluk sınırı altında yaşayanlar?

Resmi rakamlara göre dört milyon insan işsiz..Her dört gencimizden birisi işsiz..İşsizlik oranı yüzde yirmiler düzeyinde ..Hala milyonlarca insan asgari ücretli çalışıyor..Bu gün asgari ücretle dört kişilik bir ailenin insan gibi yaşaması mümkün değildir..Asgari ücretle çalışmak demek ,aç kalmak demektir..Bu duruma devleti yönetenler seyirci kalamazlar..

Toprakla hayatını devam ettiren çiftçiler,köylüler acaba hayatlarından memnun mu? Hayır..

Esnaflık yapanlar hayatlarından memnun mu? Hayır..

Yıllarca alın teri dökerek çalışan kamu ve özel sektörden emekli olan milyonlar ,hayatlarından memnun mu? Hayır..

Uzun yıllar göz nuru akıtarak üniversite mezunu olan ve iş arayan yüz binlerce genç hayatlarından memnun mu? Hayır...

Sanayici;üretim yapan üreticiler hayatlarından memnun mu? Hayır...

Eğitimciler;diğer kamu çalışanları hayatlarından memnun mu?

Hayır...

Gazeteciler;kültür ve sanat ile topluma hizmet edenler ,hayatlarından memnun mu? Hayır..

Türk Milleti,devletimizi yönetenlerden memnun mu? En azından yüz de elli memnun değil..Memnun olanlarının da memnuniyetleri akılcı değil..

Son sorum;Türk Milleti siyasetçilerden memnun mu?

HAYIR....

O hal de hep birlikte bir çağrı yapmalıyız..

Devletimizi yönetenleri görevlerini adil,adaletli ve hukuk içinde kalarak yapmaya davet ediyoruz..Bütün bu olumsuzluklar en aza indirilmezse Millet olarak çok büyük sıkıntılar çekeriz..Allah korusun ,devletimizi yaşatmakta da zorlanırız...