Milliyetçi-Ülkücü düşünce hareketinin en eksik olduğu konu maalesef “”demokrasi'dir...Özellikle Bir Kasım Genel Seçimlerinden sonra en çok sıkıntı çekilen konu yine demokrasi olmuştur...Ülkücü düşünce ve Bu düşüncenin siyasi temsilcisi olan Mhp'de son aylarda yaşanılan açmazların başında ,mhp'yi yönetenlerin hem  dem okrasi konusunda hem de ülkücülük noktasında samimi olmamalarıdır...

Halbuki;demokratik milliyetçilik milli bütünleşme ülkümüzdür..Bu ülkü Milleti bir bütün olarak kucaklar..Bu ülküde bazı ideolojilerde olduğu gibi sınıflar yoktur...Millet bir bütün olarak kabul edilir...

Demokratik Milliyetçilikte çağı geçmiş,modern sosyal ilimlere aykırı,sosyalist ya da kapitalist sınıf veya zümre sınıfı teorisi yoktur..İşçi sınıfının partisi.sermayenin patronu,emekçilerin sınıf hakimiyeti sloganına sığınıp Türk Milleti'nin tamamı üzerinden diktatörlük kurmak isteyen isteyenlere de demokratik Milliyetçilik anlayışında yer yoktur...

Maalesef son yıllarda en çok istismar edilen bir diğer konu da “”Mübarek inanç “” SİSTEMİMİZDİR..Din pazarlamacıları Türk Siyasi Hayatının en önünde yer almaya başlamışlardır..Bunların tükenmez tek sermayeleri var o da Dinimizin pazarlanmasıdır..Din sermayesi o kadar çok kıymete sahip ki sıkışan sağ siyasetçilerin kurtuluş reçetesi “”DİN EMLAKÇILIĞI'dır...Ne söylemek istediğimi anlamak için son 15 yılda yaşadıklarımıza bakmak yeterlidir..Bu anlayışın faturasını çok pahalı bir şekilde “”15 TEMMUZ  CUMA GECESİ”” millet olarak birlikte ödedik..Allah Yüce Türk Milleti'ni korudu..Bu dış kaynaklı,içten beslemelere Milletimizin sağ duyusu izin vermedi...

Ülkücü hareket siyasi partisi olan MHP 'yi yönetenler zaman zaman şu sözleri söylerler..””DEMOKRASİ ile MİLLİYETÇİLİK İKİZ kardeştir..”” söylemde doğru bir ifade..Ne yazık ki uygulamada görmüyoruz..Özellikle Ülkücü Düşünce  Siyaset insanımıza Mhp Genel Merkezi Yöneticilerinin bakışları asla demokrasiyle ve Milliyetçilik ile bağdaşmıyor...

Demokratik-milliyetçilik kavramı sınıflar toplum yerine .Millet mülkiyetini savunan bir düşünce sistemidir..Türk  Milleti birlikte mülkiyete sahip olduğu zaman ,iktisadi,Milli,Kültürel kararların alınmasına eşit şekilde katılma imkanı bulur..Düşünceleri özgürce söyleme hakkına sahip olur...

Demokratik Milliyetçiliğimiz aynı zamanda “”MİLLİ DEMOKRASİ ÜLKÜSÜ'ne dayanır...

Demokrasi en dar anlamda millet hakimiyeti demektir...

Demokrasi ; Milletin siyasi ve ekonomik yönetime katılması ,siyasi ve ekonomik egemenliğin millete ait olmasıdır...

Demokratik -Milliyetçilik ise bu düşünceye sahip kişilerin yani Ülkücülerin siyasi ve ekonomik kararların alınmasında eşit söz sahibi olma hakkıdır...

Şimdi soruyorum...MHP'yi yönetenlerin hangi konuda ülkücülere eşit söz hakkı tanımışlardır?

MHP'nin mevcut delegelerinin büyük çoğunluğu “”OLAĞAN ÜSTÜ GENEL KURUL”” yapılmasını demokrasiye ve hukuk devleti ilkelerine uygun bir şekilde arzu etmelerine rağmen kurultayın yapılması ayak oyunlarıyla engellenmiştir..Bu engelleme hala devam ediyor..Ülkücü İradeye saygı yok olmuştur..DEMOKRATİK-MİLLİYETÇİLİK Ülkücü hareketin mevcut yöneticileri tarafından yok sayılmıştır..Bu anlayış Türk -İslam Ülkücü düşünce sisteminden yana olanlar arasında büyük bir iç çekişmeye hatta kavgaya neden olmuştur..Ülkücüler arasına bilerek nifak tohumları ekilmiştir..Saygı ve sevgi kurallara rafa kaldırılmıştır...

Ülkücü Hareketin mevcut Yöneticileri düşüncesini söyleyen herkese “”HAİN””damgasını vurmaktan uzak durmamışlardır..İlk yapılan iş ise düşüncelerini söyleyen ,yazan,konuşan parti yöneticisi,millet vekili ya da parti üyesi kim varsa MHP 'den ihraç etme işlemini başlatmak olmuştur..Neredeyse MHP'ye oy veren vatandaşlarımızın tamamı “”OHAL YASASINDAN “”yararlanarak TÜRK VATANDAŞLIĞINDAN çıkarmak için mevcut iktidar ile sarmaş dolaş olma zihniyetine ulaşmışlardır...

Ancak herkes bilsin ki Ülkücü Hareket esas sahipleri toprağın kara bağrında yatan ÜLKÜCÜ TÜRK MİLLİYETÇİLERİDİR...

Milli ve Manevi değerlerimizi yaşamak ve yaşatmak için her türlü zorluğa,zorbalığa,anti demokratik yol ve yöntemlere karşı duran Milyonlarca Ülkücü var..Milliyetçi Hareket ;bütün davranışlarında ,her türlü hareket ve düşüncelerinde bir tek gerçeği,bir tek ülküyü esas alır..Bu değer,Türk Milletini karşılıksız sevme hastalığı olan Türk-islam Ülküsüne inanmaktır..Bu inanç sahip hiç bir ülkücü davasına ihanet etmez..Ölümüne Türk-islam ülksüne sahip çıkar..Ülkücü düşünce hareketine ihanet edenleri de asla afftetmez...

Zamanı geldiğinde DEMOKRATİK-MİLLİYETÇİLİĞİNİN gereğini her ülkücü yapar ve yapacaktır...