tonyahaber @ hotmail.com

“Birlik ve beraberliğe en çok muhtaç olduğumuz…” diye başlayan cümleler var ya!…

Hiç sevmem... İnandırıcı değil…

Bugünlerde de sıkça kullanılıyor.

Birlik olalım, ama benim dediklerim olsun.

15 Temmuz’da darbe girişimi oldu. Türkiye, olağanüstü günler yaşıyor. Bu gidişle yaşamaya da devam edecek.

FETÖ’nün şakirtleri/ABD’nin “bizim çocuklar” dediği vatan hainleri başarılı olsaydı, Türkiye kan gölüne dönecekti.

Türkiye direkten döndü.

Döndü mü?...

Herkes, darbeyi Pennsylvania’daki sümüklünün yaptığını söylüyor. Feto’nun gücü abartıldıkça abartılıyor.

Bırakın beyler, bırakın!...

Darbe girişimi Feto’nun becereceği/başaracağı iş değil. O, sadece piyon…

Dünyayı doğru okumasını bilenler görür: 15 Temmuz’un benzerleri özellikle Latin Amerika ülkelerinde uygulandı. Çoğunda da başarılı oldu.

Şili, Kolombiya, Venezuella, Panama, Honduras…

Daha sayayım mı?

Kim yaptı bu ülkelerdeki darbeleri?

ABD.

15 Temmuz’un mimarı kim?

ABD… ABD’nin çekiç gücü NATO…

15 Temmuz, öncelikle Türkiye’deki rejime ve orduya karşı yapıldı.

Darbe başarısız oldu, önlendi. Belki de başarısızlık üzerine kuruldu.

Ya sonuçları?

Sonuçlarını adım adım, gün gün… görüyoruz, göreceğiz.

NATO’nun ikinci büyük ordusu, Ortadoğu’nun en büyük ordusu ne halde şimdi?

Subay yetiştiren okulları kapatılmış, tepesindeki adamlar tutsak edilmiş…

ABD’nin isteği oldu mu?

Oldu…

Darbe gecesi halk sokağa döküldü, darbeye göğüs gerdi. Ödülü de hak etti.

Verildi mi?

Verildi… OHAL!...

Darbeye karşı çıkan halkı ödüllendirmek istiyorsanız, daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok insan hakları verirsiniz.

Feto’nun benzeri, öteki cemaatlerin iştahı kabarmış görünüyor. Bunlar için ne düşünüyorsunuz?...

Düşünülecek o kadar çok konu var ki…

Birlikte düşünelim:

Darbenin askeri ayağı ortada. Yargı ayağı sapır sapır dökülüyor. Emniyet ayağı, sivil bürokrasi, işadamları… vs.

Peki, darbenin siyasi ayağı yok mu? Bu darbemsi şey topal mı doğdu anasından?

16 Temmuz günü haber sitelerinde yer alan 400 kişilik görevlendirme listesi var da, darbecilerin cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar kurulu üyelerinin listesi yok mu?

Böyle bir liste var da gizleniyor mu?

Liste açıklanırsa birilerine mi dokunur yoksa?

Eski/yeni milletvekili, eski/yeni bakan, devletin başındaki yöneticiler, “kandırıldık”, “Allah ve millet affetsin”, “üç harfliler” diyerek, geçmişte yaptıklarını kapatmış mı olacaklar?

Feto’ya yıllardan beri yardım ve yataklık edenler, yurtdışında okul açması için destek verenler, büyükelçilere genelge gönderenler, halkın arsalarını cemaate peşkeş çekenler, “Türkçe Olimpiyatları”na devletin arabaları ile koşanlar, yaptıklarının hesabını vermeyecek mi?

Kim olursa olsun, Feto’nun elini öpenler, Feto ile el ele, omuz omuza, yandaş, candaş olanlar bedelini ödemeli.

F tipi örgütlenme uyarıları yapılırken gözü kör, kulağı sağır olanlar, fırsatı ganimet bilip ülkeyi nereye götürüyor?

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adım adım uygulanıyor. Türkiye, yeni bir Irak, yeni bir Suriye olma yolunda. Ülke elden gidiyor.

Anadolu’nun toprakları bitektir, verimlidir. Arpa, buğday, domates yetişir. Çok iyi de hıyar yetişir bu topraklarda. Başka bir toprak yoktur ki, bu kadar vatan hani yetiştirsin!...

On dört yıldan beri Türkiye kötü yönetildi. 15 Temmuz’dan sonra atılan her adım, yeni bir bataklığa doğru yol alıyor.

Çıkış yolu bu değil… Ülkeyi yeniden düzlüğe çıkarmanın yolu, laik-demokratik sistemden geçer.

“Arap Baharı”, Anadolu Baharı’na döndü. Siyasal İslam, duvara tosladı. Yeni Osmanlıcılık hayalleri suya düştü. İhalelerin efendileri, “milletin a…na” sövenler kendilerini kurtarma uğraşında.

Bir yandan da timsah gözyaşları, sahte Atatürkçüler!...

Sahte, Atatürk ve demokrasi söylemleri, ancak söyleyenleri kandırır. Gerici, piyasacı, devleti ortadan kaldıran anlayışla gelinecek yer, tam da Türkiye’nin bulunduğu yerdir.

Bu fotoğraftan demokrasi çıkmaz. Bu fotoğraf laikliğe karşıdır.

Laiklik ve Cumhuriyetin değerleri konusunda duyarlı siyasetçiler, sendikalar, meslek kuruluşları, aydınlar, yurtseverler!...

“Biz de kandırıldık” dememek için görev başına!…