Covid-19…

Covid-19 pandemisi diyenler var.

Bize ne pandemi kelimesinden, biz Türkçesini kullanacağız deyip

Covid-19 salgını diyenler var.

Bu, Allah’ın bizlere bir imtihanıdır diyenler var.

Ne alaka, bir virüs, bir salgındır, siz de her şeyi dinle irtibatlandırıyorsunuz diyenler var.

Bu süreçte Allah’a şükredenler var, şükrün ne olduğunun farkında olmayanlar da var.

Bu iş küresel sermayenin dünyayı dize getirmek için bir oyunudur diyenler var.

Bu virüsün bir laboratuvardan üretilip dünyaya salındığını, dolayısıyla bir laboratuvar ürünü olduğunu söyleyenler var.

Yok canım, ne laboratuvar ürünü, bildiğimiz sars, mers, kuş gribi, domuz gribi gibi bu da virüs ailesinin bir başka üyesi diyenler de var.

Ülkemizde bu virüs 2020 yılının Mart ayında ortaya çıktı. O zaman tıp doktorlarımız yazın bu virüs sıcağa dayanamaz, ölür gider demiştiler.

Sonra ise yahu, bu da pek dayanıklıymış, bizim tahmin ettiğimizden daha da güçlüymüş diyenler var.

İnsanlar isyan etmesinler diye evlere kapatıldıklarını söyleyenler var.

En güvenli yerin ev olduğunu söyleyenler var.

Önce ne maskesi, maske takmaya gerek yoktur diyenler var.

Şimdi olur mu, maske kesinlikle takılmalı, maskeyi artık hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz diyen de var.

Maskeler son derece güvenilir ve sizi salgından çok yüksek oranda korur diyenler var.

Yapılan bir çalışmada maskelerin bir kısmının hiç de koruyucu olmadığını söyleyenler var.

Çift maske kullanmalıyız diyenler de var.

Bu konuda dolu dolu olup bilgisini her akşam kanal bu kanal gezip dolaşarak halkı aydınlattığını düşünen hocalar var.