Belleğimde bir öykü var. Sizlerle paylaşmak isterim. 
Türkiye Gazeteciler Cemiyetimizin günlük yayın organı  "Bizim GAZETE" bugünkü (9.06.2018) sayısıyla yayınına son verdi. Okurlarına veda etti.
Tarifsiz acı duydum. Kalbim sızılandı.
İstanbul'dan uzakta bir deniz kıyısı kasabasında oturunca basın mesleği ile ilgili gelişmeleri  anında izleme olanağınız şansa kalıyor.
"Bizim GAZETE" ile tanışmam da  öyle oldu. 
Sevgili Başkanımız Rahmetli Nail Güreli'nin yayın dünyasına kazandırdığı bu gazete (10 Haziran 1995)  ilk çıkışında Türkiye dağıtımı yapılıyordu. Gazetecim bir sabah her yeni gazeteyle ilgilendiğimi bildiği için "- Hocam, yeni bir gazete çıktı. Size ayırdım" dedi ve diğer okuduğum gazetelerle  "Bizim GAZETE"yi de verdi.
Öyle cicili-bicili, makyajlı, abartılı başlıklı bir gazete değildi. 
İlkin, ne yalan söyleyeyim; "- Yazık, bu da tutmaz"  dedim içimden. Ama gazeteyi inceleyip okuyunca ve arka sayfasının sadece sanat haberlerine ayrıldığına görünce içime bir ılık heyecan düştü. 
Demek ki, bu gazete sanatı önemsiyor, yönetiminde sanatçılar var, diye düşündüm. Sonra gazetenin künyesine bakınca daha da heyecanlandım. 
"Bizim GAZETE"nin, ülkemizin en önemli sivil toplum örgütlerinden TGC'nin günlük yayın organı olduğunu gördüm.
Mutluluktan uçasım geldi içimden. Üyesi olduğum TGC günlük gazete çıkarıyordu.
Düşündüm, "Bizim GAZETE"ye nasıl yararlı olurum diye... Sanat yönetmeni sanatçı Rahmetli Ergun Köknar'a telefon açtım. Kendimi tanıttım. Amacımı söyledim. "- Ben de bu sayfaya karikatür çizecek birilerini düşünüyordum. Diğer sayfalarda Raşit Yakalı ve  Zeki Beyner var. Haftada iki gün çizer misin?" dedi. Çizmez miyim...
Benimkisi uzaktan uzaya sevdalık... 
Karikatürlerimi faksla gönderiyorum.
Sonraları birinci sayfaya çizen Zeki Beyner Rahmete kavuştu. Sevgili Ergün Köknar da ebediyete yolcu oldu. Sevgili çizer arkadaşım Raşit Yakalı birinci sayfaya terfih etti, ben onun yerine 3. Sayfaya. 
Yıllar su gibi akıp gitti. Sevgili arkadaşım Raşit Yakalı da ayrılınca "birinci" sayfanın karikatür nöbetini devraldım.
Kaç yıl oldu hesaplamadım. Çünkü, böylesi yerlerde, böylesi hesaplamalar hep "Ne zaman bu işten kurtulacağım" kafa sorusundan kaynaklanır. Sevginin, saygının, güler yüzlü, aydın arkadaşlarımın ortamıydı  "Bizim GAZETE."
Sanırım  20 yıl doldu.
Uzaktan-uzağa da olsa "Bizim GAZETE"de  çok güzel insanlarla tanıştım, dostluklar kurdum.
İstanbul'a  her gidişimde Cağaloğlu'nda önce "Bizim Gazete"deki arkadaşlarıma uğrar, özlediğim gazete havasını solur, çalışma ortamında eski günlerimin dinçliğine dönerdim.
Çok üzüldüm.
Bir kanadı kırık kuş gibiyim.