tonyahaber @ hotmail.com

İlk düğme yanlış iliklenince…

Gerisi de yanlış gelir.

Virüs salgını, her alanda olduğu gibi eğitimi de ters köşe yaptı.

Geçen yılın bahar aylarında önce açık tutuldu okullar. Sonra apar topar eğitim öğretime ara verildi.

EBA üzerinden, televizyonlardan “uzaktan eğitim” adıyla bir ucube ile tanıştık.

Şöyle olacak, böyle olacak derken yaz gelip geçti.

Eylül’de başlayacağız dediler.

Okul öncesi ile başlanacak…

Birinci sınıflarla başlanacak…

Hiç başlanmayacak…

“Uzaktan eğitim” uygulanacak…

Talim Terbiye Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığının kalbidir.

Bakan Selçuk da bu kurulun başkanlığında bulundu.

Eğitimin öğretimin ne olduğunu bilir, bilmeli…

Eğitimin uzaktan olmayacağını, uzaktan olsa olsa öğretim olabileceğini bilmeli.

Ama Bakan’ın ağzından çıkan bu ucube kavram toplumda yer etti.

Eğitim öğretimin içindeki öğretmenlerimizden de bir tepki gelmedi “uzaktan eğitim” kavramına…

Tuz kokar…

O zaman da balık kokmaz, çürür…

İşte, kokmuş tuzla, çürümüş balıkla pişirilen çorba servis edilme zamanı.

Çocuklar karne aldı…

Ne karnesi?...

Eğitim(!) sanal olunca, karnesi de dijital olur.

E-okulda eğitim öğretim yaparsanız, karneniz de e-karne olur.

Okulculuk oynar, kendinizi kandırırsınız.

***

Karne öncesi not verme yöntemini biraz inceleme fırsatım oldu.

Evlere şenlik!...

Öğretmen, soruyor okul müdürüne:

-Ben, hiç ders vermedim, notları neye göre vereceğim?

-Hocam, mutlaka not vereceksiniz.

-Öyleyse 60-70 dolayında not vereyim.

-Olmaz, 90-95-100 verin!...

Oh ne âlâ!...

Sevgili müdür!

Kendinizi mi kandırıyorsunuz, yukarıdakileri mi, öğrencileri mi, velileri mi?...

Bakan da birini kandırıyor ama bir türlü anlayamadım.

Milyonlarca öğrencinin internet erişimi yok, bilgisayarı, tableti yok.

Uzaktan da olsa ders işleyememiş…

Hangi dersten, hangi soruyla, hangi notu vermişsiniz?

***

Sosyal medyada insanlar paylaşıyor.

Çocuğunun dijital karnesi…

Bütün dersler “ÇOK İYİ”…

Tebrikler!...

Beden Eğitimi de, Müzik de ÇOK İYİ…

İyi sınavlar!...

Başka ne diyelim…