Dünya üzerinde ülkemizin bulunduğu coğrafya çok tehlikeli, çok karışık ve çok stresli bir coğrafya.

Bütün kirli çıkar ilişkilerinin döndüğü bir coğrafya.

Hani, halk arasında bizlere yanlış yapıldığı zaman ‘Bu dünya menfaat dünyası’ deriz ya!

Güçlü olan dünya ülkelerinin de çıkarları bizim coğrafyamızda kesiştiği, çakıştığı için bölgemiz ateşten bir gömlek haline dönüşüyor tarihin çoğu dönemlerinde.

Zengin petrol yatakları bizim coğrafyamızda.

Zengin doğalgaz yatakları bizim coğrafyamızda.

Zengin su havzaları bizim coğrafyamızda.

Zengin yeraltı ve yerüstü kaynakları bizim coğrafyamızda.

632 yıl dünyaya hükmetmiş, üç kıtaya kök salmış bir imparatorluğun küllerinden Türkiye Cumhuriyetini kuran imparatorluğun torunları bu coğrafyada.

Kendisini dünyanın jandarması olarak gören leş kargaları bu coğrafyada.

Kargadan başka kuş tanımam diyen ve kendisini bölgemizin asli hak sahibi olarak gören devletler bu coğrafyada.

Dünyanın akbabaları bu coğrafyada.

Medeniyetler ittifakı laf-ı güzafı bu coğrafyada.

Ilımlı İslam söylemi safsatası bu coğrafyada.

Bu coğrafyayı geçmişte iliğine kadar sömürüp insanların kanını emen ve onları açlığa, susuzluğa, sefalete sevk edenler bu coğrafyada.

Üç hak dini yaşayanlar bu coğrafyada.

Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin kutsalları bu coğrafyada.

Dünya ticaretinin kalbi, beyni, merkezi bu coğrafyada.

Ticaret yollarının geçiş güzergâhı bu coğrafyada.

Aydınlık sembolü ve medeniyetlerin beşiği uygarlıkların ev sahipliğinin merkezi yeri bu coğrafyada.

Yüzbinlerce insanın katledildiği ve tarih boyunca oluk oluk kanın akıtıldığı yerler bu coğrafyada.

Bolluklar kıtlıklar, açlıklar susuzluklar, adalet, eşitlik, adaletsizlik eşitsizlik, demokrasi krallık… vs. hepsi bu coğrafyada.

Bizim coğrafyamız da ne coğrafyaymış be!