Adım adım Avrupa’dan, Kuzey Afrika’dan, Ortadoğu’dan kovulan, öldürülen, insan yenine konulmayan, Anadolu’da tutunmaya ve yeniden var olmaya çalışan bir ulusun çektiği acılar, çıkmazlar, yenilgiler ve kurtuluşa, aydınlığa, güneşe uzanan yollardır CHP. Ne zaman ki CHP “yenilik ve değişim” adına bu “yollardan” ayrıldı, Türkiye’yi ABD’nin yanına bıraktı, işte o zaman Türkiye şirazesinden çıktı, ekseni kaydı, emperyalizme düşmanlığını terk etti: Turuman Doktirini, Marşal Yardımı geldi, ABD dost girdi, düşman oldu.

“Elin oğlu” bilim araştırmaları, akıl, düşünce, teknolojiler yaratma peşinde koşarken, Osmanlı I. ve II. Viyana kuşatmalarıyla hem yenilginin, hem çöküşün, hem de “Tanrı’nın düzenini egemen kılma hayallerinin” gerçekleşemeyeceğinin hüsranını yaşamaya başladı. Akıl yoksa, bilgi yoksa, beceri, ilerleme yoksa, başarı da yoktu ve bu işler, duayla, hatimle, mevlitle yürümüyordu.

“Gavur padişah” denmesini göze alarak, orduda değişimi, dönüşümü engellemeye çalışan kimi medrese ulemaları ve tekke-tarikat şeyhlerinin “kellesini vurması”, savaşta Ruslara casusluk yaptıkları kanıtlanan Patrik ve iki papazı Patrikhanenin giriş kapısına astırması II. Mahmut’u istenmeyen padişah yapmıştı. Bu tekke-tarikatlar ki, Osmanlı’nın son zamanlarında gemi azıya alarak İngilizlerle işbirliğine girmişti. Halkı miskinliğe alıştırmaları, akla, bilime düşman etmeye çalışmaları, dini sömürmeleri nedeniyle Cumhuriyet döneminde kapatılmışlardı. Bu yüzden CHP, ülkenin çıkarları, aklı, bilgisi, becerisi, sanayicisi ve devrimcisi oluşuyla da Türkiye’nin “II. Mahmut’udur.”

CHP, 1789 Fıransız İhtilaliyle gelen “hürriyet, adalet, eşitlik, kardeşlik, yurttaşlık haklarıdır.” Ortaçağ karanlığını aydınlatan Rönesans’tır, Reform’dur. İlkelliği, geriliği, açlığı, salgın hastalıkları yenen, aydınlanmayı sağlayan akıldır, bilimdir, teknolojidir, sanayidir, devrimdir, Hümanizmdir, Laisizmdir. İnsanlara dil, din, ırk, mezhep ayrımı gözetmeden eşit uzaklıktadır. Savaşın, ölümün ve öldürmenin karşıtıdır; barıştır, kardeşliktir, sevgidir. Varoluşuna kastedenler için de kaçınılmaz savaştır.

CHP anti-emperyalizmdir. Osmanlı’nın kimi zaman “bahşettiği”, kimi zaman da verdiği, ulusu haraca kesen kapitülasyonların düşmanı, yok edenidir. Ulusların haklarına saldıranlarla yılmadan, bıkmadan, usanmadan savaşmaktır. CHP yılmamak, karşı koymak, direnmektir.

CHP 93 Harbi, Balkan Bozgunu, Tırablusgarp, Kut-ül Emare, Sarıkamış, Çanakkale savaşları Ayastefanos Antlaşması, Mondros Mütarekesi, Sevr yıkımı, Kurtuluş Savaşı ve Lozan’dır. Bu yüzden CHP bağımsızlıktır, özgürlüktür, insanca yaşamaktır; vurgunsuz, soygunsuz, hırsızsız, yalansız bir Türkiye, bir dünya yaratmaktır, ulusun haklarını kadar korumaktır.

CHP Cumhuriyettir, ekmektir, yol, su, elektirik, fabrikadır; CHP Atatürk’tür; köprüdür, barajdır, sorunları çözmektir, üretmektir, para yaratmaktır. CHP eğitim, öğretim, okuldur, üniversitedir; halkı yetiştirmek, çağdaş kılmaktır. CHP Seka’dır, kağıttır, kitaptır, okumaktır, yazmaktır; insanlık kültürünü özümsemek, çağdaş ulus olmaktır. CHP halkın evi, sineması, tiyatrosu, müziği, sanatıdır; evrenle, dünyayla, insanla, insanlıkla buluşup kaynaşmaktır.

CHP aklın, bilimin ve Atatürk’ün yoludur. CHP, tarihtir, bilgidir, düşüncedir, felsefedir.

CHP birtakım disiplinler ya da birileri için susmak, örtmek değildir; özgürlüklerden korkmamaktır, sürekli bilgi, sürekli çözümler üretmektir. Türkiye’ye sahip çıkmak, satılanları geri almak, sosyal hukuk devletini yeniden kurmak, yapılandırmak, yeni binli yıllara milletiyle, devletiyle birlikte hazırlanmaktır.

Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalın…