“…CHP’nin en büyük gücü örgütsel yapısıdır… Hep birlikte ahenkli, düzenli bir işbirliği ile çalışan bu örgütler, seçimlerde çok iyi bir sonuç yakalayabilir.

Yöneticilik; sabır, hoşgörü, anlayış, tahammül, düzenlilik, disiplin, iyi ilişkiler, deneyim, bilgi, donanım ve hitabet ister… Parti yönetimi her zaman kucaklayıcı olmalı, işleri zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcı olmalıdır… Topla adaylarını, kadrolarını ne yapacağınıza hep birlikte karar verin. Nasıl örgütlenecekseniz, nasıl propaganda yapacaksanız konuşarak, tartışarak hep birlikte oluşturun ve sonra uygulayın. İlçelere gelin, köylere gidin. Onlar da sizi bekler. Zaman iyi ve yararlı kullanılmalı.

Bu büyük bir uğraştır. Bu sadece bir vekillik uğraşı değil, ülkeyi saran gerici güçlere karşı, gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde olanlara, içerideki ve dışarıdaki işbirlikçilere karşı yeniden bir kuvva-yı milliye hareketidir. Herkes bilsin ki bu tarlada izi olmayanın sofrada da yeri olmayacaktır. Zonguldak’taki ve ilçelerdeki partililerimiz bu mücadelede seve seve yer alacaklardır...”(15.04.2015-Halkın Sesi)

*****

“…CHP önce kendini toplamalıdır... CHP önündeki süreci iyi değerlendirerek, yeniden partiiçi çalışma grupları, eğitim grupları, oluşturabilir. Kadın kolları sürekli aktif halde olabilir, gençlik kolları çalışmaları ilkeli ve düzenli hale getirilebilir. Mahalle ve sokak esasına dayalı örgütlenmeleri oluşturabilir. Demokratik kitle örgütleriyle kopuk ilişkilerini yeniden kurabilir. Bilgi alış-verişi yapabilir.

CHP; eğitimli kadrolarıyla düzenli, hoşgörülü, iğneyle kuyu kazar gibi sabırlı çalışmalarıyla, yerelin sorunlarıyla genel merkez politikalarını birleştirerek ve mutlaka yumuşak inandırıcı bir dille halka anlatabilir. Güçlü bir CHP’nin varlığı Zonguldak’ın sigortası olacaktır.” (30.12.2015-Halkın Sesi)

*****

Yeni Anayasa çalışmaları ve iktidar partisinin “Başkanlık” inadı, bir “referanduma”, ardından bir “erken seçime” de zemin hazırlayabilir. İktidar sözcüleri bu durumu da telaffuz etmeğe başladılar. İktidarın kanadı altındaki MHP’nin tutumu, gözlemcilere göre “erimesi”ne yol açarken, “HDP oylarının da tutuklamalarla dağılacağı” hesabıyla, sandığa giden her durum, AKP ve CHP’nin karşıkarşıya gelmesine yol açacaktır.

Görünen köy bu olunca gözler haliyle CHP’ye çevriliyor.

Pekala CHP ne yapıyor?

Yakınlarda her ilçede “Danışma Toplantıları” düzenleyen CHP bize göre acilen kendini toplarlamak, örgütüne ve aynı zamanda demokratik kitle örgütlerine ve her kesimden halkımıza dört elle sarılmak durumundadır. Ne yazık ki Danışma toplantılarının “yaptık oldu” anlayışıyla “yasak savma” kabilinde geçtiği basındaki çeşitli yorumlarda dile getirilmiştir. Ne yazık ki … “dedim-dedi”ye ayrılan süre, belde, ilçe, il ile ilgili sorunların, halkımızın belediyelerle ilgili olanlar dahil çeşitli sorunlarının dertlerinin irdelenmesine; iktidarın hukuksuz ve adaletsiz uygulamalarının eleştirilmesine zaman bırakamamıştır.

*****

Ülkemiz insanının; her gün tüm televizyon ve gazetelerde izlettirilen “nurlu nutuklar”la ve

“bitmez tükenmez vaadler”le başı döndürülmektedir. Dayanma gücü eriyen halkımızın da “Ne olursa olsun” havasına girdiği, “Biz ne yapalım!” anlayışına sürüklendiği gözlemleniyor. Bu ülkemizin geleceği için çok tehlikeli, halkımızın hak arama ve karşı devrime direnme gücünü yıpratan bir durumdur.

Elbette iktidar uzun yıllar içinde çok iyi örgütlenmiş durumdadır. Meclis çoğunluğu ellerindedir. Yargı, yasama, yürütme onlardadır. Ordu, Polis güçleri denetiminde ve yönetimindedir. Yazılı ve görsel basının büyük bir bölümü borazanlıklarını yapmaktadır. Bakanlık ve Devlet kadroları iktidar partisine yakın kişilerle doldurulmaktadır. Neden “bu kadar rahat” olduklarına gelince, onlara göre “meydan iktidarın”dır. Karşılarında “güçlü bir muhalefet yok”tur. Bu durumda halkımız üzerinde, din ve inanış dahil her türlü etkileme aracıyla körü körüne bir iktidar bağlılığı ve hayranlığı yaratılmıştır.

*****

Bu günlerde ülkemizde bir “utanç yasası” tartışılıyor. Yolsuzlukların, ihraçların, eğitimdeki gerici gidişin, ekonomik durumun, hayat pahalılığının, enflasyonun çözümleri tartışılacakken; küçük yaştaki çocuklara tecavüzcüleri affeden, yeni tecavüzlerin önünü açan bir “toplumsal rezillik” yasası gündemdeki yerini koruyor.

Toplumsal düzenimizi, aile kurumunu, özellikle kız ve erkek çocuklarımızı tehlikeye atan bu yasa, ülkemiz için bir “yüzkarası yasası” olarak anılacaktır. Dünya ülkeleri küçük yaşta, savunmasız, eğitim çağındaki çocuklarını yasalarla güvence altına alırken, biz ise onların hayatlarını karartanlara af denilecek bir yasal düzenlemeye gidiyoruz. Bu bir “utanç yasası”dır. Her kim ki bu yasaya evet derse, adı “sübyancı” diye anılacaktır. Çocuklarına da bu kötü , utanmazlık sicili miras olarak kalacaktır.

*****

Ey CHP! Toplumsal düzenimizi, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletini korumak , laik cumhuriyet yerine, bir İslam cumhuriyeti kurulmasını engellemek için, hem kendini diri tutmak, hem de toplumun her kesimini örgütlemek, toplumsal bir güç haline getirmek durumunda olunduğu bir gerçektir. CHP yeniden “umut olmak”, halkla birlikte, “halk için bir güç” olduğunu göstermek durumundadır. O nedenle kollarınızı açmalı, öncelikle demokratik kitle örgütleriyle ve toplumun her kesimiyle güçlü ve sağlam ilişkiler kurulmalıdır. Partili belediye başkanlarının görüş ve önerileri alınmalı, parti kadrolarını, kadın ve gençlik kollarını yeniden, yeni bir anlayışla, yeni bir söylemle, genel ve toplumsal konularda toplumla basit, sade ve anlaşılır bir dille iletişim kurulması yolları aranmalıdır. CHP’den beklenen budur.

Ey CHP! Anayasamızın 2. maddesinde “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” hükmü bulunan “laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti” olan “Türkiye Cumhuriyeti ve parlamenter sistem” tehlikeye girme durumundadır. Toplum olarak o korkulan demokrasi ve özgürlüklerin askıya alındığı hukuksuzluk, adaletsizlik, yasadışılık, haksızlık, baskı ve zulüm üreten gayya kuyusuna düşebiliriz. “Yeni CHP” anlayışı ile değil, “kuruluş felsefesi” doğrultusunda kendini yenilemiş, sağlam örgütlenmiş bir CHP’nin hem yerelde, hem genelde çok daha iyi sonuçlar alacağı muhakkaktır.