CHP’li eski merkez ilçe yöneticilerinin basında ve sosyal medyada yer alan “güçbirliği” çağrıları inanıyorum ki CHP’den umudunu kesmiyen, ülkemizin esenliğini isteyen hemen herkesi derinden etkilemiştir, heyecanlandırmıştır. Yerinde ve zamanındadır.

“Bu çağrı sadece CHP örgütlerinde görev almış eski ve yeni yöneticilere değil, Cumhuriyet rejimini savunan, çocuklarımızın geleceği için kaygılanan tüm Zonguldaklılaradır.”

Böyle bir birliktelik ve çağrı için önce değerli sanatkarımız Nazmi Özden ve eski yöneticilerimiz Mahmut Altıntaş, Ertuğrul Koltuk, İlker Özübek, Tarık Coşkun, Cemal Şahin ve Ebru Uzun kutlanmalıdır. Toplantıya özürleri nedeniyle katılamayan Hüsnü Hazır ve Murat Pulat’ın da güç ve destek vermesi önemli sayılmalıdır.

*****

Özenle hazırlandığı görülen çağrı metninde şu cümlelerin altını kalın çizgilerle çizmek gerek.

“Geçtiğimiz günlerde yapılan Danışma Kurullarında yaşanan olumsuz tablo üzerine, il ve ilçede yönetimlerindeki fikir ayrılıkları tam da yerel seçimler öncesinde partimize gönül veren halkımızı derinden yaralamaktadır. Siyasi ikballeri uğruna parti içi yarışı kavgaya dönüştürmek isteyen her kim olursa olsun müsaade etmeyeceğimizin önemle altını çiziyoruz"

Bu cümleye içtenlikle katılıyorum. Tespit doğrudur, anlamlıdır. Kimi kafalar diyecektir ki, “Efendim biz bunları tanıyoruz, onlar geçmişte falancalarla birlikte idiler, onlara zemin hazırlıyacaklardır”

Bu konudaki soru şu olmalıdır; “Falancalar” dedikleriniz başka partiden mi idi? Aklınıza gelenlerin hepsi de bu partide politika yapmışlar, seçimlere girmişler, seçilmişler, çeşitli görevleri üstlenmişlerdir.

Bu kişilere şunu söylemek de gereklidir; saatlerinizi yeniden ayarlamanız gerekiyor. Bu güne gelmeniz, ülkemizin bu günkü koşullarında CHP’li olan, CHP’ye gönül ve destek veren hiçbir kişiyi dışlama, iteleme hakkı olmadığı gerçeğini kabullenmeniz gerekli oluyor.

Ayrıca çağrıyı yapanların “falancalarla” birlikte olmuş olmaları, söylediklerinin çok doğru tespitlerle yararlı ve anlamlı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Özet olarak “Partimize her türlü katkı ve desteği vermeğe, görev üstlenmeğe hazırız” diyorlar.

Hiçbir parti, dernek, grup küçük hesaplarla bir yere varamamıştır. Özellikle ülkemizde bu dar ve sığ bakış açısı sonucu, küçülüp kalmış veya tarihin çöplüğünde yerini almış sayısız oluşum vardır.

“Böyle bir tabloda hiç bir CHP’linin kişisel çıkar ve politik beklentilerine göre hareket etme lüksü yoktur. Biran önce parti içerisinde ve dışarıdaki tüm dinamikleri yerel seçimler öncesinde samimiyetle göreve davet ediyoruz”

Çağrı sahipleri bu cümlelerin de altını çizerek imzalamışlardır. Bu bir “birlik” ve “dirlik” çağrısıdır.

*****

“Bunun için derhal CHP’li belediyelerin il ve ilçe başkanlarımızın nezaretinde bir araya gelerek durum değerlendirmesi yapması gerekir. Aday belirleme sürecinde önceliğimiz; yönetenlerin kişisel tercihleri değil, parti tüzüğü ve adayların kamuoyundaki saygınlığı ve karşılığı olmalıdır.

“..bizler eski Merkez ilçe başkanları olarak parti içi dinamikleri harekete geçirmek için en kısa zamanda il ve merkez ilçe başkanımızla bir araya gelip halkımızın kırılan umutlarını yeniden yeşertmek istiyoruz”.

Çağrı sahipleri, nelerin nasıl yapılması gerektiğinin altını da çiziyorlar, bir tür yol göstericiliği de yapıyorlar. Bunlar sadece birer öneridir. En doğrusunu bunlar söylüyor diye bir yaklaşım düşünülmemelidir. İl ve ilçe başkanları, belediye başkanları ortak bir toplantıda “şunu eklerler, bunu çıkarırlar”, böylece parti adına “ortak aklın” bir çalışma yöntemini ortaya koymuş olurlar.

“Zonguldak örgütü il ve merkez ilçe başkanımızın koordinasyonunda öncelikli olarak kırgın olan partililerimizi yeniden kucaklamak, gençlik ve kadın kollarını güçlendirerek ayağa kaldırmak zorundadır.”

“gençlik ve kadın kollarımız” bu yerel seçimlerde ve her zaman “en önemli gücümüz” olma durumundadır. Bunun hep birlikte oluşturulmasının sağlanmasına büyük ihtiyaç vardır.

*****

İl başkanımız Hakkı Güney ve Merkez ilçe başkanımız Fikret Zaman, bu çağrıyı nasıl bulmuşlardır bilemiyorum. Sağduyulu, hoşgörülü Zonguldak için “Olumlu bir çağrı” olarak değerlendirmeleri yaralı olur diye düşünüyorum.

Önce ışığı merkez ilçeden yakarak, bir araya gelmeleri gerekir. “Bu çağrı bize ne verir ne alır”, bireysel hesaplarına asla girmemeleri; “Biz bir araya gelirsek ne büyük bir güce erişiriz, CHP’ye de bu yakışır” diye düşünmeleri beklenir.

*****

“CHP’li eski ve yeni yönetimlerin derhal sağlıklı bir özeleştiri yapmak suretiyle, bugüne kadar düşülen hatalardan ders alarak yeni bir yol haritası çizme zamanı çoktan gelmiştir.”

Bu cümleye “şimdilik” kaydıyla katılamıyorum. Birlikte bir “yol haritası çizilmeli”dir. Bu kısmı doğrudur. Ancak, bu eleştiri-özeleştiri işine de ileride zaman gelir diye düşünmekteyim. Bu konunun yerel seçimler sonrasına ertelenmesinde yarar vardır. Eleştiri işine dalarsak, birbirimizi yemelere doyamadığımız için seçimler gelir, geçer farkına bile varamayız! İstense de istenmese de seçimler sonrasında gerek eleştiriler gerekse hesap sormalar için daha uygun ve geniş zaman olacaktır.

*****

Afferim çocuklar. İyi bir iş yaptınız. Partinin sıkışan politikasına yerinde ve zamanında en önemli destek ve katkıyı vererek hem soluk aldırdınız hem de kamuoyuna ve partililerimize “CHP’den ümidinizi kesmeyiniz” mesajı verdiniz.

Oluşturulacak güçbirliği inanıyorum ki, hem merkezde, hem ilçe ve beldelerde ses verecek, birlik ve dirlik meşalesini yakacaktır. Biliyoruz ki seçimler oy kadar, büyük heyecan fırtınaları ile de kazanılır. Yeter ki halkın kulağında yankı yapacak, yüreğine işleyecek dili ve söylemi yakalıyalım. Bunun için Ecevit dönemini hatırlamak yeterlidir.

*****

KANTARCI’ya KUTLAMA

Çaycuma’nın ufkunu açan, çağdaş bir kent olma yolunda gece-gündüz emek vererek üstün çaba gösteren, şehrin adını çeşitli çalışmalarla ülke genelinde duyuran Başkan Bülent Kantarcı, Çaycuma Belediyesi adına girilen yarışmada katılımcı 300 proje arasından, Türkiye Çapında Mimari Proje Yarışmasıyla elde edilen “Bilim Merkezi Projesi” ile SODEM Sosyal Demokrat Belediyelerin “Yerel Yönetim Ödülü”nü kazanmıştır.

Ödülünü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun elinden alan Belediye Başkanımız Bülent Kantarcı’yı içtenlikle kutluyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyorum.