İktidar partisinin (AKP) siyasal atraksiyonlarını alkışlamalıyız!..

Siyasal başarı gördükleri her konuda zamanlama kararını hep isabetli şekilde veriyor, uyguluyorlar.

Siyaset diyorum yanlış anlaşılmasın!

Diğer konularda değil!

24 Haziran'da yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri için; "baskın/erken seçim" deyin, ne derseniz deyin, bu karar sonuçta  AKP'nin istediği/beklediği doğrultuda gerçekleşti.

İktidar partisi -oy kaybetse de-  hedeflediği sonucu aldı.

Hele de MHP'nin cansimidi atışı var ki...

Muhalefet partileri "erken seçim" kararını öncelikle bozulan ekonomi açısından öne çıkarıp eleştiriler yaparak bu yoldan oy toplama başarısı  aradılar.

"AKP bozulan ekonominin daha da kötüye gideceğini görerek erken seçim kararı aldı" değerlendirmesini oy getireceğine inanıp dillerine doladılar.

Bu gerçekti, ama  yurttaşı sıkacak/üzecek denli bir emare/işaret yoktu ortada.

İşte CHP ve diğer muhaliflerin yurttaşa bunu açıklayıp, inandırması gerekiyordu.

Bu durum anlatılmadı değil, anlatıldı.

Ama sonuç?..

Ekonomik dengelerin  giderek bozulacağı,  bu konuda işaretlerin kötüye gittiği görünüyordu, fırtına öncesi havasıydı.

Yurttaş bunun farkında değildi.

Ama, AKP fırtına öncesini gördü, durumun farkındaydı -kendisi açısından- "erken seçim kararı"nı aldı hemen.

Zamlar yurttaşın kapısını çalmadan seçim gerçekleştirildi.

Sonuçta siyaseten güç kaybetse de kazanan AKP+MHP "Cumhur ittifakı" oldu.

Dereyi geçen de "Cumhur İttifak"ı...

Ardından zamlar da gelse gamlar da gelse...

Hepsine demeçlerle/söylemlerle çözüm bulunur!

 

Dereyi geçemeyen "Millet İttifakı"nın zaten seçim öncesindeki parçalanmış görüş farklılığı ya da samimiyetsizliği; Cumhurbaşkanı seçimini 1. turda kaybettirdi.

Karşılarında AKP+MHP'nin oluşturduğu "Cumhur İttifakı" bütünleşmiş tüm gücüyle sandığa yönelirken; başını CHP'nin çektiği "Millet İttifakı" Cumhurbaşkanlığı için ayrı-ayrı aday göstererek kamuoyu önünde kendi-kendilerine eğlendiler.

Güya siyasal güçlerini öğrenecekler.

Birinci sınıf öğrencisi gibi, "-Birincisinde zayıf alırsam, ikinci karnede kurtarırım" deneyimsizliği...

Kurtaramazsın!.. Sınıfta  kalırsın!..

"Atı alan Üsküdar'ı geçti." 

Yani, dereyi AKP geçti, berikiler oldukları yerde kaldı.

"-Hadi  geç dereyi bakayım!"

Geçemezsin... Çünkü CHP'de her seçim sonrasının "olağanüstü kurultay" sancısı yine  tuttu.

24 Haziran'dan bugüne geçen zamanda CHP kaynıyor.

Parti ikiye ayrılmış, taraflar her gün kamuoyu önünde atışıp kendilerinin haklılılığını anlatıyor.

Bir taraf "Değişim de değişim!.." diyor.

Diğer taraf, "Koltuk derdindeler..." sızlanmaları.

Yani, CHP'de her zamanki "seçim sonrası havaları..."

Kendi kendini yemenin/tüketmenin örnekleri...

***

CHP "anamuhalefet görevini" herhalde unuttu. Ülke zam fırtınasına yakalandı, onlar kendi dertlerine  düştüler.