1850 yılı Viranşehir Sancağı

“1850 Yılı Osmanlı Maliye-Varidat-Temettü Defterleri” kayıtlarındaki Viranşehir Sancağı’na bağlı “kaza, divan, kariye” adları, yöredeki yönetimsel düzenleme ve yerleşim konusunda bilgi vericidir. 1850 yılı Viranşehir Sancağı’nda “Hisarönü, Çarşamba, Perşembe” nahiye olarak, “Kızılbel” ise divan olarak yer alır. (Buraya sadece Çaycuma ve yakın çevresinde bulunan yerler alınmıştır.)

Çarşanba Kazası: Pazarcık, Yelenda, Tasmaca, Yaka, Çay, Sipahi, Ali, Belen, Karaman, Elvan, Gerdek, Dereli, Kılıçlı, Musa, Hercenos, Burunkaya, Gaca, Katlepe (Keltepe), Çalca, Başkünavir, Kozcığaz, Günyüzü, Çukurviran, Bürüncük divanları.

Perşenbe Kazası: Günal(Günel), Muharremşah, Türziler, Kiremidsi-i Sagir, Dereli, Burun, Yakacık, Besat, Balıkdır, Dive, İmreşah, Çay, Çulbat, Kiremidsi-i Kebir, Kızılbel-i Sagir, Nacak, Belekviran, Dalkırca, Ayazma, Abdurrahman divanları.

Kızılbel Divanı: Gölviran, Nefs-i Kızılbel, Burunsun, Zoro, Karaağaç, Belek, Kethüdalar, Gökviran, Soridler, Karye divanları.

Hisarönü Kazası: Derecikviran, Türkili, Çumranlı, Çömlekçi, Göbi, Çatal, Kokurdan, Değirmenözü, Gölköyü, Başkeneviç, Nefs-i Hisarönü, Gökabad, Genoviç, Göyneler, Kuytular, Çatalağzı, Değirmenoğlu karyeleri. (Zonguldak İl Kültür Müdürlüğü- “Zonguldak 2003” adlı tanıtım kitabı)

İdari taksimat olarak

İdari taksimat olarak, Hızır Bey iİli nahiyesi, Anadolu Eyaletinin Bolu Sancağı içinde yer alır. Nahiye denilince bir iskan yeri değil, coğrafi konumu nedeniyle birbirine sınırı olan yerleşim yerlerini gösteren bir coğrafya düşünülmelidir. Hızır Bey İli nahiyeleri olarak: Devrek, Çarşamba (Çaycuma) ve Zonguldak merkezi ve coğrafi konumları akla gelmelidir. Bir vadinin iki tarafında kurulan veya bir ova içinde bulunan 40-50 parça köy bir “Kaza” sayılırdı. Her kazanın başında bir “Ayan” bulunurdu.

Hızırbeyili nahiyesinde; Devrek Çayı, Yenice Irmağı ve Filyos Çayı vadisinde yerleşik durumdaki; Devrek, Dirgine, Yılanca, Çarşamba, Tefen, Perşembe ve Hisarönü kazaları yer alıyordu. O dönem için kaza denilince bugünkü anlamda bir idari yönetim değil, mahkemenin bulunduğu yer, yani “Kadılık mıntıkası”nı anlamamız gerekir.

1694’de Bolu Sancağı kaldırılınca Çarşamba, Devrek’le birlikte 1692 yılına kadar Mutasarrıflık yönetimi içinde Bolu’ya bağlı kalır. Bolu, 1692–1811 yılları arasında Voyvodalık (Ayanlık) ile yönetilir. Etrafa korku salan, devlet içinde devlet gibi hareket eden Ayanlık yönetimi 1811 yılında kaldırılır.

Ayanlık 1811’de kaldırılır

1864 Vilayetler Nizamnamesinin uygulamaya konulduğu 1867 yılında Kastamonu Sancağı, Kengiri(Çankırı), Sinop ve Bolu Sancağı olarak dörde ayrılır, Ereğli ile Viranşehir sancağı kaldırılır. Bolu ve Viranşehir bağımsız voyvodalıkla yönetilir. Voyvodalık uygulamasını II. Mahmut 1811 tarihinde sona erdirir ve Viranşehir Sancağı kurulur, yönetim merkezi Safranbolu’dur. Viranşehir dönemi 1811-1870 yılları arasını kapsar. Ereğli’ye bağlı Devrek, Bartın ve Çarşamba kazaları ile yine daha önce Viranşehir’e bağlı Tefen ve Yenice kazaları Bolu sancağına bağlanır.

1811 yılında Ayanlıklar’ın ortadan kaldırılması ve Viranşehir Sancağının kurulmasıyla Çarşamba, Perşembe, Tefen kazaları Viranşehir sancağına bağlanır, Devrek, Dirgine, Yılanlıca ve Hisar-önü kazaları ise Bolu Sancağı içinde yer alır.

1869 yılında ilk kez bugünkü anlamda kaza sistemine geçilmiş, Devrek ve Yılanca kaza olan Ereğli’ye bağlanmış, Devrek, Ereğli’nin nahiyesi durumuna getirilmiştir. Çarşamba da nahiye statüsüyle Bartın kazasına bağlanmış, bu kazanın nahiyesi durumuna getirilmiştir.

1887 yılında Devrek nahiyesi, Bolu merkezine uzaklığı ve ihtiyaç nedeniyle Çarşamba nahiyesi ile birleştirilerek Hamidiye adıyla kaza yapılır. 1899 yılında Zonguldak karyesi (köyü) kaza yapılarak Hamidiye’den ayrılır. Kazanın adı 20 Mayıs 1910 tarihinde yeniden Devrek olarak değiştirilir. Bir yıl sonra da Bolu Sancağı, Kastamonu eyaletinden ayrılarak bağımsız sancak yapılır, Devrek+ Çaycuma kazası da 123 köyü ile Bolu Sancağı içinde yer alır.

H.1273-M.1857 Salnamesinde;

Bolu Livası (Sancağı):Bolu maa nevası, Dörtdivan, Çağa, Gerede, Mudurnu,Nahiye-i Kıbrıscık, Pavli- Bolu, Düzce (Namı diğer Konrapa) Gümüşabad maa Efteni, Üskübi, Akçaşehir Bolu, Bendir Ereğli, Alaplı maa Samako, Hisarönü namı diğer Filyos, Yılanluca, Devrek, Dirgine maa Sekiz Divan, Mengen, Göynük namıdiğer Torbalı, adlarıyla 19 kaza.

Viranşehir Livası: Viranşehir, Şahabeddin, Kurukavak maa Kızılbel, Yenice-i Eflanı, Aktaş, Oğlakdere, Tarakluborlu, “Taraklu-u Bolu” namı diğer Zağferanborlu “Zağrefanbolu”, Tefen, Ovayüzü, Gölpazarı-i Bolu, Eflani-i burlu, “Eflani-i Bolu”, Keçnus, Ulus, Zarzene, Amasrı, Bartın namı diğer Oniki Divan, Çarşanba bolu, Perşembe namı diğer Yedi Divan, Taraklu, adlarıyla 19 kaza görülmektedir.

H.1283-M.1868 Salnamesi Kastamonu Vilayetine bağlı Sancaklar dörde indirilmiş, fakat Bolu Sancağına bağlı kazalar 31’e çıkarılmış görünüyor.

Bolu Sancağı: Bolu, Nahiye-i Sazak ve Gökçesu, Maa Mihalgazi, Göynik, Mudurni ve Pavli ve KIbrıscık, Düzce ve Üskübi, Gümüşabad ve Akçaşehir, Gerede ve Dörtdivan ve Çağa, Mengen, Ereğli ve Alaplı, Devrek ve Yılanluca ve Dirgine, Bartın ve Amasra ve Zarzene ve Gölpazarı, Çarşamba ve Hisarönü ve Yenice, Tefen.

H.1293-M.1878 Devlet Salnamesi Kaza ve Nahiyeleri: Bolu (Kıbrıscık, Gökçesu), Gerede(Mengen), Bartın(Amasrı-Çarşamba), Ereğli (Devrek), Düzce(Akçaşehir) Göynük (Mudurnu- Mihalgazi).

H.1295-M.1880 Salnamesi: Kaza ve Nahiyeler: Bolu (Kıbrıscık-Pavli-Dörtdivan-Gökçesu), Ereğli (Devrek-Alaplı-Dirgine-Yılanluca), Bartın (Çarşamba-Ulus-Giçnos-Ovayüzü-Hisarönü-Amasrı), Düzce (Akçaşehir-Üskübi-Gümüş), Göynük (Mudurnu -Mihalgazi-Konrapa). (M.Zekai Konrapa-Bolu Tarihi-1950)

Bölge ile ilgili bilgiler

H. 1311/M. 1894/1895)- Devrek’e bağlı Çaycuma’da 202 Rum nüfus görülürken, 1922’de 405 olarak kaydedildiği anlaşılmaktadır (Abdullah Cemal, Türkiye’nin Sıhhi-i İctimâi Coğrafyası: Zonguldak Sancağı, 1922).(1915 tarihli Salnamede 370 Rum, 34 Ermeni görülüyor)

H. 1327 (M. 3 Nisan 1909)-Hamidiye kazası merkezinin Çaycuma kasabasına nakli talep edildi ve bu konuda vilayetin görüşü soruldu.

H. 1327 (M. 7 Haziran 1909)- Çarşamba Belediye Reisi Tahir ve Rum metropolit vekili, Devrek ahalisinin nahiyelerinin kaza yapılmasına engel olmak için girişimde bulundukları husunda şikâyette bulundular.

H. 1328 (M. 30 Eylül 1910)- Çaycuma nahiyesinin ilga edilmeyeceği ancak Devrek’ten ayrılarak Zonguldak’a bağlanacağı kararlaştırıldı

H. 1329 (M. 28 Kasım 1911)- Devrek kazasına bağlı Çarşamba nahiyesinin Çaycuma ismine dönüştürülmesi uygun görüldü. (..Devrek kazasına tabi Çarşamba nahiyesinin Samsun sancağı dahilindeki Çarşamba kazasıyla karıştırılmasından dolayı nahiye isminin Çaycuma olarak değiştirildiği. Tarih: H.06/Z /1329 M. 28.11.1911 Salı Dosya No:97/-1 Gömlek No:37 Fon Kodu: DH.İD.. Devrek kazasına bağlı Çarşamba nahiyesi isminin Çaycuma'ya tahvilinin münasib görüldüğü..) (Nihat YASA gönderimi).

H. 1329 (M. 5 Haziran 1911)-Devrek kazasına ait Çaycuma nahiyesine bağlı olan Perşembe nahiyesi köyleri ile birlikte Bartın’a bağlandı.

H. 1336/M.1917/1918)- yılının sonlarında Bolu’ya bağlıyken bu livadan ayrılarak, ayrı bir liva/sancak konumuna getirilen Zonguldak’a; Devrek, Ereğli ve Bartın kazaları bağlanmıştı. Bu yıllarda Devrek’te iki nahiye (+Çarşamba) dâhilinde 128 köy, otuz iki erkek, sekiz kız mektebi, iki medrese, sekiz han ve bir hamam bulunuyordu. (A. Cemal, Türkiye’nin Sıhhi-i İctimâi Coğrafyası: Zonguldak Sancağı, 1922).

H. 1338 (M. 12 Mayıs 1920)- Zonguldak, Ereğli, Devrek ve Bartın kazaları Bolu’dan ayrılarak merkezi Zonguldak olmak üzere bir liva kuruldu.

"Yerel Tarih Bakış Açısı İle Osmanlı Döneminde Devrek ve Çevresi Tarihi, (Zonguldak, Kdz. Ereğli, Çaycuma, Safranbolu, Bartın) (Editör: G. Karauğuz) Konya, 2011" adlı eserden derlenmiştir.