CHP bir “idea” dır; hem çıkış, hem varıştır.

CHP çağdaşlıktır; bir dünya görüşü, bir tutunma, bir varoluş, bir ayakta durma savaşıdır.

CHP, bağımsızlığın, özgürlüğün, insanca yaşamanın, o günün koşullarında “ya istiklal, ya ölüm” diyenlerin kilitlendikleri bir kurtuluştur.

CHP, coğrafyasında, yurt, millet-halk bütünlüğüdür; birlikte düşünülen, birlikte yapılıp gerçekleştirilen, kuva-yı milliye, düzenli ordu ve ilk meclistir.

CHP kandır, gözyaşıdır; yüzbinlerce yetim, öksüz, aç, çıplak, hasta, yaralı, dul ve şehittir. 17. Yüzyıldan buyana yaşanılan yenilgilerin, aşağılanmaların, horlanmaların, yüklenilen kahırların yarattığı diriliştir. / CHP ayağa kalkış, şahlanış, çağdaş, ileri, gelişmiş ülkelere doğru bir yürüyüştür. / CHP savaş karşıtlığı, barış, kardeşlik, “yurtta sulh, dünyada sulhtur.”

CHP akla, bilime, teknolojiye, sanayiye bir atılış, çağdaşlıkla ülkeyi, halkı donatıştır.

CHP eğitimdir, öğretimdir; çağdaş akıl ve bilimsel anlayışla insanları yetiştiriştir.

CHP, yüzyıllardır çoban-sürü mantığıyla halkını cahil bırakan Osmanlı’ya karşı bir uyanış, bir yeniden doğuş, akıllanıştır. “Bilen, düşünen akıllı insanın çobana ihtiyacı yoktur” deyiştir

CHP kimsesizlerin kimsesi, açın, yoksulun, halkın hak arayıcısı; bilimin, teknolojinin, atılımların devrimcisidir.

CHP, Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya görüşü, devrimleri ve ilkeleridir.

CHP, II. Mahmut’a “gavur padişah” diyenlerin, Arnavutluk isyanında “iktidar başarısız olsun” diye isyancılara yardım edenlerin, I. Dünya Savaşı öncesi ve sonrası, Kurtuluş Savaşı boyunca emperyalistlerle işbirliği yaparak bu millete ihanet edenlerin düşmanı, mütareke basını karşısında bağımsızlığı, özgürlüğü, namusu, ahlakı yaşam tarzına dönüştürenlerin dostudur. / CHP ekonomik bağımsızlık, kapitülasyonları yok ediştir.

CHP, dini istismar ederek halkı sömüren tekkeleri, tarikatları, zaviyeleri, türbeleri kapatmaktır.

CHP laisizmdir; laisizm salt din ile devlet işlerini birbirinden ayırmak değil, aynı zamanda akılcılık, bilimsellik temeli üzerinde gidilen yoldur.

CHP tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiştir: Bez, şeker fabrikasıdır, çimento, demir-çelik fabrikasıdır; CHP uçak fabrikasıdır. / CHP kara yolu, demir yoludur, sudur, elektiriktir, tüneldir, barajdır, köprüdür, limandır. / CHP okuldur, üniversitedir, düşüncedir, halkevi, kültür, sanat, tiyatrodur.

CHP şirket şirket, banka banka, fabrika fabrika, direk direk, bina bina, parsel parsel, ova ova, yayla yayla satılan Türkiye’dir. / CHP uygulanmayan(!) laiklik, ilk dört maddesi tartışılan Anayasa, kaldırılan Tevhid-i Tedrisat kanunu, hükümsüz bırakılan “Tekkeler, Tarikatlar, Zaviyeler ve Türbelerle” ilgili yasalardır. / CHP yıkılmaya çalışılan cumhuriyettir, şeyhlere, şıhlara, tarikatlara teslim edilen Türkiye, Yunanlara bırakılan 18 ada, salt adları kalan Cumhuriyet, Ulusal Egemenlik, 19 Mayıs, 30 Ağustos Zafer Bayramlarıdır. / CHP, kurumları yok edilen Türkiye’dir.

Bu yazı bir CHP yazısı değildir, bu yazı bir Cumhuriyet yazısıdır, bir bağımsızlık, bir özgürlük yazısıdır. Bu yazı Atatürk’çe düşünülmüş bir Türkiye’nin yeniden varoluş yazısıdır.

Onlar Ankara’da birbirlerini yiye dursunlar. Islak imzayı sorun ederek birbirlerini bir damla suda boğmaya çalışsınlar. Kurultayı toplamamak, düşünmemek, sorunları çözmemek için “yeterli sayıda ıslak imza yok” desinler. “Islak imza” sorun değil, sorun Türkiye’dir. Türkiye’yi gözümüzden uzak tutmaktır: Sorun “ıslak imza” diyerek Türkiye’yi evrensel boyuta

taşımaktan kaçınmak, “dar bir dünyanın içinde” Türkiye’yi boğmaya çalışmak, neler olup neler bittiğinin öğrenilmesini istememektir.

Düşman İstanbul’a(Ayastefanos’a) girdiğinde de “bu millet” kavgadan-dövüşten başkaldırıp düşmanı görememişti.

Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalın…