inankalyoncu061 @ hotmail.com

Aslında suya sabuna dokunmadan…

Yazmak istiyorum…

Ama nereden ve nasıl başlayacağımı da bilemiyorum…

Yazmak isteyip yazamadıklarım da içimi kemiriyor.

İnşallah bir gün, daha özgürce yazacağımız, düşüncelerimizi ifade edebileceğimiz günler gelecek.

Şimdi gelelim asıl konumuza…

2017 yılının Ocak ayında, Sürmene Çamburnu'nda yedi ayrı noktada çıkan yangın yaklaşık 50 hektarlık alanın kül olmasına neden olmuştu.

250 yılda yetişen sarıçam ağaçları çıkartılan yangınla yok edilmişti.

Yangının piknikçilerden mi, yoksa kundaklama ile mi çıktığı hâlâ belirlenemedi. 

Fakat yangından sonra pek çok iddia ortaya atıldı…

Bu iddialardan en önemlisi Katar Emiri’nin bölgeyi çok beğendiği ve oradan yer istediğine yönelikti.

Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, iddiaları yalanlayarak, “Yanan bir metrekare dahi orman alanı, kati surette başka bir maksatla tahsis edilmeyecek ve ağaçlandırma çalışmaları yapılacaktır.” demişti.

Sayın bakanın açıklamasının ardından çok zaman geçmeden, sarıçam ağaçlarıyla ünlü Çamburnu’nda yedi ayrı noktada 50 metre karelik lüks villalar boy göstermeye başladı.

Sarıçam ağaçları ile ünlü Çamburnu, bir anda villa kent ile ünlendi.

Katar Emiri’nin bölgeyi çok beğenip beğenmediğini bilemeyeceğim ama sayın bakanın yaptığı açıklamanın boş çıktığını söyleyebilirim.

Yeşile, ağaca, doğaya düşman olan sermaye Erikbeli Yaylası’nda, Orman ve Su İşleri Bakanlığından kiraladığı orman arazisine otel yaptı.

Yaklaşık iki yılda tamamlanan otelin açılışını da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptı.

Açılış sırasında konuşma yapan Erdoğan, “Otele bol kazançlar diliyorum. Bizler sadece Halk Bankası olarak değil, bakanlıklar olarak da inşallah sizlere elimizden gelen desteği vereceğiz. Burada 2 helikopterin inebileceği yer olsa buraya inerdik. Bu işaret fişeğini de inşallah vermiş olalım. Ulaştırma Bakanımız zaten bu işlerin piri… Bunlar çok çok yüksek yatırımlar değil. Helikopterler inip kalkmaya başlayınca, iş adamları helikopterleriyle buraya gelecek, hafta sonu bir iki gün burada kalacaklar.” diye konuştu.

Erdoğan’ın bu konuşmasının ardından, helikopter pisti için işlemlere apar topar başlandı ve ihale jet hızıyla yapıldı.

Yaklaşık maliyeti 4 milyon 236 bin TL olarak belirlenen ihale, gerçekleştirildi. En yüksek teklif 4 milyon 211 bin TL oldu. İhale, 4 milyon 98 bin TL'ye Ali Yazıcıoğlu İnşaat'a verildi.

Böyle bir ihaleden sonra kafamda deli sorular oluşmaya başladı.

Neden özel bir işletmeye, devletin parası ile helikopter pisti yapılır?

Tonya’da, pist yok diye yaklaşık iki yıldır Tonya'dan hastalar helikopter ile sevk edilemiyor.

Erikbeli Yaylası’ndaki özel bir işletmede iki tane iş adamı gelip keyif çatacak diye devletin neden 4 milyon 98 bin lirası çarçur edilir?

Neden Tonya’da uygun bir yere helikopter pisti yapılmaz da, Erikbeli Yaylası’nda yapılır?

Bir de, “Cumhurbaşkanı talimat verdi, Tonya’ya helikopter pisti geldi.” diye aklımızla dalga geçer gibi açıklama yapıyorlar…

Yapmayın ağalar!...

Yapmayın beyler!...

Devletin ganimetlerini paylaşırken birazcıkta kul hakkını düşünün…

Erikbeli Yaylası’ndaki küçük esnafın suyu akmazken, volt düşüklüğü nedeniyle elektrikleri yanmazken, vatandaşın sıkıntısına çözüm aramak varken, sen Erikbeli Yaylası’na helikopter pisti yapıyorsun.

Ülkede yapılan yolsuzlukları, adam kayırmacılıkları görüp AKP’ye üst üste dokuz kez seçim kazandırıp bir sürü yolsuzluk ve yönetim sıkıntılarına rağmen körü kürüne bu hükümetin peşinden giden halktadır kabahat…

Daha doğrusu halkın bir bölümünde.

Bir gün bu halk uyanırsa yapılanların hesabını çok kötü soracaktır…

Haberiniz olsun!…