tonyahaber @ hotmail.com

Anayasalar, toplumun uzlaştığı metinlerdir. Ortak akılla yazılırlar.

Önümüze konan 18 maddenin yazılmasında, Meclis’te kabul edilmesinde ortak akıl yoktur. O yüzden şeklen sakat doğmuştur 18 madde…

İçerik olarak ise karanlıktır.

Türkiye’de pek çok anayasa, darbelerin ardından yazıldı. Ya da değişikliklerin çoğu darbelerden sonra yapıldı.

2017’de ülkenin gündemine gelen anayasa değişikliğinin de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından gelmesi gözlemimizi doğrular niteliktedir.

Türkiye, 1950’den sonra Batı ile özellikle ABD ile sarmaş dolaş oldu. Her olayda ABD’nin çıkarlarının korunması Türkiye’ye dayatıldı. Birkaç örnek dışında bu hep böyle olageldi. ABD’ye göbek bağıyla bağlandık nedeyse.

İşimizi ABD’ye sorduk; başımıza gelenden ABD’yi sorumlu tuttuk…

Paul Benard Henze denen bir adam var; bilir misiniz?…

Amerikan Gizli Haber Örgütü (CIA)’nün Türkiye İstasyon Şefi...

Ankara’da görev yapmış. Görev süresi içinde geniş incelemelerde bulunmuş biri.

Türkiye’yi bizden iyi tanır dense yeridir!

Yıl 2006…

Bu, Henze midir, herze midir nedir, bir rapor sunmuş Beyazsaray’a.

Türkiye ile ilgili.

Ne diyor Paul raporunda?

“Türkiye’nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız. Ülkeyi kuranlar denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde, Meclis; Meclisi ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karışımıza geçebiliyor. Eğer Amerika’nın çıkarı Türkiye’de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, meclis ve hükümeti tek elde toplayan BAŞKANLIK REJİMİNE geçilmelidir.

Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarını yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz.”

Daha ne desin elin gavuru?...

Anayasamızın değişiklik gerekçesi için bundan daha öz bir anlatım var mı?...

Sorun Henze’ye söylesin!...

Henze’nin raporuyla çizilmek istenen resim böyle.

16 Nisan’da halkoylamasına sunulan 18 madde kabul edilirse, Henze’nin özlediği resim çizilmiş olacak.

İstiyorsanız, Henze’nin fırçası ile boyanan resimde siz de yer alabilir, anayasa değişikliğinin kabul edilmesine oy verebilirsiniz.

Yok, emperyalizme kafa tutan, ulusal bağımsızlığını en zor koşullarda korumasını bilen, bir imparatorluğun küllerinden Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran bir neslin torunuyum diyorsanız, o zaman iş değişir…

16 Nisan’da sandık başına gider, emperyalizmin çıkarlarına hizmet edecek anayasa değişikliğine HAYIR dersiniz…

Bu yeter mi?

Yetmez!...

Peki, ne yapmalı?

Bana ne demeden mutlaka oyunuzu kullanın.

Komşunuzu, yakınınızı mutlaka sandığa gitmeye ikna edin, bir HAYIR da onun demesine katkıda bulunun.

Sayım sırasında mutlaka sandık başında olun; verdiğiniz oyun yerine gidip gitmediği denetleyin.

Orada sandık kurulu var, parti temsilcisi var deyip uzaklaşmayın.

Unutmayın!...

Sizin geleceğiniz, çocuklarınızın, torunlarınızın geleceği, 16 Nisan günü aç kalmanızdan, yorulmanızdan geçer.

Bir gün çay içmeseniz, yemek yemeseniz kıyamet mi kopar!...

Oyunuza sahip çıkın.

Hile yapanlar sizden akıllı değildir…