tonyahaber @ hotmail.com

İnsan ömrü nelere tanıktır!...

İyilik - kötülük, güzellik -  çirkinlik, varlık - yokluk, zenginlik - yoksulluk, savaş –barış, sevgi – nefret, aydınlık – karanlık,

Yaşamın zıtlıkları için onca gel-gitler içinde bir ömür gelir geçer.

Sevdikleriniz, beğendikleriniz ya da bunların tersi…

Üst üste gelen onca olumsuzluklar, stresler, daha daha neler…

Hep bıktıran şeyler:

*IQ’sü düşüklerin televizyon ekranlarında ahkâm kesmesinden, akıl hocalığı yapmasından bıktım.

*Televizyon programlarının kadrolu konuşmacılarından bıktım.

*Dün başka, bugün başka diyen omurgasızlardan bıktım.

*Kriz yok deyip durmadan ekonomik paket hazırlayanlardan bıktım.

*Uyduruk enflasyon rakamlarından, enflasyon yalanlarından bıktım.

*Siyasetçinin söz verip tutmamasından bıktım.

*Bir yıldır taş üstüne taş koymadan belediyelerden bıktım.

*Art arda gelen zamlardan bıktım.

*Elektrik faturalarımızdan tırtıklanarak TRT’ye aktarılan paylardan bıktım.

*17 yıl ülkeyi yöneten, 17. yıl sonunda hukuk reformu paketi hazırlayanlardan bıktım.

*Kadına şiddetten, tecavüzlerden, tecavüzleri görmezden gelen pezevenklerden bıktım.

*Sokakta, otobüste, dolmuştaki namus zabıtalarından bıktım.

*Seçim üstüne seçim yapanlardan bıktım.

*Gerginliklerden, kavgalardan, adam kayırmalardan, toplumu bölenlerden bıktım.

*Terörden bıktım.

*Siyasetçilerin düşük profilli, küfürlü, hakaret dolu konuşmalarından bıktım.

*Doğaya verilen zararlardan bıktım.

*Ülkenin zenginliklerini, birikimlerini satanlardan bıktım.

*Rant zenginlerinin vergi borçlarının silinmesinden bıktım.

*Demokrasi diyerek petrol kuyularına çökenlerden bıktım.

*Kayyumlardan bıktım.

*Ambulanslara yol vermeyen sürücülerden bıktım.

*Kendi dilini küçümseyen, İngilizce, Arapça özentisine takılanlardan bıktım.

*Sosyal medyanın palavralarından, yalanlarından bıktım.

*Klavye kahramanlarından bıktım.

*Ömründe üç sayfa kitap okumayanların akıllı geçinmelerinden bıktım.

*Dini siyaset aracı haline getirenlerden bıktım.

*FETÖ ile mücadele yalanlarından bıktım.

*Bir dönem küfür ettiklerine, sonradan biat edenlerden bıktım.

*Kendini muhafazakâr diye tanımlayan, ancak ranttan başkasına düşman olanlardan bıktım.

*“Bir şey olmaz!” deyip sonra bir şey olunca, sonucu kadere bağlayanlardan bıktım.

*Kendi derdini umursamayan futbol topu kafalılardan bıktım.

*Yurttaşlığı beğenmeyen, kula kulluk edenlerden bıktım.

*Her yıl sınav yöntemini değiştiren eğitim sisteminden (!) bıktım.

*Ben bıktım, peki siz bıkmadınız mı?

Yanıtınızı duyar gibi oluyorum. Hatta pek çok konuyu yazamadığımı söylüyor gibisiniz.

Her şey bıktırıcı, insanlıktan soğutucu…

Yine de bıkılmayan bir şey var:

O da umut!

Umut, her zaman var. En karanlık zamanlarda bile.

Nice kötü günler geçiren toplumumuz, umudunu yitirmedi, aydınlığı yakaladı.

Ben de bu kadar karamsarlığa karşın aydınlık yakında diye umut ediyorum!...