İnsan hayatı çok kısa ve bir o kadar da değerlidir.

Bazen ülkelerdeki insan ömürlerinin ortalama yaşam süreleri istatistiklerle önümüze konur.

Kimi ülkelerde ortalama ömür 50 yaş civarı kimi ülkelerde 60, 70, 80 vs.

Araştırmacılar da bu istatistiklerden hareketle değişik bilimsel yorumlar yaparlar.

Biz de olaya azcık farklı bir açıdan bakalım.

Bir insan ömrünün ortalama 80 yaş olduğunu varsayalım.

En az 30 yılını uykuya say, 15 yılını çocukluğa say, 15 yılını da yaşlılığa say…

Geriye ne kaldı? 20 sene.

Çok basit bir işlemle hesap ortada.

Aktif hayat 20 sene.

Bu kısacık hayatın değerini insan çok iyi bilmeli ve arkadaşlarını ona göre seçmeli.

Eskiden arkadaş seçimi ulaşabildiğimiz çevre çok dar bir alanla sınırlı olduğu için daha kolay ve seçim daha isabetliydi.

Şimdi ise alan uzay boşluğu gibi oldu adeta.

Oturduğunuz yerden dünyanın en ücra köşesine ulaşma imkânınız var.

Çok farklı kültürlerle karşılaşma imkânınız da var. Ancak bu durumun faydaları olduğu kadar zararları da var.

Kendi kültürünüzün erozyona uğrama tehlikesi en önemlilerinden birisi olarak zikredilebilir.

İnsanların birbirlerine duydukları güven duygusunun azalması, komşuluk ilişkilerinin zayıflaması, çıkar ilişkilerinin ön plana çıkması vs.

Örnekler çoğalabilir, değişik analizler yapılabilir bu konuda.

Hatta çok öteye gitmeye gerek yok.

Kendi toplumumuzda bile ilişkilerimizde güven duygusu zedelendi, sevgi saygı azaldı, maddi menfaate dayalı çıkar ilişkileri arttı diyebiliriz.

Nüfus, şehir merkezlerine kaydı.

2007 yılından itibaren dünyada ilk defa şehir nüfusu köy nüfusunu geçti.

Oturduğumuz apartmanlarda bile komşularımızdan bihaber yaşar olduk.

Bir keresinde bir arkadaşım anlatmıştı.

Oturduğu apartman dairesinin karşısındaki yan komşusuyla hiç görüşmüyorlardı.

Apartmana giriş çıkış saatleri de birbirlerine pek uymuyordu.

Bir gün apartmana girişte komşumun kapısının önünün kalabalık olduğunu görünce içimden ‘’Allah Allah, burası hiç böyle kalabalık olmazdı, ne var acaba’’ dedim kendi kendime.

Dairemin önüne gelince kapının önünde komşumu gördüm.

Ne oldu? Bir şey mi var, dedim.

Komşum, babasının öldüğünü söyleyince o anda ne kadar utandığımı, mahcup olduğumu söyleyemem, yerin dibine girmiştim sanki…

Kapı komşumuzdan habersiz olduğumuz bir dönemde elbette arkadaş seçiminde çok dikkatli olmalıyız.