Dünyada yaşarken ebedi olarak kalıcı olmak herkese nasip olmaz.

Halk arasında çok güzel atasözleri, öz deyişler ve deyimler var.

Bu güzel ve anlamlı sözlerden birisini hepiniz bilirsiniz; ”ÇINAR AYAKTA ÖLDÜ.” Bu dünyada yaşadı ve adam gibi herkesle vedalaştı.

Sevilen insanlar için sayısızca güzel ve anlamlı sözler var. Ancak öyle bir zaman geliyor ki bazı insanları bu kadar sayısızca güzel ve anlamlı sözler dahi anlatmaya yetmiyor.

İşte sözlerin anlatmaya yetmediği bir mübarek insani 16 Şubat 2019 Cumartesi günü, büyük devlet adamı, eşsiz komutan, kahraman vatan evladı GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün Kurtuluş Savaşını başlatmak için 19 Mayıs 1919 Bandırma Vapuruyla çıktığı SAMSUN’da toprağa verdik.

Bu mübarek insan kimdi biliyor musunuz?

Hayatı boyunca arifçe söz söyleyen, arifçe konuşan, arifçe yazan, arifçe düşünen, arifçe destanlaşan büyük düşünür, sön asrın Dede Korkut’u olan; ülkücü Türk Milliyetçilerinin efsane ozanı vücudunun her hücresinde “bayrak - Millet - vatan - ezan - Kur'an - din - iman" sevdasını yaşatan "OZAN ARİF" "ARİF ŞİRİN" idi..

Bir kez daha gördüm ki yaşarken insan gibi yaşamak, insan gibi davranmak, insan gibi konuşmak, inşan gibi yazmak ve düşünmek, bunların tamamını yürekte hissetmek, insan adı verilen ve yüce yaradanın "eşref-i mahluk" dediği, Allah’ın yer yüzündeki halifesi olmak biz insanlar için çok çok önemlidir..

Arifçe yaşayan, arifçe söz söyleyen, arifçe sazının tellerini konuşturan, arifçe dik duran, arifçe doğruları söylemekten asla geri durmayan büyük Türk Milleti’nin evladı olması hesabıyla, Milletine Mevlana’ca aşık olan "OZAN ARİF" ARİF ŞİRİN'i anlatmaya çalışıyorum.

Vatan sevgisinin; BAYRAK aşkının, millet sevdasının, Allah sevgisinin sembolleştiği bir insandı OZAN ARİF...

Kahpe düzenin karşısında asla eğilmedi. Ülküsünden, ilkesinden ,Türk Milleti’ne karşı duyduğu aşırı sevdasından ve inancından asla taviz vermedi OZAN ARİF, "ARİF ŞİRİN."

O’nun sevgilisi, gerektiğinden uğrunda canını seve seve vereceğini bildiğimiz Ülkücü Türk Milliyetçiliği düşünce felsefesi idi.

Ülkücü Türk Milliyetçiliği davasına ihanet eden kim olursa olsun, karşısına dikildi OZAN ARİF, "ARİF ŞİRİN."

İdeal ve ülkü eri bir öğretmendi OZAN ARİF "ARİF ŞİRİN."

Öğretmenlik yıllarında elinde saz, dilinde BAYRAK-MİLLET, VATAN-DİN - İMAN - ÜLKÜ - MİLLİYETÇİLİK duygularını ifade sözler vardı. Bu sözler; yabancı uşakları olduklarını net bildiğimiz emperyalist köpeklerin hoşuna gitmedi. Çünkü Arif’in inandığı dava hızla yayılıyordu, Türk Milleti tarafından benimseniyordu..

Önü kesilmeliydi Ülkücü Türk Milliyetçilerinin RAHMETLİ SEYİT AHMET ARVASİ’nin "TÜRK-İSLAM ÜLKÜSÜ" dediği hareketin...

OZAN ARİF, Türk –İslam Ülküsü davasının yılmaz savunucusu ve koruyucusu konumunda olan ideal bir insandı.12 Eylül darbesini yapan Amerikan uşakları tarafından idam edilmek istenilen OZAN ARİF "ARİF ŞİRİN" yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. ON YIL SÜRGÜN HAYATI yaşadı. Orada da susmadı. Amerikan uşaklarıyla ilgili yazdığı bir çok şiiri türküleştirdi. Sazının tellerindeki notalara döktü duygu ve düşüncelerini. Yasakların kalkmasından sonra vatanına döndü. Babası kadar sevdiği Ülkücü Hareketin Başbuğ’u ALP ARSLAN TÜRKEŞ’in yanından hiç ayrılmadı.

Dönek ve kıvrak ülkücü olmadı. İnandıklarını korkusuzca her fırsat bulduğunda söyledi, mısralara döktü OZAN ARİF "ARİF ŞİRİN".

Tek bir yazıyla onu anlatmak mümkün değildir. Hemen hemen Türk Milleti’nin tamamı ölümünden sonra onun için göz yaşı döktü.

Daha çok söz yazmam gerekiyor ancak uzun Yazılar okunmadığını bildiğim için son asrın DEDE KORKUT’u OZAN ARİF’i bütün samimi duygularımla rahmetle yad ediyor, ruhu şad, mekânı cennet olsun.

RAHAT UYU BÜYÜK OZAN; ARKANDAN SENİ YILLARCA UNUTMAYACAK MİLYONLARCA KARDEŞİN VAR...