İkibin ondokuz yılında seçim yapılacak ama bugünden o sınavın sancısını duyanlar/yaşayanlar var. Erken uyanma yani...

       Heyecanlananlar,  uykuları kaçanlar...

       Siyaseten nabız tutup kendilerine yeniden seçilmek için yeni yol seçimi arayanlar...

       Bol bol balon uçurmak için konu seçimi yapıp çalışmaya başlayanlar da var.

       Diyelim ki, Nisan 2018'de erken seçim yapılacak... Ne heyecanlı olur bilseniz?

       Ne kadar "seçilmiş", kişi varsa; dört yıl önce bol keseden dağıtıp gerçekleştiremedikleri  vaatleri hiç anımsamadan ve kimseye anımsatmadan; bu kez  Kaf Dağı'ndan özel siparişli, özel ambalajlı, cicili-bicili yeni vaat klasörünü seçmenin önüne koyup,  "çakallama oyunu"ndaki  gibi  oy kapmanın heyecanını yaşamadığını kim iddia edebilir?

       Her zamanki, her seçimdeki oyun!..

       İkisi de Rahmetli oldu, fi tarihinde "Ecevit ile Erbakan koalisyonu" bozulup, zorunlu olarak seçime gidilmişti. Yurttaşa umut dağıtmak için CHP'li gençler dağlara/taşlara "Karaoğlan" yazıyor, Erbakan da partilileriyle birlikte gittikleri illerde temel üzerine temel atıp siyasal yatırım yapıyorlardı. Söylem; ülkede her ilde yeni yeni fabrika bacaları tütecek...

       Yani, umut tüccarlığı...

       Erbakan'a göre Türkiye böylece sanayileşmenin yolunu tutacaktı.

       Ecevit'in kafasında da "köy kent"ler vardı. İç göç böylece duracaktı. Dengeli bir kalkınma süreci başlayacaktı.

       Sanayileşememek ve köyden kente göçü önleyememek...

       Günümüzün iki büyük sorunu....

       Sanayileşme gerçekleşemedi, Ecevit'in "Köy kentler"i ise  hayal olarak kaldı.

       Neyse seçim oldu, ikisi siyasi lider; Ecevit ve Erbakan umduklarını bulamadılar.

       Bulamadılar; ama siyaset, mecrasında/akağında akıp bugünlere geldi. Gelirken de her seçimde vaat üzerine vaat yarışına giren yeni siyasetçilerle  tanıştı yurttaşlar.

       Özel olarak yerel anlamda vaatler unutulmaz. Çünkü genel değil, yerel vaat oldukları için seçmenlerce hemen anımsanırlar. O nedenle de kimi belediye başkan ve meclis üyeleri şu sıralar seçim denildiğinde heyecandan yerlerinde duramıyorlar. Kanatları olsa vaatlerini gerçekleşmek için uçup yetişmeye/yetiştirmeye çalışacaklar.

       Önceki seçim döneminde vaat çetelesini tutan seçmen ise seçim gününü sabırsızlıkla bekliyor. Seçim gelse de hesap sorsam diye...

       Erken seçimi tetikleyen olumsuz ekonomik gelişmelerin olduğu gerçeğini en çok "seçilenler" anımsar, unutmayalım.

       Ah şu seçimler... Vah şu seçimler...

       Görünen siyasal manzara bu...