Af sözcüğü iki harf, ama anlamı ve önemi bir o kadar daha geniş kapsamlı...

Suçlu, kabahatli durumda kim olursa olsun; af olmayı istemeyen/sevmeyen  yok sanırım. 

Ama böyle durumlarda, insan benliğinde af olmaktan doğan bir eziklik de oluşmaz değil.

Ve toplumumuzda Yüce Rabb önünde günde en az beş vakit namazda af dileyip çıkış kapısı bulma umudu yaşanır her zaman.

Burada hep mi suçluluk psikozu içindeyiz, onu anlayamıyorum.

Yani, hepimiz günahkar mıyız? 

Hayır!.. Yüce Rabb, affetmeyi sever ve insanlar da böyle bir olanaktan yararlanmak için af dilerler.

Her af dilemekle de insan hemen af edilmez elbet.

Dini inanç olarak; "af"fın Yüce Rabb'a ait olduğuna inananlarımız da var.

Kişiyi katleden katil, daha hapishaneye girer-girmez; dini konuda af edilmeyeceğini bildiği için hemen "adli af" konusunu kafasına yerleştirir.

Gelen-giden siyasal iktidarlar, işler zora dayandığı, işler kırık gittiği durumlarda üç-beş oy daha fazla alırım heyecanına kapılıp "af" konusunu gündem yapmakta yarar görürler.

***

Af yasasından yararlanıp çıkan taraf bayram yapar, sevinç yaşar...

Mağdur taraf, yani öldürülenlerin yakınları ise; kapanmış bir yaranın yapılan af ile tekrar kanatılmasına üzülür.

Üzülmekle yetinmez, kimileri öç alma duygusuna kapılıp yeni bir ölümlü olaya neden olur.

"Etme-bulma dünyası..." anlayışı güya!..

24 Haziran seçimi öncesinde liderlerden biri dışında diğerlerinin  "af" sözcüğünü hiç aklına getirmeyen, ağzına almayan siyasetçiler, şimdi konuyu sorun yapıp kamuoyunun önüne koydular.

Af aşağı... Af yukarı...

"- Gündemimizde yok!" yoklamaları...

Af çıkmalıdır, dayatmaları...

Toplantılar... Demeçler... Söylemler...

"Havada bulut, sen bunu unut..." değil.

Af konusu  "sallanan diş" oldu. Mutlaka birşey olacak...

***

Yeri geldiğinde "- Af, Yüce Rabb'ın işidir, karışılmaz..." deriz de; çoğu kez böyle konularda saygısızlık edenlerimiz de olur.

Ve bu eylem -nedense- hiç umursanmaz!..

Madem, Yüce Rabb'ın işine af yaparak karışılıyor, niçin bu uygulamaya "ayrı-gayrı- ayırımı gözetip iltimas karıştırıyor, şeytani bir oyuna baş vuruyoruz?

Yeni bir boyut kazandırılıyor.

Suç suçtur...

Suçlular arasında eski deyimle "tefrik", yani ayırım yaparak yeni bir günah işlendiğinin kimse farkında değil... 

Bu da kimilerinin din algısı...

"İşime öyle geliyor..." çıkarcılığı...

Ve de daha önce mahkeme önünde gerçekleşen adalet duygusuna saygısızlık!..

***

Af konusu da sorun oldu ülkede.

Sanki hiç sorunumuz yokmuş gibi.

Siyasetçi, toplumsal barışın halka-halka büyümesini; toplumsal kalkınmayı gerçekleştirme görevini unutmadan, aldığı ulusal görevi yapmayı düşünmeli...

Sizlere soruyorum: Af konusu ülkenin öncelikli sorunu mu?