Adalet  denilince ilk hatırladığımız  nelerdir?

Bir arada yaşamada adaletin katkısı  var mı?

Söylendiği  gibi Devletin dini adalet midir?

Adaletin  tarihsel  gelişimi nasıl olmuştur?

Adalet olmazsa  toplumsal hayatımız  nasıl etkilenir?

Adalet;sadece demokratik  ülkelerde mi  vardır?

Adalet ile ilgili  hangi  ata sözleri vardır?

Her alanda ilk akla gelen kavram adalet midir?

Bu soruların cevaplarını vermek ve adaleti  tam olarak  uygulamak çok mu  zordur?

Önce  dinimizde  adalet ile ilgili ilahi  mesajlara  bakalım..

Kur-an-da adalet  nasıl açıklanıyor?

Peygamberimizin  sözleri  arasında  adalet  nasıl  izah ediliyor?

KUR-AN,DA ADALET:

Allah, adaleti ayakta tutarak (delilleriyle) şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişlerdir. Evet) mutlak güç ve hikmet sahibi Allah'tan başka ilâh yoktur.

”Âl-i İmrân : 18

Allah'ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere peygamberlerin canlarına kıyanlar ve adaleti emreden insanları öldürenler (yok mu), onlara acı bir azabı müjdele!

Nisâ : 3

Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.

Nisâ : 58

Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma!

Nisâ : 105

Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şâhidlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Nisâ : 135

Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara (gelince) işte Allah onlara bir gün mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Nisâ : 152

Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir.

Mâide : 8

Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet. Allah âdil olanları sever.

Mâide : 42

De ki: Rabbim adaleti emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çevirin ve dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz.””

HADİSLERDE  ADALET:

” Verdiği hükümlerde, ailesinin ve halkın yönetiminde adaletli davranan yöneticiler, kıyamet gününde Allah Teâlâ’nın yanında nurdan yüksek koltuklar üzerinde otururlar.

 Adalet güzeldir; yöneticilerde olursa daha güzeldir. Cömertlik güzeldir; zenginlerde olursa daha güzeldir. Vera’ güzeldir; âlimlerde olursa daha güzeldir. Sabır güzeldir; fakirlerde olursa daha güzeldir. Tövbe güzeldir; gençlerde olursa daha güzeldir. Hayâ güzeldir; kadınlarda olursa daha güzeldir.

Kıyamet günü Allah’a insanların en sevimlisi ve derece bakımından en yakın olan kimse, adaletli yöneticidir. Kıyamet günü Allah’ın en çok buğuz ettiği ve derece bakımından kendisine en uzak olan kimse de, zalim yöneticidir.

Şu üç şey kimde bulunursa o kişi imanını kemale erdirmiştir: 1) Darlıkta infak etmek. 2) Kendisine karşı adil ve insaflı davranmak. 3) İnsanlar arasında selamı yaymak.

Allah'ın ayetlerini inkar edenler , peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler ; işte onlara acıklı bir azabı müjdele

Her ümmetin bir resulü vardır. Onlarda resulleri geldiği zaman ,aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratırlar..””

ADALETİN  TARİHSEL  GELİŞİMİ:

Adalet  kavramı  incelenirken  iki önemli  bilim dalının  bilinmesi  zorunluluktur.

Sosyoloji ve Psikoloji.

Bu iki bilim dalının insanı anlatması  aynı  zamanda adaletin insan üzerindeki  etkilerini de kapsar.

Amaç; hem teorik hem de pratik anlamda adaletin yerine getirilmesi için başta adaletin hukuk mekanizması işleyişinde genel bilgi niteliğindeki teorik bir girişten sonra yer alan süjeler ve süreçlerle ilgili somut bilgi vererek hukuk ve psikoloji arasında bağlantı kurmaktır.

Adalet psikolojisinin kapsamı hukuksal süjelerin konumlandırıldığı bir ana gövdeye dayanmaktadır. Bu çerçevede suçlu psikolojisi, sanıklık hâlleri incelenir. Bir başka önemli başlık ise usul psikolojisidir. Cezanın infazı ve infaz yeri ile rehabilitasyon alanları incelenir. Son çalışma alanı ise mağdur psikolojisidir. Tüm bu konular pratik yönleriyle ele alınmaktadır.

Hem  sosyolojide  hem de  Psikolojide  hak-hukuk-eşitlik-özgürlük ve adalet kavramları oldukça  fazla  yer işgal eder.

Zamanla insan yaşamı renklenince adalet anlayışı da farklılık  göstermiştir.

Şu tezi rahatlıkla söyleyebiliriz..

Bütün dinlerin ve bu dinlerle ilgili öğretilerin, kitapların temel  taşları  adalet üzerine inşa  edilmiştir.

Yukarıda yazdığım kur-an-da ayetler  ve Hadisler incelendiğinde  de  görüleceği gibi  İlah-i Nizam tamamen adalet  göz önüne  konularak kurulmuştur.

Hem kur-an-ı Ker-im de  hem de  kitaplı olan dinlerin sözlerine  baktığımızda hedeflenen  tek  canlı varlık insandır.Her şey insana dönük yaratılmıştır.Buradan yola  çıkarak söylememiz gereken söz ise insanın “”ister yönetici  olsun,isterse yönetilen”” adil ve adaletli  olmasıdır.

İslam ülkeleri arasında tek demokratik ülke Türkiye’dir. İnsana  değer veren tek Müslüman ülke de maalesef Türkiye’dir. Türkiye;bu özelliği dolaysıyla diğer İslam ülkelerine  örnektir.

Ancak; zaman zaman farklı zihniyetlerin yönetici konumuna  gelmeleri ,bu yöneticilerin ufukları dar  düşünceye  hapsedildiği için ülkemizde de  adalet anlayışında sıkıntılar vardır.

Halbuki  Yüce Dinimiz İslam’ın temelinde adil olma, adaletli yönetme,haksızlık yapmama ,hakkı savunma,hakkı haklıya  teslim etme gibi üst düzeyde uyarılar vardır.

Tarihi Türk Devlet yapılarının önceliğine baktığımızda da adil ve adaletle  hükmetme ilkesi  yöneticilerin önceliği olmuştur.Bir yerde Türk Devlet yapısıyla ,İslamiyetlin adalet konusunda birleştiğini  inkar edilemez  bir  gerçektir..

Hem Türk, hem de Müslüman olan bir yönetici  yukarıda  açıklamaya  çalıştığım değerler  nedeniyle  asla haksızlık yapamaz, hak çiğneyemez.Şayet  bu değerlere  samimiyetle  inanma varsa.

Adaleti  her yerde arıyorum.

Dağda_Ovada, yaylada, ormanda,şehirde ,köyde ve özelliklede  devlette kurumlarında adaleti arıyorum.

Devleti yönetenlerin zihninde, uygulamalarında adaleti arıyorum.

Adliye saraylarında adaleti arıyorum.

Zihinlerde  adaleti  arıyorum.

Hem inancımız ,hem de  Türk Devlet yapısına  uygun  adaleti  arıyorum.

Sonuç  olarak diyorum ki  gerçek manada  Devletin  dini adalettir. Adalet yoksa ,devlet de  yoktur.