Öyle bir dönemden geçiyoruz ki... Farklı gündemi olmayan gün yok... İç ve dış dünyadan Türkiye'ye yönelik öyle komplolar hazırlanıyor/düzenleniyor ki... Her gün farklı bir kapan/tuzak...

        İç dünyamızda birbirlerini yemeye! doymayan yanlış bir siyasal çekişme yaşanıyor.

        Çekişmeden çok birbirine çamur atma, karalama...

        Aşağılama... Hakaret...

        Buluşup uzlaşılacak bir nokta yok ufukta...

        Ne için bu çirkin yarış? Koltuk için... Hani, bu yarışta akıl ölçeğinde birazcık tutarlılık olsa insan katlanır... Hayır, her gün, her gün karalama... Anafora yakalanmış, ya da labirentte kaybolmuş bir siyaset algısı/anlayışı... Çirkin bir siyaset oyunu...

        Sonu nereye varır, bilemeyiz. Ama kötü bir zeminde siyaset yapılıyor ülkemde.

        Dış dünyanın bu duruma nifak katkısı yaptığını da  unutmadan belirtelim.

        Gelelim dış dünyaya... 

        Dünyanın durumu ortada... Açıkça görünüyor ki, kalkınmasını tamamlamış Batılı ülkeler; sosyal yaşamlarını sürdürebilmek için mutlaka, ama mutlaka kaynak bulmak zorundalar. Bu kaynağı kendi ülkelerinde bulamayınca zorunlu olarak dış dünyaya açılıp kendi halinde yaşayıp giden ülkelerin başına tebelleş  olup onları sömürmenin yollarını arıyorlar. En kestirme/kolay yol da, kendilerinin icat ettiği kiralık terör örgütleri kurup hedef seçilen ülkelerde anarşi/terör olayları yaratmak... Sabotajlar düzenleyip o ülkede yaşam düzenini altüst edip insanları yıldırmak, oralarda terörü egemen kılmak...       

         Sonra da o ülkeyi işgal edip; varını-yoğunu talan edip ekonomisini çöktürmek, kendisinden yardım dilenmeye mahkum etmek.

         Bunun bir başka tarifi yok. Manzara zaten ortada...

         Doğu ve Batı dünyasının göbeğinde olan Ortadoğu'da yıllardır akıtılan mazlum/masum Müslüman  kanının gerekçesini yukarıda açıklamaya çalıştık.

         Şimdi soralım: ABD'nin ne zoru var ki; taa Atlantik ötesinden gelip Ortadoğu ülkelerinde terör ateşi yakıyor, insanları yerlerinden/yurtlarından ediyor?

         Yalan gerekçelerle Irak'ı, Libya'yı yakıp-yıkıyor, Mısır'ı, Suriye'yi karıştırıp huzursuz ediyor.

         ABD kendisini "dünya jandarması" ilan etti ya; "astığım astık, kestiğim kestik" havalarına kapılmış bir anlayışı sürdürmek istiyor.

         "Büyük Ortadoğu Projesi" adlı  kanlı oyununu şimdi de Türkiye üzerinde test etme sevdasına düşen ABD, bu ahmak/akıl dışı senaryosu için her yola başvuracağı anlaşılıyor. Norveç'teki son kahpelikten bunu anlamamak saflık/aptallık olur. NATO örgütünün tatbikatında şimdiye değin yaşanmamış/görülmemiş bir alçaklık sahneleniyor, böylesine onur kırıcı  olayı bir salak kişinin düzeni olarak değerlendirip kapatmaya kalkmak; hinlik/alçaklık kadar, yeni bir tuzaktır ülkemize... Bu olayla yeni bir testte tabi tutulan Türkiye;  NATO'dan soğusun, sonunda  kopsun mu isteniliyor dersiniz?

         Yok öyle ucuz akıllılık...