19 Mayıs, Mondros talanına, Sevr yalanına isyandır. / Atıl kalan beyinleri, yaşama, var olma ve diriliş savaşına katmadır. / İnsan olmayı, bağımsızlığı, özgürlüğü bir hak olarak bilme ve o hakka doğru yürümedir. / 19 Mayıs, İngilizlere, Fıransızlara, İtalyanlara, Yunanlara, “mandacılara”, işbirlikçilere, asker kaçaklarına, hainlere, eşkıya çetelerine karşı bir kutsal yürüyüştür. / 19 Mayıs, tüm kutsallara doğru, tüm kutsallar için bir kutsal isyan, bir kutsal başkaldırı, bir kutsal direniştir.

 19 Mayıs emperyalizme, esarete, köleliğe karşı bir kutsal var oluştur. Yeniden birleşmenin, kaynaşmanın, yeni bir millet olmanın ışığını Çanakkale’den alarak yola çıkışın ilk adımıdır. Bu ışık İstanbul’dan Samsun’a, Samsun’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan da mazlum uluslara ulaşan bir aydınlanmadır. Tüm açmazları açar, tüm tıkanan, kesilen yolları kurtuluşa kavuşturur.

 Mustafa Kemal bu aydınlanma ışığını, tüm kırılganlıkların, tüm ümitsizlik ve yorgunlukların ötesine taşıyarak “ya istiklal, ya ölüm” diyerek, Anadolu insanının yüreğinde ateşleyen insandır. Bu yüzden 19 Mayıs bağımsızlığa, özgürlüğe, insan olmaya çıkan ve kurtuluşa ulaşma kararlılığında olan bir ulusun kutsal yürüyüşüdür.

 19 Mayıs, Türklerin-Müslümanların kanını emen emperyalistlere, kapitülasyonlara, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini, madenleri, ulaşım ve haberleşmeyi, tünelleri, tütün ve pamuk tarlalarını, tüm gelir kaynaklarını ele geçirenlere karşı başlatılan savaşın ilk kıvılcımıdır.

 19 Mayıs, Mondros’u Sevr’i imzalayan / Mondros’a Sevr’e karşı hiçbir direnişte bulunmayan / Mondros’u Sevr’i “kader” diye kabullenip İngiliz’i, Fıransız’ı, İtalyan’ı, Yunan’ı misafir görerek kapılarını açanlara karşı başlatılan bir temizlik hareketidir.

 19 Mayıs bir yürek olmanın ve yüreğin içine tüm Anadolu halkını doldurmanın; yürek gibi atmanın, kendine inanmanın, güvenmenin, yeniden bir yürekte var olmanın kutsal yürüyüşüdür.19 Mayıs o gücü, o kuvveti, o coşkuyu halka kazandırmanın ilk hareketi, o koşuda ilk adımı atmanın ilk işaretidir.

 19 Mayıs, kovulmuş, sürgün edilmiş Türk’e Misak-ı Milli ile yeni bir yurt, yeni bir vatan yapmak; Türk’ü tarih önünde yeniden soluklandırmak demektir.

 19 Mayıs, düşmanlıkları, ayrılıkları, ihanetleri, kini, nefreti, dostluğa, kardeşliğe, sevgiye, barışa dönüştürmek demektir.

 19 Mayıs, “yurtta barış, dünyada barış” demektir.

 19 Mayıs, bir ülke için, bir millet için; bir ülke ve bir milletin geleceği için iyiliklere, güzelliklere, en görkemli ümitlere, olmak ya da olmamak adına yaşanılan bir inanıştır.

 19 Mayıs’ın karşısında olmak, 19 Mayıs’ı durdurmak, 19 Mayıs’ı unutturmaya kalkmak emperyalistlerle işbirliği yapmak, emperyal isteklerine “evet” demek anlamına gelmektedir.

 19 Mayıs yürüyüşlerini yasaklamak, türlü çeşitli bahaneler uydurarak engellemeye kalkmak, bağımsızlığı, özgürlükleri yasaklamak, en kutsal hak olan yaşama hakkını insanların elinden almak, sömürüye geçit vermek, özelleştirme adı altında kapitülasyonları yeniden devreye sokmak, bölünmeye, parçalanmaya ortam hazırlamak demektir.

 19 Mayıs’a karşı durmak, “din bahanesiyle” temel hak ve özgürlüklerin anlamını bilmemek, 19 Mayıs’ı kavramamak, öğrenmemek ve cehalette kararlı olmak demektir.

19Mayıs, hava gibi, su gibi, ekmek gibi özgürlük demektir.

 Barış ve esenlik dileklerimle sonsuza kadar bağımsızlık ve özgürlük…