TONYAHABER - KÜLTÜR DEVRİMİ VE ATATÜRK
    Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

    KÜLTÜR DEVRİMİ VE ATATÜRK

    Mustafa Atalay
    01.01.1970 / 00:00


    Atatürk; Türk toplumunun gerçek kurtuluşunun ancak kültürel kalkınmayla mümkün olacağını düşünür. Kültürün temel unsurunun tarih ve dil olduğu noktasından hareketle kültürel kalkınmaya, uzun zaman ihmal edilen Türk tarihi ve Türk diliyle ilgili çalışmalarla başlamıştır. Fakat kültürel kalkınma hamlesini yapmadan önce bunun alt yapısını hazırlamak için ülkedeki zihniyet farklılıklarını kaldırmak için Tevhidi tedrisat kanunu ile eğitim ve öğretimi birleştirilmesini sağlamıştır.

    Atatürk devlet kuran asker kökenli birisidir. Onun düşünce yapısı, sosyolojik görüşleri ve olaylara bakışı Türkiye devletinin kuruluş felsefesini oluşturmuştur. Atatürk kurduğu bu ulus devletin inşasını kültürel kalkınma ile başarmıştır.

    Atatürk 20. asrın başında Ziya Gökalp ile birlikte, Osmanlın yönetim biçiminin oluşturduğu örselenmiş, dinamizmini kaybetmiş kozmopolit yapılanmaya, bir dizi kırılmaların ardından son vermiş, yeni bir ruh, yeni bir güç kazandırmak için egemenliğin Türk milletine ait olduğu, ümmet üstü bir ulus oluşturmak amacıyla büyük ve zor bir mücadeleye atılmıştır.

    Atatürk bu yeni oluşumu, tarih ve dil üzerinde yükselen çağdaş ve milli eğitimle kitlelere yayılan, ulusal kültür politikalarıyla gerçekleştirmeye çalışmıştır. Atatürk’e göre millet siyasal varlıkta birlik, dil alanında birlik, soy ve köken birliği, kültür ve tarih birliği, ahlaki norm ve değerlerin yeniden inşasıdır. Yani sosyolojik temelli, kucaklayıcı ve kuşatıcı bir anlayıştır. Etnik aidiyetler üzerinden Anadolu da yaşayan insanları ayırmaz. Yine Atatürk ‘Osmanlı içerisindeki azınlıklar, milli inançlarına sarılarak, milliyetçilik ideallerinin gücü ile kendilerini kurtarmışlardır. Anladık ki kabahatimiz kendimizi unutmamızdır. Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak, önce biz kendi benliğimize, milliyetimize bu saygıyı hissen, fikren ve fiilen bütün davranış ve hareketlerimizle gösterelim. Bilelim ki milli benliği olmayan milletler başka milletlerin avıdır.’ der.

    Atatürk cumhuriyetin ilanından sonra, Türk milletinin milli benliğini bulması için, planlı ve programlı bir çalışma içerisine girer. Batıya karşı verilen kurtuluş savaşı, milletin milli benliğinin farkına varmasını sağlamış. İmparatorluğun kozmopolit yapısı içinde, Türk ulusunun yeniden milli kimliğini hatırlamasına yardım etmiştir. İşte bu uygun ortamda ulus devleti kuran Atatürk, Türk tarihi ve dili üzerindeki çalışmalarla, Türk milli kimliğini belirginleştirmek istemiştir. Atatürk, yüzyıllardır ulusal onuru örselenmiş bir toplumun kendine dönüşünü ve kendini tarihsel köklerinde bulmasını sağlamak istemiştir. Levanten bir tarih anlayışı ile milli devletin isteklerine cevap verilemezdi.

    Atatürk’ün Türk tarihi ile ilgili çalışmaları, asırlardır kimliğini kaybeden bir ulusa, yeniden kimlik çıkarmak ve o ulusa, yeniden kim olduğunu, geçmişin derinliklerinde neler yaptığını hatırlatmak amacı taşıyordu. Türk tarih tezi Atatürk’ün ulusal kimlik oluşturmak ve ulusal birliği güçlendirmek için en önemli kaynaklardan biridir.

    Ulus devletin oluşumunda tarih ve dil çalışmalarının çok önemli yeri vardır. Bu alandaki çalışmalar asırlardır ulusal onuru örselenmiş bir toplumu, Asya  kıtasındaki geçmişi ile yüzleştiren bir nevi toplumsal tedavi yoludur.

    Atatürk’ün tarih tezi, o zamana kadarki Greko-Latin tezlerine bir başkaldırıdır.Aynı şekilde, dil alanındaki çalışmalarda, asırlardır Arapça ve Farsça’nın egemenliği altında, öz güzelliğini kaybetmiş Türkçenin, güzelliğini ve zenginliğini kazandırmak amaçlanmıştır.

    Tarih ve dil alanındaki çalışmalar, yeni Türkiye cumhuriyetinde soy ve köken birliğinin hatırlatılmasına ve güçlenmesine yardım etmiştir. Böylece Osmanlıda egemen olan yabancı soylu asker ve sivil yöneticilerin Türk unsuruna devredilmesi ve seçkinci kadronun Türkleşmesi amaçlanmıştır.

    Tarih ve dil alanındaki köklere yönelik birlik girişimi yanında, aydın tabakanın Türkleşmesi ve millileştirilmesi operasyonu aynı zamanda Türk milletinin rönesansıdır. Nutukta ‘Milletime tavsiyem başına geçirecekleri adamların, kanlarındaki ve vicdanlarındaki cevheri asliyesine dikkat etsinler’ diyerek, bu operasyonu özetlemiştir.

    Selçukluların ve Osmanlıların bin yıldan beriye köşeye attığı milli kimlik, Atatürk’ün çabalarıyla devletin temel kaynağı oluyordu.

    Ümmetten ulus sürecine geçiş çok büyük bir tarihsel değişim ve kırılmalarla mümkün olmuştur. Millete benliğini hatırlatmak ve kendi istikametine döndürmek elbette kolay olmayacaktı. Atatürk Türkiye cumhuriyeti yurttaşlarına, yıkılan imparatorluğun, onuru örselenmiş imparatorluğun kulları değil, ulusal onurları güçlendirilmiş cumhuriyet bireyleri yaratmayı amaçlamıştır.

    Atatürk dilin uluslaşmaya katkısını çok önceden fark etmiştir. Osmanlının parçalanmasında, dilin oynadığı role tanık olmuştu. Osmanlıdan ayrılan ulusların dili kullanarak nasıl uluslaştıklarına  şahit olmuştu. Balkanların kaybedilmesinde Slav Dil Enstitüsünü nasıl bir görev yaptığını görmüştü. Slav dili,  balkan uluslarını bir araya gelmesini ve balkan milliyetçiliğini keskinleşmesini sağlayan en güçlü araçlardan biriydi. Balkan ulusları, bağımsızlık ateşini dille körüklemişlerdi.

    Atatürk 1932 yılında Türk dil kurumunu kurarken, Slav Dil Enstitüsünden etkilenmiştir. Atatürk dil konusundaki çalışmalarını 2. kurtuluş savaşı olarak nitelemiştir. Bu amaçla Sümerce, Hititçe ve Türkçenin diğer lehçeleri üzerinde çalışmalar yapmış ve yaptırmıştır. Düzenlediği dil kurultaylarında yabancı ve yerli ilim adamlarını davet etmiş, büyük emeklerini dil konusuna yönlendirmiştir. Meksika’daki Maya uygarlığından, kuzey Afrika’daki Berberilere ve İspanya ve Fransa’daki Baskların dillerine kadar araştırtmıştır.

    Türkçenin tüm lügatleri kullanılarak araştırmalar yapılmış. Kelimeler 3 ayrılmış. Yabancı, Türkçe ve kaynağı belli olmayan kelimeler diye. Yabancı ve kökeni bilinmeyen kelimeleri tek tek incelemeye çalışmışlardır. Kendisinin, dil konusunda, yabancı  dille ve orijinal metinlerden okuduğu kitapları, bir çok dil alimi  bu gün dahi okumamıştır.

    Kendisinin matematik kitabı yazdığını hepimiz biriz. Onun yolundan giden bir çok bilim adamı sayesinde  bilimsel terimler Türkçeleşmiştir.

    Atatürk tarih, dil ve antropoloji alanında yaptığı çalışmalar, yeni kurulan Türk devletine tarihsel derinli kazandırmak istemiştir. Aynı zamanda ulus devleti güçlendirmek istemiştir. Milli heyecanı ve milli şuuru ancak milli kültür ile kuvvetleneceğine inanan Atatürk, tarih ve dil araştırmalarına çok önem vermiştir. Milli tarihini ve kültürü yabancıların gözleriyle görmenin, onların gösterdikleri şekilde anlamanın millet için ne kadar büyük gaflet olduğunu çok iyi biliyordu.İktisadi ve siyasi istiklaline kavuşturduğu milletinin manevi istiklaline kavuşturmak için, dil ve tarih araştırmalarına çok önem vermiştir. Türk kültürünü yeniden tekamül ettirmek için, dünyanı her yerindeki kaynakları taramaya, araştırmaya çalışmıştır. Karınca misali, cürmünce çalışmış, Türk milletine ufuk ve derinlik kazandırmaya çalışmıştır.

    Siz hiç, geometri ders kitabı yazan bir dünya lideri gördünüz mü?  Yada tarlada çiftçilere traktör kullanmasını öğreten cumhurbaşkanı. Ne bileyim karatahta başında halka okuma yazma öğreten bir general. Lise öğrencileri için tarih ders kitabı yazan bir asker. Ben gördüm. Çok şükür şahidim yarabbi. Allah sana gani gani rahmet etsin ey koca yiğit.

    Etiketler:
    Bu yazi toplam 1553 defa okundu
    YORUMLAR
    osman murat: 
    ""
    ha bi de agop dilaçar türk dil kurumunda ne görev yapmıştır
    06.12.2012 / 18:52
    osman murat: 
    ""
    benim size tavsiyem bir tarih kitabı okuyun ama tarihçiden mesala halil inalçık yada ilber ortaylı yada mehmet çelik yıllarca tekin alp adını kullanıp resmi tarih tezini yazan moris koheni değil
    06.12.2012 / 18:47
    osman murat: 
    "güneş dil teoremi"
    benim bir kaç sorum olacak ilk dil kurumu başkanımız kimdir.güneş dil teoremine muhalefet eden büyük tarihçilerimizden ordinaryus profesör zeki velidi togan bu ne saçmalık dedeğin için neden sürgün edilmiştir.kafatası ölçümleri yapmak için mimar sinanın mezarını açıp kafatasınını kim çıkardı bi sabahtan beri türkü hiçe saydıkların osmanlı ve selcuklu olmasa nerde olurduk.,
    06.12.2012 / 18:45
    Evlâd-ı Osmanlı: 
    "Altay Turan"
    vah ki cahiliyet ne kötü dem'dir.. Kuran-ı Kerim'de okuduğun ayetler varya hani, hani onları oluşturan harfler varya.. Hah işte ! onlar İslâm alfabesidir. Elif vardır hani, | böyle dimdik durur, eğilmez, kendinden önceki harf ile birleşmez, kendinden sonra ki harf ile de.. hah işte bu anlattığım Elif varya, İslâm alfabesinin ilk harfidir. İslâm'da Halifeliği arıyorsan, Fetîh Suresi'nin 29.ayetini bir oku, ha bir de tefsirini oku ama..Eee hani burda hilafet geçmiyor ki deme.. Hz.Ebubekir (R.A), Hz.Ömer (R.A), Hz.Osman (R.A), Hz.Ali (R.A) ile devam eden silsile varya, işte bu da Halife Silsilesidir. Hilafet makamı bir icad değil, bizzat Resulullah'ın yoludur. Efendimiz ne zaman cübbe ve sarıkla dolaşmışmış.. yahu kime ne yazıyorum :) Resulullah'ın kılık kıyafeti ne imiş çok bilen ırkçı arkadaş ?! Şalvar Hz.İbrahim (A.S) ile beraber gelmiştir, sarık meleklerin nişanesidir. Cübbe, rûkû'ya gidildiğinde gerekli yerleri kapatan İslâm nişaneleridir. Resulullah bunları hayatı boyunca giymiştir ! Ha şapka mı istiyorsun ? O lanet olası İstiklal Mahkemeleri varya, resmi rakamlarla 17.000 insan asıldı ? gayr-ı resmi'sini sen pay biç.. Bu arada Ayaz Bey'i tebrik ederim, sizin de Ayaz Bey'in yazısındaki ağır ironileri anlamanızı öneririm ... Yüreğine sağlık Ayaz bey... Kendi adıma teşekkür ederim. Umarım Mustafa Atalay biraz düşünür konu hakkında...
    14.11.2012 / 23:39
    ZEMHERİ ZOR: 
    "TARİHİ DOĞRU OKUYABİLMEK."
    AYAZ BEY NE GÜZEL FELSEFİ CÜMLELER KURMUŞSUNUZ.'TARİH OBJEKTİF VE DOĞRU BİR ŞEKİLDE ANLATILIRSA FAYDA SAĞLAR'.ŞİMDİ SİZİN MANTIĞINIZLA BİRAZ KONUYU İRDELEYELİM. NAPOLYON'UN YAŞADIĞI DÖNEMDE YAPTIĞI SAVAŞLAR VE İÇİNDE OLDUĞU OLAYLAR VE SONUÇLARI TAHLİL ETMEK VEYA YORUMLAMAK FRANSA TARİHİNİ BİR KİŞİYE ENDEKSLEMEK OLUR MU? YADA BİSMARK'IN ALMAN TARİHİ İÇİNDEKİ YERİNİ ARAŞTIRMAK VE İNCELEMEK BÜTÜN ALMANLARI BİSMARK'IN KÖLESİ Mİ YAPAR? KEZA LENİN'İN BAŞARDIĞI 17 EKİM DEVRİMİNİN RUS TOPLUMUNUN O ZAMANKİ DURUMUNA ETKİLERİNİ VE GELECEĞE DAİR YENİ TOPLUMSAL OLAYLARA NE GİBİ ETKİLERİ OLDUĞUNU İNCELEMEK VE YAZMAK RUSLARI VEYA BAŞKA ÜLKELERİN İNSANLARINI LENİNE TAPMAK SORUNU İLE KARŞI KARŞIYA GETİRİR Mİ? TARİHSEL OLAYLAR BİNLERCE İNSANIN 100 METRE KOŞUCULARI GİBİ YARIŞ ÇİZGİSİNE DİZİLİP HAYDİ HEP BERABER 2. DÜNYA SAVAŞINI BAŞLATIYORUZ ŞEKLİNE Mİ CEREYAN EDER? YOKSA BİR TAKIM KİŞİ VE KURULUŞLAR MI ÖN ALIR? BU İNSANLAR ÖN ALDI DİYE İLAH MI OLURLAR. TARİHİ BİRAZ DOĞRU DEĞERLENDİRMEK LAZIM. SONRA TOPLUMSAL OLAYLAR HAKKINDAKİ BÜTÜN SÖZLERİNİZİN TAMAMI DİNİ HAYATLA İLGİLİ SON CÜMLEYİ KURMAK İÇİN Mİ? DİN ELBETTEKİ ÖNEMLİ VE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN BİR KONUDUR. AMENNA. LAKİN BU YAZININ KONUSU DİNSEL BİR TARTIŞMA AMACI GÜTMÜYOR ZANNIMCA.RESMİ OLMAYAN TARİHİ, RESMİ OLMAYAN KİŞİLER BİR YAZSA DA OKUSAK. BU İSTİHZA İÇEREN CÜMLELERİN CÜRMÜNÜ BİR GÖRSEK. BİR DE SANKİ BİR FÜTÜROLOTİST İLE YAZIŞIYORUM. İŞİ MARKSİST VE LENİNİNST İDEOLOJİYE BAĞLADIK MI İŞİMİZ NE KADAR KOLAY. ARTIK YAZAR AĞZIYLA KUŞ TUTSUN. BEN OLSAM KOLAY YOLU SEÇMEZDİM. SELAM VE DUA İLE.
    14.11.2012 / 21:41
    ALTAY TURAN: 
    ""
    EY OSMANLININ EVLADI !!! İSLAMIN NE ZAMAN ALFABESİ OLMUŞ. KİM İSLAMIN ALFABESİNİ YAZMIŞ ? YOKSA BİLİNMEYEN TARİHTE SEN Mİ YAZDIN ? İSLAMDA HALİFELİK DİYE BİR KURUM NE ZAMAN İCAD EDİLMİŞ ? BU KURANIN NERESİNDE YAZILMIŞ? PEYGAMBER EFENDİMİZ NE ZAMAN CÜPPE VEYA SARIKLA DOLAŞMIŞ? YOKSA SİZ İSLAMDA OLMAYAN BİDATLERE Mİ SARILIYORSUNUZ? YUKARIDAKİ YAZIDA GENELEVİ ÇAĞRIŞTIRAN HİÇ BİR İFADE YOKKEN GENELEV AKLINIZA NEREDEN GELDİ? SİZ YAŞADIĞINIZA GÖRE ACABA BÜYÜKLERİNİZ ŞAPKA MI GİYDİ? YOKSA YAŞIYOR OLAMAZDINIZ.EZ CÜMLE BEYEFENDİ AKLINIZDAKİ BİR TAKIM TABULARI SORGULAYIN VE DOĞRU OLDUĞUNDAN EMİN OLDUKTAN SONRA YAZINIZ.SELAM VE DUA İLE....
    14.11.2012 / 18:12
    AYAZ ÇETİN: 
    "TARİHİ DOĞRU OKUMAK"
    Tarih insanlığın hafızasıdır. Bu birikimle ilgilenmek, insanın kendisini tanımasını sağlar. Geçmişteki olayları değerlendiren insanlar, geleceklerine çok daha iyi yön verirler.Tarihini bilen ve ona sahip çıkan biri, inanlığın gelişim sürecinde kendi toplumunun yerini belirler. Tarih objektif ve doğru bir şekilde anlatılırsa bu faydaları sağlar. Eğer siz tarihi devletin resmi ideolojisi üzerinden millete anlatmaya kalkarsanız, yalnız halkınızı değil kendinizide kandırırsınız. Tarih biliminin size sunacağı faydalardanda mahrum kalırsınız. Kendinize ilahlar belirleyip bunların yaratıcılığından dem vurursunuz. Objektif olamazsınız. Ülke olarak tekamül edemezsiniz. İşte yazıyı yazan ilkokul 1. sınıftan üniversite sonuna kadar bizlere okutulan "Devletin resmi tarihi" ile ilgili ders vermeye kalkmış. Biz bu derslere çok girdik. Milletlerin tarihinde bir kişiye endekslenmiş tarih okuyamazsınız. Eğer tarihi aktörleri bir kişiye indirgerseniz, o tarihi şahsiyetede büyük haksızlık etmiş olursunuz. Bir tarihi şahsiyete bütün akademik kariyerleri yüklerseniz gülünç duruma düşersiniz. Bu yüklemeler, ilahlaştırmalar ancak dini hayatı yok sayan Marksist Leninist ideolojilerde olur.
    14.11.2012 / 16:31
    Osman Öztürk: 
    "helal olsun hocam"
    Sevgili Mustafa hocam yazılarını devamlı okuyorum hatta bir kaç kez okuyorum ne kadar güzel yazıyorsun, kelimelerle öyle güzel oynuyorsunki yazıya başlayınca hiç bitmesin istiyorum tonyahaberin Yılmaz özdili desemumarım kabahat etmemiş olurum.
    12.11.2012 / 21:11
    Evlâd-ı Osmanlı: 
    "..."
    siz hiç " önce dini kullanayım, sonra hepinizi asacağım, ezanlarınızı Türkçe okutacağım, halifenizi kovacağım, cübbelerinizi sarıklarınızı yasaklatacağım, şapka giymeyeni astıracağım, İslâm harflerini kaldırıp latin harflerini getireceğim, Hicri takvimi kaldırıp yerine gregoryan takvimini getireceğim, genelevler açıp birileri kapatmasın diye içişleri bakanlığına bağlayacağım, ŞERİAT hükümlerini kaldırıp LAİKLİK hükümlerini getireceğim, Ayasofyayı müze yapacağım, cuma tatillerinizi c.tesi pazar yapacağım " diyen bir devlet adamı gördünüz mü ? ELHAMDÜLİLLAH ben görmedim ! YARABBİ görmeyi nasip etme !...
    12.11.2012 / 19:32
    Yazarın Diğer Yazıları