TONYAHABER - 19 MAYIS 1919’DA NE OLMUŞ Kİ…!!!
    Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

    19 MAYIS 1919’DA NE OLMUŞ Kİ…!!!

    01.01.1970 / 00:00


    Bu sene  kendi kendime karar vermiştim, 19 Mayıs  Atatürk’ü Anma ve Gençlik  Spor Bayramı ile yazı yazmayacaktım…19 Mayıs Günü erkenden kalktım… Cumhuriyet Meydanına gittim… Bir kaç okuldan gelen öğrenci gurupları ve bazı Okul Müdürleri ile Öğrencilerin yakınları alana gelmişlerdi… 19 mayıs törenleri her yerde aynı… Milli olmayan duruş ve milli olmayan düşünce ile iyice sulandırıldı…

    Başta sayın Valiler ve Millet vekilleri ile siyasi partilerimizin temsilcileri protokolde… Alanda yaklaşık 250-300  kişi var.. Tören; İstiklal Marşı ile başladı.. Şehitler için saygı duruşu dahi yapılacak zaman yoktu galiba.  Güya şölen havasında kutlanacaktı.. Halk; kutlama törenine iştirak edecekti.. Hepsi   hikaye.. Amaç belli.. Artık Bu cumhuriyet ömrünü tamamladı.. Bu topraklarda yaşayan halkı tek devlet yönetemiyor.. Küçük küçük devletçikler kurulmalı.. Bu devletçikleri sultanlar, emirler, krallar, ya da son yılların moda tabiriyle  diktatör başkanlar yönetmeli.. Her birey bu başkana tabi olmalı.. O, ne  derse emir telakki edilmeli ve derhal yerine getirilmeli.. Her şey o büyük muhteremin malı sayılmalı..v.s…

    Protokol yeri enteresandı… Arkada Atatürk Heykeli… Halk ona sırtına dönmüş vaziyette… ’’Sanki  sen de kim oluyorsun. ’’Diyordu birileri…

    Aslında saygı duruşuna ne gerek var?  Bu toprakların vatanlaştırılması için, toprağın kara bağrına düşen  milyonlarca şehit yok ki…

    Dumlupınar’da, Sakarya’da, İzmir’de, Sarıkamış’ta, Edirne’de, Afyon’da, Kütahya’da, Aydın’da Mersin’de, Maraş’ta, Antep’te, Çanakkale de ve Anadolu’nun tamamında savaş mı oldu ki, şehit verelim…

    Bu ülkede şehit yoksa, saygı duruşuna elbette ihtiyaç duyulmaz… Sokaklarımızdaki insan kalabalıkları, şehitlik kavramının manasını bilmezler ki… Bize ait olduğunu düşündüğümüz bu vatan için, mücadele ederek, savaşarak bağımsızlık kavgası veren bir millet yok ki şehitleri için  saygı duruşu yapılsın… Sonra bu kadar zahmete neden katlanalım ki… Bir ya da iki dakika saygı duruşu göstermek  sağlığımız için zararlı değil mi?  Birileri milyonlarca insan  öldü diyor… Bu söylemler doğru değil ki…

    Balkan savaşlarından, kurtuluş savaşına kadar beş milyon insanımız şehit olmadı ki, onlar için birkaç dakika zahmete katlanarak saygı duruşu gösterelim… Son  otuz yıldan günümüze kadar 40 bin insanımızın neden öldürüldüğünü bilemediğimizden dolayı  böyle davranıyoruz… Bu mübarek gençler; bizim için mi hayatları kaybettiler?  Dağlarda eğlence yaptıkları için öldürüldüler, değil mi… Daha dün dört vatan evladının cenaze törenleri vardı…  Anlı şanlı büyüklerimizin katıldıkları merasimlerle toprağa verildiler… Bunlar  şehit mi ki, manevi huzurlarında saygı duruşu zahmetine katlanalım…

    Bizim ile alakası olmayan uyduruk günlerde kutladığımız Milli Bayramlar var… 19 MAYISMIŞ, 23 Nisanmış, 29 ekimmiş, 30 ağustosmuş… falan –filan… Bu topraklarda varlığını sürdüren Bir Milet var mı ki, o Millete ait Milli Bayram olsun…

    Güya Atatürk büyük zorluklar içerisinde 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkmışmış… Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş savaşı başlatılmışmış… Önce kongreler yapılmışmış.. Falan filan   bir sürü masal…Bazı siyasetçiler diyorlarmış ki’’19 Mayıs tarihimizin dönüm noktalarından biridir..’’ Böyle bir olay yok.. O yıllarda, bu büyük Milletin; ordusuna, başkentine el konulmamış, bağımsızlık iradesi yok edilmemiş, sahip olunan topraklar işgal edilmemiş ki,19 mayıs dönüm noktası olsun…

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk güya milli mücadeleyi o gün başlatmışmış… Bundan dolayı yüz binlerce şehit vermişmişiz… 23 nisan 1920 Halkın meclisinin açılışını yapmışmışız… Güya bu Meclis; kahraman meclismiş… Millet yokluk ve sıkıntı içindeymiş… Bir kaç yıl süren savaş sonucunda Anadolu işgalden kurtulmuşmuş… Bu gün üzerinde yaşadığımız topraklar bu sayede vatan yapılmışmış… Yıkıntılar arasından  Türkiye Cumhuriyeti Devleti 29 Ekim 1923’te tüm dünyayı ilan edilerek kurulmuşmuş… Bu devleti kuran halkada Türk denmişmiş… Sonra Mehmet Akif adında bir vatandaşa  Bağımsızlığımızın sembolü olan İstiklal Marşı yazdırılmışmış… Ay ve yıldızın simgeleştirmiş olduğu Türk bayrağı da o yılların eseriymiş… Ben tüm bunlara gülüp geçiyorum… Bu kadar uyduruk bir  tarih  olur mu?

    İnsanlardan değil; Allah’tan korkmasam çok daha farklı yazardım… Bu yazımdan sonra öyle zannediyorum ki, birileri beni  21. Yüzyıl Nobel Edebiyat ödülüne aday gösterecek… Böyle bir teklif gelirse; Hemen sizlerle paylaşacağımdan emin olabilirsiniz…

    Etiketler:
    Bu yazi toplam 1102 defa okundu
    YORUMLAR
    HAZAL DUMANOĞLU: 
    "BU KADAR DUYARSIZ VE BİLGİSİZ OLAMAYIZ."
    BU GÜN İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ SIKINTILARIN KAYNAĞINA BİLGİDEN YOKSUN OLUŞUMUZ DEĞİL Mİ?MİLLİ OLAN HER ŞEY KAYBOLUYOR..KİMLİĞİMİZE KÜFREDİLİYOR..KÜLTÜRÜMÜZ YOZLAŞTIRILIYOR..DİNİ DEĞERLERİMİZ SATILIYOR..İRADEMİZİ BAŞKALARI KULLANIYOR..BASIN BAĞIMLI,ÜLKE BAĞIMLI...İSLAMCI GEÇİNENLER OKYANUS ÖTESİNDEN EMİR ALIR HALE GELMİŞ..TÜM BUNLAR SAFSATA DEĞİL Mİ...
    10.06.2012 / 01:42
    ender bayram: 
    "kimse gerek duymadı"
    Öyle yazmışsınki farkındaysan bu safsatalara kimse yorum yapma gereği bile duymadı...
    28.05.2012 / 15:44
    Yazarın Diğer Yazıları