Yılın dört mevsimi ayrı bir güzel olan Trabzon’un Tonya ilçesi, gizli kalan doğal güzellikleri ile keşfedilmeyi bekliyor. Son yıllarda Doğu Karadeniz’in turizm alanında parlayan yıldızı olan Tonya ilçesi, sahip olduğu doğal güzelliklerinin fark edilmesi ile dikkatleri üzerine çekiyor.

Eğer hava yoluyla Trabzon'a gelirseniz, hava alanından sahil yolu boyunca 50 km batıya gidince bir tabela karşılar sizi Vakfıkebir'de.

Trafik ışıklarının arasında belli belirsiz bir karayolları tabelası ve üzerindeki yazı size hep güneyi gösterir.

“Tonya” yazısıdır bu…

Folderesi vadisi boyunca Tonya'ya doğru uzanan yol üzerindeki köprüler, tam yedi yerde gerdanlıklar oluşturur Folderesi'ne. Yer yer tarihi kemer köprüler de eşlik eder size yol boyu.

Folderesi vadisi boyunca yamaçlar kâh kucaklaşacak kadar birbirine yakın durur; kâh açılır, uzaklaşır, geniş bir alan bırakır önünüze.

Köylerden geçersiniz; yamaçlara asılmış evlerden oluşan köylerden...

Bir süre sonra “Tereyağının memleketi” Tonya’ya varırsınız.

Parke kaplı daracık caddeleri, beton binaları ile Cumhuriyet Alanı'ndaki “Süt Çeşmesi” karşılar sizi.

Tereyağı memleketidir burası...

İsterseniz, bir çay molası verir, tavşankanı çaylarınızı yudumlar, konuksever insanları sohbet edersiniz bir süre.

Kime sorsanız, Folderesi vadisindeki “Canikdere Şelalesi Horonyol” yürüyüş yolunu gösterir size. İlçe merkezinden güneye doğru birkaç yüz metre yürüyünce tam da Zengeni Köprüsü yanından yürüyüş yoluna girersiniz.

Folderesi ile yan yana uzayıp giden bir yürüyüş yoludur bu. Derenin doğu yakasındaki dimdik yamaçların görkemi ayrı bir güzellik, ayrı bir mutluluk verir yol boyu.

656 metre bir yapay yol… Çelik platformun üzerinde ahşap kaplama yol… Doğa bozulmadan, doğayla iç içe inşa edilmiş doğal bitki örtülerinin arasından kıvrılarak uzanır şelaleye doğru.

Yürüyüş yolu boyunca yer yer çay içmek için yemek için hazırlanmış otantik mekânlar, doğaseverlere hizmet sunuyor.

İlginç görüntüler, kucaklar yürüyenleri yer yer. Güzergahtaki kimi ağaçlara hiç dokunulmamış, doğallıkları bozulmadan yürüyüş yolunun içinde bırakılmışlar.

Yolun oldukça genişlediği alana gelince şelaleye yaklaştığınızı anlarsınız suyun gürleyen sesinden. İster ahşap merdiveni tırmanın, ister bitişiğindeki yokuşu, düze çıktığınızda Folderesi’nin çağlayan Canikdere Şelalesi bütün görkemi ile karşınızdadır.

Dere yatağında oluşan gölün yüzeyinden 14 metre yükseklikteki kayadan akan su, köpük köpük yayılır önünüze. Seyir terasında fotoğraf çekerken havada uçuşan su damlacıkları serinlik verir insanın yüzüne.

Önünüz dere yatağı, sağınız solunuz kayalar, yaşama inadı ile kayaların çatlaklarına kök salmış ağaçlar. Yöre insanı gibi inatçıdır ağaçlar burada. Her çatlak, bir yaşam merkezidir yemyeşil ağaçlar için.

Şehir gürültüsünden uzaklaşmak, doğanın, suyun sesini dinlemek isteyenler için tam aranan yer Canikdere Şelalesi.

Şelalenin oluşturduğu göl, yıllarca Tonyalı gençlerin yüzme öğrendiği bir yerdi. Dikenlerin, çalıların arasında, taşlar üzerinden seke seke zorlukla ulaşılan göle, şimdi herkesin rahatlıkla gidebileceği bir güzergah oluşmuş.

Yürüyüş yolu boyunca yapılan aydınlatma düzeni ile geceleri de ayrı bir tat alırsınız derenin serinliğinde.

Çayınızı yudumlayabileceğiniz, yemeğinizi yiyebileceğiniz bu güzergahın tadına vardığınızda ara ara ziyaret etmekten kaçamayacaksınız. Hele hele karların erimesi ile canlanan doğa sizi kendisine çekecek.

Doğaseverleri bekliyor “Horonyol”.

Gelin, görün!... Mutluluğunuzu artıracak, memnun kalacaksınız. Yeni güzellikleri duyumsayacaksınız yüreğinizde…