Koronavirüs salgını nedeniyle 20 Haziran 2020 tarihinde yaylalara başlayan göçler dağları şenlendirdiler.

Karadeniz'in doğal güzelliklerini içinde barındıran yaylara vatandaşlar akın akın göç ediyor.

Her yıl Mayıs, Haziran ayı gelince Karadeniz insanını bir heyecan sarar. Dağları kaplayan karların yerini bahar çiçekleri alır bu aylarda.

Okulların kapanması, havalarında ısınmasıyla birlikte yaylalara göç eden vatandaşlar dağları çok özlediklerini ifade ettiler.

Rumi takvime göre Kiraz ayının (Haziran) ilk günlerinde sonra yayla göçleri başlar.

Geçmiş yıllarda her mahalle kendi arasında, yaylaya gidiş tarihini belirler ve bu tarihten önce kimse yaylaya göç etmezdi.
Sarp ve hırçın olan Karadeniz yaylaları bir o kadarda cömert ve misafirperverdir.

Baharda açan çiçeklerin kokusu dağları sardığında yayla yükleri hazırlanmaya başlanır.
Yüksek rakımlı tepelere göç eden yaylacılar, kimi araba ile kimi ise yürüyerek şafak vakti koyulurlar yola. Yeni bir yurt bulmuşçasına her sene hasretle ve sevinçle tırmanılır yeşilin her tonunu barındıran dağlara…
Yaylaya yaya giden vatandaşlar tam bir şenlik havası içinde yaylaya kadar yürüyerek giderler.
Püsküllerle süslenen ineklerin boynuna takılan çıngıraklar yayla yolunu bir sergi ya da konser alanına çeviriyor.
Günümüzde yaylaya yaya gitmenin yerini artık arabalarla gidiş aldı. İnekler de süslenerek kamyonlara yükleniyor ve yaylaya götürülüyor.
Sonbahara kadar yaylada kalacak vatandaşlar, hayvanlarını otlatacak ve üretecekleri süt, peynir ve diğer ürünleri de satarak kazanç elde edecekler. Dağlarda aylarca süren yayla hayatı köylerinden uzak düşürür yaylacıları…


“ATALARIMIZIN GELENEĞİNİ SÜRDÜRÜYORUZ”
Düzköy İlçesine bağlı Labazon Yaylası’nda, yaylacılık yapan Mehmet Uzuner, “Okullar kapanınca yaylalara çıktık, üç dört ay bu dağlarda kalacağız atalarımızın geleneğini sürdürüyoruz, hayvancılıkla uğraşıyoruz. Önceden hayvanlarımız çok oluyordu yürüme geliyorduk. Şu anda hayvanı fazla olan yürüme geliyor, az olan ise araba ile geliyor.” dedi.
Özellikle hayvanlarını otlatmak amacıyla yaylalara çıkan vatandaşlar, yaylada kaldığı süre içerisinde hem kışın tüketecekleri süt ürünlerini, hem de hayvanlarının tüketeceği yayla çayırlarını da hazırlıyor.


“DAĞLARA İHTİYACIMIZ VAR”
Karadeniz’de yaylacılık bir yaşam biçimidir sarp yamaçlarda. Koronavirüs salgını nedeniyle yaylaya geç göç eden ve yayla evini şenlendiren Ali Yıldırım; “Bir kez daha nasip oldu ve yaylaya geldik. Kar yağıp yollar kapanıncaya kadar burada kalacağız. Dağları seviyoruz, dağlara da ihtiyacımız var, hayvanlarımızı burada otlatacağız sonbahara kadar.” dedi.

Ali Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti, “İnsanlar yaylalara göç etmekle birlikte, koronavirüs önlemlerini elden bırakmamalı. Yaylalarda bulunan işletmeler önlemlere uymalı. Ayrıca yaylalarda bulunan işletmelerde sık sık denetlenmelidir.”  
Yaylalarda üç dört ay kalacak olan vatandaşlar, burada kışlık yiyeceklerin yanında, odun ve hayvanlarının kışlık yiyeceği çayırları hazırladıktan sonra havaların soğuması ile birlikte köylerine geri dönecekler.