Tonya Belediye Meclisi dönemin ilk toplantısını yaptı.

Toplantıya, geçen hafta yaşanan “salon krizi” ve çevre konuları damgasını vurdu.

Cumhuriyet Halk Partisi Tonya İlçe Örgütünün 27 Eylül 2017 tarihinde düzenlediği panele, Belediye Başkanı tarafından, Ali Koç Kültürevi’nin verilmemesi hakkında bir grup meclis üyesi soru önergesi verdi.

CHP’li meclis üyelerinin, Başkan’ın yanıtlaması isteğiyle Meclis Başkanlığına verdiği soru önergesinde şu sorular soruldu:

1-27 Eylül 2017 Çarşamba günü Cumhuriyet Halk Partisi Tonya İlçe Örgütü tarafından düzenlenen “Hukuk Sistemi ve Ceza Adaleti” konulu panel için Belediyeye ait Ali Koç Kültürevi tahsis edildiği halde, sonradan tahsis kararı neden iptal edildi?

2-Belediye Başkanının basında yer alan açıklamasında, güvenlik gerekçe gösterilmiştir. Belediye Başkanları, güvenlikten sorumlu mudur?

3-CHP tarafından salonun istenmesi ile ilgili yazıdan sonra, anons için verilen ilan metninde paneldeki konuşmacıların adı belirtildiği halde belediye hoparlöründen neden ilan edilmiştir? İlandan sonra salonun iptali ile ilgili bir baskı var mıdır? Varsa baskı kimler tarafından yapılmıştır?

4-Halkın hizmetinde, ayrım yapmadan kullanılması gereken önceki Belediye Başkanlarından Sayın Ali Koç’un adını taşıyan solonun adını değiştirmeyi düşünüyor musunuz? Düşünüyorsanız, hangi adı vereceksiniz?

Öte yandan, ilçede yaşanan çevre sorunları da gündem dışı olarak görüşüldü.

Gündem dışı söz alan Çevre Komisyonu Üyesi Bekir Uzunoğlu, şunları söyledi: “Sokaktaki insan tedirgin. Bir yanda HES, taşocakları, Kadıralak Yaylası ile ilgili statü değişikliği vatandaş arasında konuşuluyor. Biz de merak ediyoruz. HES konusunda ne yapılacak? Biçinlik’te yapılması planlanan taşocağının vereceği zarar ortada. Belediye olarak bu konuda tavrımız ne olacak? Belediyenin bir master turizm projesi var. Bir karar vermek durumundayız. Hayvancılık mı, turizm mi, taşocakları mı? Birlikte hareket etmek zorundayız. Kadıralak Yaylası Tabiat Parkı ilan ediliyor. Orada yaşayan halka sorulan bir şey yok. Tabiat Parkı ne getirecek, ne götürecek, bunu halka anlatmamız lazım. Üçüncü derece sit alanı olma statüsü değiştirildi. Sürdürülebilir koruma ve kullanım alanı deniyor. Nedir bu? Gölet projesinden söz ediliyor. Turizm amaçlı gölet güzel, bir diyeceğimiz yok. Ancak, göl tamamlanınca çevresinde ne yapılacak? Örneğin bir çay ocağı yapılacaksa bunu kim çalıştıracak? O yörenin halkı mı, başkası mı? Açıklamalarda, yap-işlet-devret yöntemi ile tesisler yapılacağı söyleniyor. Halkı aydınlatmamız lazım.”

Belediye Başkanı Osman Beşel de Uzunoğlu’nun konuşmasından sonra şunları söyledi: “Doğanın kirletilmesine ben de karşıyım. Ben gerekli her yere bildirdim. Folderesi HES kaldırmaz dedim. Taşocağının yapılması ile ilgili olumsuz görüş bildirdim. Master projemizin sınırındadır. Uygun olmayacağını düşünüyorum. Turizm yatırımlarında önceliğim yerel halktır.”