Tonya Meslek Yüksekokulu öğrencilerinden biri, okulu bitirmiş ve memleketine döndükten sonra geride kalan arkadaşlarına bir mektup yazmış. İki yıl kaldığı Tonya’daki izlenimlerini dökmüş yazıya...

Yasemin’in mektubunu okuyucularımızla paylaşıyoruz.

TONYA ÖZLEMİ

Öncelikle herkese merhabalar, ben Yasemin...

Bu yazıyı size çok uzaklardan olmasa da yakından bir yerden, Giresun’dan yolluyorum.

Ne demeliyim, neden bahsetmeliyim bilemiyorum. Kelimelerin kifayetsiz kalacağı bir noktadayım şu an. Belki çok klişe olacak ama hakikaten “anlatılmaz yaşanır” dedikleri bu olsa gerek. Çünkü Tonya hayatımın en güzel yaşanmışlıklarından söz edebileceğim bir hikayem aslında.

Meydandan geçip dolmuşa kadar bize eşlik eden köpekleri, Cumartesi günü pazarını kaçırmadığımız ve belinde peştamal sırtında püsküllü sepetleri olan annelerin gülümsemeleri. Canımız sıkıldığında bir bakmışız ki, kendimizi yürüyüş yolunda bulduğumuz zamanlar ve sonuna kadar gelip herkesin fotoğraf çektirdiği Canik Şelalesi, kulağımıza hoş gelen şiveli konuşmalar, Kadıralak Yaylası’nı süsleyen Mavi Yıldız çiçeklerinin kokusu… Kutlanan Kalandar Geceleri, insanı mest eden ama sonunda alıştığımız o virajlı yolları, vazgeçilmez karlı dumanlı dağları…

Ders işlerken bile pencereden gözümüze ilişiveren tereyağıyla meşhur inekleri, gece uykularına eşlik edip birden fazla olan şırıl şırıl akan Folderesi.

Tanımayıp, “habunlar kesin öğrencidir, yeni gelmişlerdir belli” teşhisi koyup sizin de ister istemez kulak misafiri olduğunuz amcalar. Bazen de hafta sonları denk geldiğimiz düğünleri, ufak bir kemençe sesine bile kurulan horonlar. Siz de bunlara şahit oldunuz mu? Bilmiyorum ama eminim ki, hatırlıyor musun dediklerinde onca anı diziliverecek hafızalarınıza.

İki senelik bu Tonya yolculuğunda okulumu bitirdim. Bilmediğim şehrin gönlü güzel insanlarını tanıdım, yine bilmediğim şehirlerden gelen kültürleriyle yoğrulmuş öğrenciler diye anılan, ama aslında sonradan burada kardeş gibi omuz omuza verip ağlayıp güldüğümüz çok güzel dostluklar edindim.

Uçsuz bucaksız bu ufak ilçeyi anlatamayacağım kadar anılar bıraktım. Çok konuştum, kusura bakmayın, hakkınızı helal edin. 

Buraya ağlayarak gelen ağlayarak gidiyor. Velhasıl siz, siz olun, hayatın neresinde olursanız olun, yaşadığınız yerdeki olumsuzluklardan şikayet etmek yerine orayı sizler güzelleştirin. Sizler hatıralar bırakın.

Sevgili Tonya unutma beni, çünkü bende unutmayacağım seni. Kaderin başka sayfalarında buluşmak dileğiyle, hoşça kalın!…