Trabzon’un Tonya İlçe Belediyesi, elektrik üretmek için ilçede en çok gün ışığının düştüğü Ruj Tepesi’ndeki 16 dönümlük alana, güneş enerji santrali (GES) kurdu. Saatte 850 kilowatt kapasiteye sahip santralle, yılda yaklaşık 1 milyon TL’lik elektrik tasarrufu sağlanması hedefleniyor.

Doğal enerji kaynaklarına yönelen Tonya Belediyesi, 2015 yılında güneş enerjisinden elektrik üretmek için çalışma başlatıp proje hazırladı. Tonya Belediyesi tarafından hazırlanan 4,5 milyon TL’lik proje kapsamında, ilçede en çok gün ışığının düştüğü Melikşah Mahallesi’nde yer alan Ruj Tepesi’ndeki 16 dönümlük alana, güneş enerji santrali (GES) kuruldu. 25 Aralık’ta enerji üretimine başlayan ve 2 bin 550 panelden oluşan güneş enerji santrali ile saatte 850 kilowat enerji elde ediliyor.

8 yılda kendisini amorti etmesi öngörülen santralle, belediye kendi elektrik giderlerini karşıladıktan sonra, arta kalan enerjinin ise Türkiye Elektrik Kurumu’na satıldığı ifade edildi.

“30 BİN 650 TUTARINDA ÜRETİM YAPILDI”

Enerji üretimine başlanan tesisle ilgili açıklamalarda bulunan Tonya Belediye Başkanı Osman Beşel, “Bu tesis Tonya Güneş Enerjisi Santrali adı altında belediyemiz tarafından yapıldı. 25 Aralık’ta üretime başladı. Saatlik 850 kilowatt gücünde olan bir tesis. Üretilen enerji Türkiye Elektrik Kurumu’nun genel hatlarına aktarılıyor. Kurulan sistem sayesinde kazanılan ücret, belediyemize aktarılıyor. 25 Aralık’tan bu yana 30 bin 650 TL tutarında bir üretim yapıldı. Planladığımızın üzerinde bir randımanla çalışıyor, hemen hemen %30 daha üzerinde bir verim alıyoruz. Tonya şartları da ortada, kış aylarında hava şartları çok iyi olmuyor. Buna rağmen üretim istediğimiz randımanda devam ediyor. Bu tesis iller bankasından çektiğimiz krediyle yapıldı. Bize maliyeti 5 milyon 175 bin TL oldu. Bu faizli bir kredidir. Kendi üretimiyle dönüşümünü, finansını 8 yıl içerisinde yapacak. Kendini finanse ettikten sonra tamamen geliri belediyeye kalacak. Bu gelirle Tonya’da, başta yol ağı olmak üzere belediyemizin gelirlerine kaydolup çok güzel hizmetlerin yapılmasında kullanılacak. Bu tesis Tonya’da yapılan çok değerli yatırımların en önemlilerindendir. Almanya güneşlenme oranı ülkemizin 1/3’ü oranında olmasına rağmen enerjisinin birçoğunu güneş enerjisi ile sağlamaktadır.  Karadeniz sahil yöresinde belediyeler arasında ilk girişimdir. Şu anda 10 yıl destekli bir bedel alıyoruz. Kilowattını 13 cent üzerinden elektrik kurumuna satıyoruz. Böyle bir tesis yapıldığı için gerçekten memnunum. İyi bir randıman aldık ve örnek bir tesis oldu.  Belediyelerin mutlaka gelir getirici tesislere ihtiyacı var. Burası bunlardan bir tanesidir. İnşallah bundan sonra açılımla halkımızın, belediyemizin gelirini artırıcı başka tesisler yapmaya devam edeceğiz.” dedi.

“GÜN IŞIĞINDAN DA FAYDALANIYOR”

2 bin 550 panelden oluşan güneş enerji santralinin sadece güneşten değil, gün ışığından da yararlanarak enerji ürettiğini belirten Beşel konuşmasını şöyle sürdürdü; “Burası esasında gün ışığı ile çalışıyor ancak güneş ışığı ile çok daha fazla üretim yapan bir tesis. Şu anda sis altındayız ancak üretim devam ediyor. Tabi ki çıplak ve yoğun güneş ışığı olmasa bile yine üretimi devam ediyor. Bu yüzden buna güneş ışığı yerine gün ışığı enerjisi tesisi şeklinde tanımlamak daha isabetli olur. Ancak güneş ışığı olduğu zamanlarda şubat ayı içerisinde günde 900 dolar üretim yaptığımız günler oldu.”

“HES’LERE MUKAYESE EDİLMEMELİ”

“Yaptığımız inceleme ve araştırmalarda doğaya hiçbir zararının olmadığını sadece doğada bir mekân işgal ettiğini tespit ettik. Zaten işgal edilen bu mekan da âtıl bir mekandı. Burada herhangi bir faaliyet yoktu. Bir tarımsal faaliyet veya hayvancılık faaliyeti yoktu. Âtıl bir mekan olmasa, burada tarım yapılsa dahi güneş ışığından elde edilen enerjinin geliri, tarımsal gelirle mukayese edilemeyecek kadar fazla. Burayı hidroelektrik santralleriyle mukayese etmemek lazım. HES’ler belli bir yerde dere yatağının ve doğanın bütün dengesini bozan oradaki bütün canlı hayatına etki eden bir enerji kazanım sistemi. Hatta son yıllarda ülkemizde su kaynaklarındaki düşüşünü, yöremizde derelerin ve ırmakların su oranının düşüşünü düşünürsek HES’lerin daha zararlı olduğunu görebiliriz. Dereleri hemen kurutma noktasına getiriyor ve oradaki canlı hayatını riske sokuyor. O yüzden bu iki tesisi asla mukayese etmemiz gerekiyor. HES’lere de ihtiyaç var ancak bunun uygun yerlerde dere yatağı dengesi bozulmadan yapılması gerekiyor. Ayrıca bu derelere can suyu verilmesi gerekiyor. Geçmişte Fol Deresi üzerinde bir HES girişimi oldu. Fol Deresi’nde yazın kurak olduğu aylarda bırakın can suyunu, oradaki değirmenleri dahi çevirmekte zorlanan bir su seviyesi oluyor. Bu yüzden burada bir HES’i ve can suyunu karşılayacak su debisi ve rejimi olmuyor. Bu yüzden bütün şartları zorlayıp, güneş enerjisi santralleri denenmelidir.”

“ÇEVRE İL VE İLÇELERDEN GELİP İNCELEYENLER VAR”

16 dönüm arazi üzerine 850 kilowat gücünde enerji üreten tesisin projesinin beş yıl önce hazırlandığını ifade eden Osman Beşel, “Tesisi görmek için çok sayıda kişi buraya geldi. Ancak proje yapım şartları günden güne değişiyor. Bizim yaptığımız şartlarla bugün yapılması halindeki şartlar farklı. Bu proje 5 yıl önce hazırlanmış ve hibe kredi bekleyen bir projeydi. Ancak hibe kredi bulamayınca kendi kaynağımızla kredi çekip, yaptık. Çevre belediyelerden ve özel sektörden gelip yerinde inceleyip çevre iller ve ilçelerden girişimde olacağını söyleyenler var.” şeklinde konuştu.