Tonya’nın Robinson’u Fadime Kayacı, yayladan köye inince ziyaretçi akınına uğradı. Büyükmahalle’deki evinde komşuları ve sevenlerinin ziyareti sırasında konuşan Kayacı, “Köye indim, kardeşimin mezarına gittim. Toruncuğumun karısını gördüm, komşularıma gittim. Ben elli sene dağda kışladım, elli seneden sonra aldılar beni köye.”

Allah nasip ederse, akşamdan sabaha çıkar mıyız çıkmaz mıyız salahiyetimiz yok. Orucumu tuttum. Ramazan Bayramından sonra Karakısrak’a çıkacağım. Çıkmamaya çarelerim yok, ben orada elli sene kışladım. Ömrüm var ise gideceğim.”

Köye indikten sonra değişiklikler gören Kayacı, “Seranderimiz gitti, evimiz gitti, mereğimiz gitti.” diye şaşkınlığını ifade etti.

Köye gelmek istemezdi

Gelini Gülsüm de Kayacı’nın yayladan köye indirilmesinden memnun olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Halam elli senedir Karakısrak Yaylası’nda durdu. Hiç gelmezdi buraya. Gel desek ona, gelmek istemezdi. Arkadaşlar ikna etti onu. Biz de sevindik buraya gelmesine. Komşularımıza onunla birlikte gidiyoruz. Birlikte yiyip içiyoruz, sohbet ediyoruz. Birbirimize yardımcı oluyoruz.”

Köyde kar görmeyince…

Kayacı’nın yayla komşusu Ali İhsan Kurt, her fırsatta ona yardımcı olduğunu söylüyor. Yayladan köye indirilmesinde de onun sözünü dinledi. Kurt şunları söyledi: “Fadime Halayı yayladan aşağıya ben götürdüm. Yaylada kar çok yoğundu. Yayladan aşağı indik. Tonya merkeze yaklaştığımızda kar yok… Karın olmayışını gören Fadime Hala, şaşkınlığa uğradı. “Nedir bu? Mart ayı mı geldi?” diye söyledi bana. Fadime Halayı yıllar sonra sevinçle köye getirdik ve köy evine teslim ettik.”

Yaylaların tadını almak için…

Robinson Fadime’nin komşularından Mustafa Baki, Kayacı’yı ziyareti sırasında şunları söyledi: “Elli yıl sonra Fadime Nine yayladan aşağı indi. Biz de arkadaşlarla birlikte ziyarete geldik. Komşulukların yok olduğu bir yerde yaşıyoruz.  Fadime Nineyi bulmak lazım, yaylaların o tadını almak lazım. Alabilmek için de orada yaşamak lazım. Yaşlılarımızı büyüklerimizi ziyaret etmek lazım. Bugün de buraya geldik, Fadime Nineyi ziyaret ettik ve ondan da bir şeyler öğrenmeye çalıştık.”