İstanbul’da kurulan Trabzon Fikir ve Spor Platformu üyeleri Tonya’yı ziyaret etti.

Platform üyeleri vatandaşlarla sohbet ettikten sonra Atatürk Anıtı önünde saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşı’nı okudu.

Platform adına konuşan önceki İstanbul Barosu Başkanı Avukat Muammer Aydın, “Bir süre önce Tonya’da İstiklal Marşımız bir yabancı dille okundu. Bunu protesto ediyoruz.” dedi.

YAPILANI PROTESTO EDİYORUZ

Emekli General Ömer Faruk Küçük, Emekli Amiral Türker Ertürk, İşadamları Cemal Tiryaki, Ali Çömez, Şalpazarı Dernekler Federasyonu yöneticisi Harun Özdemir, İlker Bakioğlu ve Fatih Mehmet Köroğlu’nun katıldığı ziyaret sırasında konuşan Avukat Muammer Aydın, “Her kötü olay Trabzon’a mal ediliyor. Biz bunu kabullenmiyoruz. İstiklal Marşımızın Arapça okunması bizi rahatsız etti. Marşımızın başka bir dilde okunması yasalara aykırıdır. Yapılanı protesto ediyor ve kınıyoruz.” şeklinde konuştu.

EVİMİZİN ANAHTARINI BİR KİŞİYE Mİ TESLİM EDELİM?

Platform üyeleri vatandaşlarla da sohbet etti. Sohbet sırasında konuşan Avukat Aydın, şunları söyledi: “İçimizde her siyasi görüşten arkadaşımız var. Bizim siyasetimiz sadece Cumhuriyet’in değerleri ve ülkemiz insanıdır. Biz sadece bir “hayır” platformu da değiliz. Ama Türkiye’nin 16 Nisan’da önüne dayatılan anayasa değişikliklerinin kabul edilebilir olmadığını da biliyoruz. Evet diyecek insanlara bir sözümüz yok. Evet ve hayır, bu referandumun sonucudur. Bir konuda fikriniz sorulacaksa iki türlü cevap verebilirsiniz. Ya evet dersiniz, ya hayır dersiniz. Bu ikisi birbirleriyle kardeş. Bunları söyleyenler de birbirleriyle kardeş. Evet diyenin vatanını daha çık sevdiğini, hayır diyenin hain olduğunu kimse söyleyemez. Bunu söyleyenler, ülkeyi ikiye bölmek için söylüyorlar. Sayın Tayyip Erdoğan, ‘Ben Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanıyım.’ dedi. Büyük Ortadoğu Projesi nedir? Amerika’nın Ortadoğudaki petrollerin üzerine oturma projesidir. Bunu kendisi gelip yapmıyor. İsrail’in yanında kukla bir Kürdistan devleti yaratarak bunu yapmak istiyor. Eş başkan da buna destek vereceğim demek istiyor. Bu oyunu görmek zorundayız. Tayyip Erdoğan’ı seviyorum diyerek yola çıkamazsınız. Köprü yapmakla, yol yapmakla olmuyor. On beş yıldan beri istihdam yaratacak bir fabrika mı yapıldı? Kahveler tıklım tıklım dolu. On beş yılın sonunda ekonomik durumunuzu, on kat, beş kat, hatta iki kat daha iyiyseniz, sözlerimi geri alıyorum. On beş yılda çok daha ileriye gitmek zorundaydık. On beş yılın sonunda ülke ikiye bölündü. Şu anda da öyle; evetçiler ve hayırcılar… Anayasa değişikliğine evet dersek, yasama, yürütme, yargı tek kişinin eline geçiyor. Varsayalım ki, şimdiki Cumhurbaşkanı iyi. Ya daha sonra başımıza başka biri gelince ne olacak? Evimizin anahtarını teslim edip de biz sokaklarda mı kalalım? Başbakan Binali Bey, şehir şehir şehir geziyor, bana gerek yok diyor. Dünyanın hiçbir yerinde bir başbakan bana gerek yok diye bir çalışma yapamaz. Atanmış birisi olursanız böyle söylersiniz. “Evet”inizi ve “hayır”ınızı kullanırken lütfen gerçekleri görün. Çünkü size son kez soracaklar: “Evet mi, Hayır mı?” diye. Evet geçerse, size daha bir şey sormayacaklar.”

BİR ŞEY YOK OLUNCA KIYMETE BİNER

Daha sonra konuşan Emekli Amiral Türker Ertürk de şunları söyledi:

“16 Nisan’da yanlış bir tercih yaparsanız bu, ülkemiz için demokrasimiz için bir felaket olacak olacak. Çocuklarımıza kötü bir gelecek bırakacağız. Diyorlar ki, “evet” deyin 17 Nisan’da terör bitsin. Kardeşim, on beş yılda ne yaptın da 17 Nisan’da onu yapıp terörü bitireceksin. Bu aklımızla dalga geçmektir. Bir tehlike daha var: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin ilan ettiği İran’a karşı yaptırımlar var. Bu yaptırımlar delindi. Rusya, geçen yıl Birleşmiş Milletlere dört klasör belge sundu. Ruslar, Türkiye’nin IŞİD’in arkasında olduğunu, IŞİD petrolünü Türkiye’nin taşıdığını iddia ediyor. Türkiye, Saddam’ın Irak’ı gibi ötekileştiriliyor. Ortak akılla ülkemizi yönetebilen bir rejim olan parlamenter sistemden asla vazgeçmememiz lazım. 16 Nisan da mutlaka “Hayır” demeliyiz. Bir şey yok olunca kıymete biner. Bugün öyle ya da böyle insan hak ve özgürlüklerinin var olduğu, kısıtlı da olsa bir demokrasimiz var. 16 Nisan’da “evet”e imkan sağlarsanız, rejimimiz değişirse, kazanımlarımızı kaybeder, çok acı çekeriz.

Daha sonra Hükümet Konağı bahçesindeki Atatürk Anıtı önünde vatandaşlarla birlikte saygı duruşunda bulunan platform üyeleri İstiklal Marşı’nı okuduktan sonra Tonya’dan ayrıldı.