Trabzon’un Tonya ilçesine bağlı Çayıriçi Mahallesi’nde çobanlık yapan ve koyunlarına verdiği kız isimleri ile ünlenen 34 yaşındaki Nihat Yakup Bayrak şiveli konuşmasıyla da çevresine pozitif enerji yayıyor.

Kolay bir meslek gibi görülmesine rağmen, insanın yaşamının tamamını etkilemesi, yağmur ve karlı havalarda ya da aşırı sıcakta, açık alanda bulunmayı, gece de hayvanların yanında çadırda uyumayı gerektirmesi bakımından oldukça zor olan çobanlığın kendine göre sırları var.

İyi beslenmesi gereken hayvanların yemini, otlak alanlarını, otlatma şekillerini ve hastalıklarını iyi bilmeleri gereken çobanlar, başkalarına ait sürülere kaçan koyunları ile kuzularını veya kendi sürülerine katılan başkalarına ait küçükbaş hayvanları da tanımaları gerekiyor.

Bölgemizde özellikle küçükbaş hayvancılığın sürmesinde önemli rolleri bulanan çobanların, bu işi yaparken zorluğunun yanında bazı önemli becerileri de olması gerekiyor.

“HER DOĞAN KUZUYA KIZ İSMİ TAKTIM”

İlkokul mezunu olan Nihat Yakup Bayrak, çocukluk yıllarında başladığı baba mesleği olan çobanlıktan kopamıyor. Küçükbaş hayvanları çok sevdiğini ve gününü onlarla birlikte geçirdiğini belirten Bayrak, “Çobanlığa küçük yaşta başladım. Okula gittiğim yıllarda arkadaşlarım ders çalışırken ben vaktimi koyunlarımla geçiriyordum. Her doğan kuzuya bir kız ismi taktım. Hangisini ismi ile çağırsam yanıma o geliyor. Koyunlarımla aramda güçlü bir bağ oluştu.” dedi.

Binlerce koyunun arasında kendi koyunun tanıyıp seçebileceğini de ifade eden Bayrak, “Yaklaşık 50 civarında koyunum var, günlerimi onlarla geçiriyorum. Koyunlarımdan bir tanesi yanlışlıkla başka bir sürüye katılsa, binlerce koyunun arasından kendi koyunumu tanır alırım. Küçükbaş hayvanlarımın hepsini çok seviyorum, ama aralarında Şeyma, Büşra, Yeliz, Duygu ve İrem’i daha çok seviyorum. Onlar benim canımdır.” şeklinde konuştu.