Tonya ilçesine bağlı Yakçukur ve Sayraç Mahallelerini bir birinden ayıran derenin üzerinden bulunan Kudavas Şelalesi vatandaşlar tarafından turizme kazandırılmak isteniyor. 

Tonya ilçe merkezinden 7 kilometre uzaklıkta bulunan ve çok az kişi tarafından bilenen Kudavas Şelalesi, görenleri kendine hayran bırakıyor. Şelaleye gitmek isteyen vatandaşlar yolun 6 kilometresini araçla gittikten sonra, yaklaşık 1 kilometresini de dere yatağı boyunca 10 dakikalık bir yürüyüşün ardından şelaleye ulaşıyor.

Tonya ilçesi sınırları içinde yer alan Kumyatak-Kudavas Şelalesi, eşsiz güzelliği ile görenleri kendine hayran bırakıyor. Son zamanlarda vatandaşların uğrak yeri olan şelale özellikle doğa tutkunlarının ve fotoğrafçıların tercih ettiği bir yer haline geldi.

Kudavas Şelalesi’nin doğasının muhteşem olduğunu ifade eden vatandaşlar, “Tonya’da Canikdere Şelalesi turizme kazandırıldı. Kumyatak bölgesinde bulunan Kudavas Şelelesi’nin de yetkili kurumlar tarafından gün yüzüne çıkartılmasını istiyoruz.” dediler.

Sonbaharda eşsiz görüntüsüyle özellikle fotoğraf tutkunlarının uğrak yeri haline gelen Kudavas Şelalesi'nin tanınmadığından yakınan yöre sakinleri, şelalenin turizm kapsamında değerlendirildiğinde bölgeye ekonomik girdi sağlayacağını belirttiler.

Kumyatak Toplumsal Bilinçlenme ve Gelişme Derneği Başkanı Davut Öztürk yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Biz Tonya’da turizm derken bizi eleştirenler, şimdi turizm demeye başladı. Bundan çok memnuniyet duyuyoruz, ancak şu yapıcı eleştiriyi yapmadan geçmek istemeyiz. Turizm sadece Foleya ile olmaz, turizm bir bütündür ve önemli olan bunu halka tabana yaymaktadır. Kuşkusuz Foleya’nın açılmasından çok memnunuz ancak bizim taş ev pansiyonları projesine yönetenlerin kulak vermesini çok istiyoruz. Turalı medresesini varlığını duyurdukça duyurduk Vekil Salih Cora da koşturdu ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne devroldu. Bundan duyduğumuz memnuniyeti kelimeler ile ifade edemiyorum. İnşallah en kısa sürede restorasyonuna başlanır ve kahverengi tabelası konur.”

“Kudavas aslında yüzyıllardır duruyor, biz hazineyi ortaya koyduk. Ama sorunlarımız var.” Diyen Öztürk şöyle devam etti:  “Sesimiz duyulmuyor, birincisi buraya tabela yok, İskenderli’ye gelenler bize soruyor tarif edemiyoruz, sonra mecburen misafirperverliğimiz ile onları Kudavas’a götürüyoruz, sonra Türkiye’nin çok yerinden buraya insanlar gelmeye başladı.

Bizim burası ve diğer göletlerimiz için derdimiz var. Birincisi tabela, ikincisi oraya dere yapısını ve doğallığını bozmadan bir yol yapılsın istiyoruz. Önceliğimiz klasik ahşap yol değildir. Selin almayacağı dere taşlarından yapılmış bir yoldur. İnanın bu dereye değer katar, suni olmaz, varsın üstü toprak olsun hiç sorun değil. Bu vesile ile söyleyeyim DSİ derelere set çekerek vadileri bozdu, şimdi ne dereye girebiliyoruz ne inebiliyoruz.

Son olarak kalkınma ve gelişme kamu- sivil toplum- toplum işbirliği ile oluyor. Biz bu konuda iş birliği yapmaya her zaman hazırız. Otoritelerin de bu işbirliğine yakın olmalarını istiyoruz. Halk olmadan toplum olmadan bir şey olmaz. Kudavas’a yol yapılacaksa, bir iskelet yapı yapılacaksa varsın böyle vahşi kalsın, inanın daha iyi. Sadece insanların oraya gitmesini kolaylaştıracak bir teknik yol yeterli.” dedi.